Internet Uzerinde Hifi Dunyası Archive

0

Hifi Sitelerine Ne Oluyor?

Son günlerde hatta son altı aydır Türkiye’deki hifi konulu ticari firma siteleri dahil olmak üzere, forum, blog, satış sitesi ve her türden dijital platform için tatsız durumlar var. Neredeyse tüm sitelerde anormal bir düşme söz konusu. Alexa üzerinden takip ettiğimiz tüm veriler bu düşüşü doğruluyor. İstatistikleri bir kenara bırakırsak hifi dünyamızın en hareketli alanları olan alım satım siteleri ve forumlardaki gözle görülür durağanlık bile rakamlarla uğraşmadan durumun vehametini gözler önüne seriyor. Stereo Mecmuası forumları dahil tüm forumlarda konu açma ve mesaj yazma sıklığı azalırken, genel ziyaretçi sayılarında yüzlerce olarak ifade edilebilecek düşmeler gözleniyor. Son arama trend raporlarımızda bir önceki seneye göre temel hifi kavramlarının aranma sıklığı bile anormal düşüşü gösteriyor. Bu durumun ters olduğu iki şehir var; Eskişehir ve Kocaeli. Sadece bu iki kent yaşayan hifi meraklıları internet gezintilerini arttırarak devam ettiriyorlar.

Alexa istatistiklerinde de benzer bir durum söz konusu. Türk hifi siteleri (ticari veya değil) yüzlerce ve binlerce sıra birden düşmüş durumdalar. Tabii ki Stereo Mecmuasında da benzer bir durum sözkonusu. Bir önceki aya göre 150.000 sıra birden düşmüş durumdayız. Ancak bu bize özgü bir durum değil, sektör genelinde durum daha da vahim. Not olarak tüm siteler arasında -genel forum siteleri hariç- liderliğimiz açık ara sürmekte. Tabii normal insanlar olsaydık bununla böbülenir, lideriz, en büyüğüz diye atar tutardık. Ancak görünen durum en azından web siteleri için pek parlak değil. Ne olduğunu iyi anlamalıyız.


Geçtiğimiz yaz ayları boyunca özellikle ev sineması, LCD ve OLED gibi televizyon teknolojileri konusunda yaşanan internet trafiği artışı son bir ayda oldukça azalmış görünüyor. Özellikle Anadolu’nun güney ve doğusundaki sanayileşmiş kentlerde görünen hızlı trafik son bir aydır oldukça durağanlaşmış durumda. Yaz sonu fiyatlarda düşme beklentisi sebebi ile satınalmaya yönelik bir trafik olarak düşündüğümüz artış hem fiyatlardaki beklenen düşmelerin olmaması hemde okul açılışı ile artacağı düşünülen ekonomik hareketliliğin beklentilere cevap vermemesi sonucunda düşme eğilimine bırakmış durumda. Bu sektörde en büyük trafik artışı medya tank olarak isimlendirilen cihazlar ve markaları çevresinde yoğunlaşmış gözükmekte.

Eski trafiğin nereye doğru kaydığını gözlemlemek amacı ile genel müzik trendlerine baktığımızda yine ciddi bir düşüş ile karşı karşıyayız. Yazın son aylarından itibaren genel olarak tüm Türkiye’de bir miktar trafik düşüşü yaşanıyor. Son bir kaç haftada ise düşüşün hızı artmış durumda. Normalde geçen sene okulların açıldığı dönemde bu trendin tam tersini görüyorduk. Bunun sebebi beklenen bir çok albümün çıkışının gecikmesi olarak gösterilse de genel anlamda müzik konusunda da bir düşme söz konusu.

Müzik piyasasında ise caz, klasik ve blues gibi daha az dinleyici kitlesine sahip türlerin genel anlamda düşüş eğiliminden etkilenmedikleri görülüyor. Bu dinleyici kitlesi ne olursa olsun geçen seneki internet trafiğine yakın değerlerde arama yapmış. Pop dinleyicilerinin internet hareketliliği ise yaz sonu olması itibarı ile düşüşe geçmiş durumda. Rock müzik içinde benzer bir durum söz konusu. İnternet trafiğinde en yüksek artışı sağlayan müzik türü ise Rap. Görünen o ki yıl sonuna doğru eğer beklenen albümler çıkarsa rap müziğine ilgi geçen seneki değerler ile eşitlenecek gibi.

Bu durumu önümüzdeki ay boyunca gözlemlemeye devam edeceğiz. Hifi ve ev sineması sistemlerine meraklı insanların müzik ve benzeri konulara yönelmediği analizlerden belli oluyor. Anlayabildiğimiz kadarı ile göreceli olarak daha ucuz ve az harcama gerektiren fotoğrafçılık gibi ikincil hobiler hifinin önüne geçmiş olabilir. Bu sene yaz bitmiş olmasına rağmen fotoğrafçılık ve bu konuyla ilgili alt başlıklarda genel trafik artıyor.

Bu gözlemleri neden yazdım. Stereo Mecmuası’nın başarısındaki sır rakamların dilinde saklı diye hep söylüyorum. Rakamları nasıl okuyacağımız ve ne konulara ağırlık vermemiz gerektiği konusunda ilk kez böylesine belirsiz bir dönem yaşıyoruz iki senelik süreçte. Bu durumu paylaşmamın bir diğer sebebi ise kullanıcıların görüşlerini alabilmek. Hifi platformlarımızı tekrar canlandırmak için neler yapabiliriz galiba hepimizin düşünmesi gerekli.

Related posts:

0

Mikrop Gramofon ilk odyofil alışveriş deneyimi


Mikrop Gramofon, Ahu Ünalp -kendisiyle yaptığımız röportaj için tıklayınız- ve Serhan Bali tarafından 2000′li yılların ortalarında kurulmuş ve mottosu “çağdaş kültür bulaştırır” olan internet alışveriş sitesidir. O dönemden bugüne konusunda tek olarak kalmış, uzun sürede bu şekilde kalacağını düşündüğüm bir sitedir. Ülkemizde müzik konusunda bu denli bir çalışmasının yapılmasının delilik veya her neyse olarak düşünürsek ortaya çıkanın önemi daha iyi anlaşılır. Bu arada konseptin kişiden kişiye göre değişebilecek eksiklikleri veya artıları ile, -yaşamlarımızı Acoustic Sound, Elusive Disc ve diğer siteler sarmadan çok önce- muhtemelen bir çoğumuza Mikrop Gramofon’u duyurmuştur.

Kurulduğu günden bu güne hemen her hafta yeni çıkan albümlerle ilgili düzenli bültenler gönderen Mikrop Gramofon ekibi satışa sundukları hemen her albüme kendi dilimizde uzun veya kısa bir yorum yazarlar. Albümü ister oradan alın veya almayın çok kişi eminim ki bir bakış atıyordur. Atmıyorsanızda bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Mikrop Gramofon‘un en önemli özelliklerinden bir tanesi Türkiye’de Quad markası konusunda yarattığı farkındalık ve meraklılara sunduğu çok sayıda makaledir. Sayfalar boyunca Quad’ın tarihinden, geçmişteki modellerinden, kurucusu Peter Walker’dan bahseder. Ayrıca çok sayıda ilginç resimde meraklıların ilgisine sunulmuştur.

Sitede dikkat çeken bir diğer husus bir çok sitenin sonradan keşfettiği “kim ne dinliyor” bölümüdür. Bu bölümde çeşitli alanlardan müzik meraklıları dinledikleri CD’leri kullanıcılar ile paylaşır ve arzu ederseniz albümü Mikrop Gramofon’dan alabilirsiniz. Ancak bu bölüm ne yazık ki bir süredir güncellenmemektedir.

Bu arada çeşitli dönemlerde kullanıcılarına CD hediye ettikleri anketler ve yarışmalarda düzenlerler ki, tüm zamanların bence en ilgi çekicilerinden bir tanesi Holografik görselde cisim bulma yarışmasıdır. Zaten gözleri düzgün görmeyen bir insan olarak mantık yürüterek bunlar olsa olsa gramofon veya müzik aleti koymuşlardır diyerek olmayan cisimleri bulmam için gözlerimi daha da bozmuşumdur. Yarışma bitip yanıtlar açıklandığında doğru cevabın çaydanlık – demlik olduğunu öğrenince hayat boyu hologramlardan nefret etmişimdir…

Günümüzde Harmonia Mundi, Alia vox, ACT ve yazmakla bitmeyecek bir sürü plak şirketinin ürünlerini özellikle hifi meraklılarının ve aynı zamanda müzikseverlerin edinebilecekleri bir adres olmaya devam etmektedir. Umarım uzun seneler daha bu şekilde devam ederler. Mikrop Gramofon’a ulaşmak için tıklayın.

Devam edecek…

Bu yazı Türk Hifi Dünyasının İnternet Üzerindeki Tarihi yazı dizisinin bir parçasıdır. Dizinin tüm bölümlerinin indeksini görmek için buraya tıklayınız.

Related posts:

0

Bir hayal kırıklığı; Twincats ve Vocalese

Değer Terem Atölyesinde. Resim. Sn. Adnan Arduman'ın kişisel sitesinden alınmıştır.

Sn. Değer Terem ismini mutlaka duymuşsunuzdur. 1970′lerin Türkiyesinde her şeyi bulmak çok zor iken bir kısım meraklılar ampliler, hoparlörler yapmaya başlamışlardır. Benim 1970′leri yaşım itibarı ile hatırladığım söylenemez. Ancak ithalat yapmanın imkansız olduğu, aranılan hiçbir şeyin bulunamadığı garip dönemler(miş) Tabii Kıbrıs Barış Harbi ve arkasından gelen ambargolar herşeyi daha da kötü hale getirmiş. İşte bu dönemlerde ülkemizde hifi üretiminin adımları amatör olarak da olsa atılmış. Zaten bu dönemi ileri de Stereo Mecmuası projesi tamamlandığında yayınlayacağım kitapta ayrıntıları ile anlatacağım.
1939 doğumlu Sn. Değer Terem 1970′lerde D&B Labs firmasını kurmuştu. Günümüzde bile çalışır durumda D&B Labs güç amplilerini ve pre-amplilerini ikinci el piyasasında bulabilmek mümkün. 2000′li yıllarda ise Değer Terem ürünlerini pazarlayacak 2 farklı web sitesi kuruldu. Birinci web sitesi Vocalese markası altında üretilen üretilen hoparlör, ampli ve ürünlerin tanıtımını yapmaktaydı. Bu ürünler bizzat Sn. Değer Terem tarafından üretiliyordu ve fiyatları yanlış hatırlamıyorsam 50.000 Euro seviyesinin üzerine dahi çıkıyordu.

Diğer web sitesi ise Twincats web sitesi idi. Bu marka Değer Terem tarafından tasarlanan ürünlerin kurulan (veya en azından öyle söylenen) atölyede üretimi ile satışa sunulacaktı. Hafızam beni yanıltmıyor ise bir monoblok güç amplifikatörü ve bir pre-ampliden oluşan ilk ürünlerin fiyatları 2.000 Euro seviyesindeydi.

Ülkemizde 2000′li yıllarda hifi ile ilgili üst düzey sayılabilecek ilk markalaşma denemesi buydu. (Daha öncesinden bazı denemeler var) O dönemde Hurriyet gibi gazetelerde konuyla ilgili haberler yayınlandı, benim gibi daha genç insanlarda bir farkındalık oluştu ancak bu projenin yaşamı oldukça kısa sürdü. O dönemde ürünlerin pazarlanması işini yüklenen K4 Elektronik diye bir firmada kurulmuştu. Sonuçta gerçek sebepleri nedendir bilinmez Twincats ve Vocalese projesi ortadan kayboldu. Eğer bu proje başarıya ulaşabilseydi, belki sonradan gelen tasarımlarda ileriye yönelik bir “bak yapılabiliyormuş” düşüncesi olacaktı ve belki çeşitli kapılar açılabilecekti kimbilir?

Bu sene -eğer ulaşabilirsem- Sn. Değer Terem ile bir röportaj yapmaya çalışacağım. Belki o zaman hikayenin gerçeğini kendisinden öğrenebilir ve sizlere aktarabilirim.

Devam edecek…

Bu yazı Türk Hifi Dünyasının İnternet Üzerindeki Tarihi yazı dizisinin bir parçasıdır. Dizinin tüm bölümlerinin indeksini görmek için buraya tıklayınız.


Related posts:

0

Özhan Atalay’ın Kişisel Sitesi

Özhan Atalay'ın Hifi Ziyaretlerinden. Fotoğraf: Özhan Atalay

Sn. Özhan Atalay, İstanbul Hifi Kulübünün eski başkanlarından bir tanesiydi. Sanırım 2000′lerın başlarında kendi kişisel web sitesini açmıştı. O döneme ait hatırladığım şey sitenin beyaz renk olduğu ve yeşil/sarı tonlarında banner’lara sahip olduğu idi. Site biraz önce yazdığım gibi kişisel bir web sitesi yapısındaydı ve hifi hobisinin gelişmesinde önemli bir pay sahibi olmuştu o dönemlerde. Ancak sitenin ismi noname miydi yoksa farklı mıydı hatırlamıyorum.

Her neyse, o dönemde site ticari yapıdan uzaktı ve tamamen paylaşım amacı ile yapılmıştı. Açık söylemek gerekirse benimde sıklıkla ziyaret ettiği ve bir şeyler öğrendiğim bir siteydi.

O dönemde aklımda kalan bir kaç önemli yazı var. Bunlardan en önemlisi Homulus Saphienus Audiophilius idi. Esprili bir dilde yazılmış, hardcore odyofillere mizahlı bir dil ile yaklaşan bir yazıydı. Bunun haricinde Daha İyi Ses Elde Etmek İçin Öneriler diye bir yazı daha hatırlıyorum. Eminim ki bir çok kişi bu yazıdaki önerilerin bir kısmını denemiştir. Ben denemiştim açıkçası. Sitenin asıl ilginç bölümü basit DIY projelerinin anlatıldığı bölümdü. Hava izolasyonlu kablolar, birde Hemoroid yastığından yapılan bir izolasyon platformu ilk aklıma gelenler. Sitede ayrıca o dönemde ilk kez tanıştığım Avantgarde horn hoparlörler için bir upgrade pakedi (veya önerisi) bulunuyordu. Ayrıca Sn. Özhan Atalay’ın sistemi ve ayrıntıları da sitede bulunanlar arasındaydı.

Yanılmıyorsam oldukça ayrıntılı bir Audio Consulting yazısı ve Boenickle Audio -umarım doğru yazmışımdır- yazısı vardı. Yanlış hatırlamıyorsam yurtdışı ziyaretleri hakkında ayrıntılar verilmişti. Bende dahil bir çok kişi Audio Consulting ismini ilk kez o dönemde bu yazı sayesinde duymuştuk.

İlerleyen dönemlerde kişisel site adım adım daha ticari bir yapıya büründü. Çeşitli kablolar, ıvır zıvırlar satılan ve ticari alım satım bölümleri ağır basmaya başladı. Bu siteyi güzel kılan hemen herşey sitenin derinliklerinde kaldı. Zaten arayüz değişmiş ve site çok farklı hale gelmişti. Bu yeni yapıyla ilgili olumsuz düşüncelerimi bir kaç kez kendi web sitelerimde yazmıştım. Anlayacağınız ticaret, hobiye duyulan sevgiye üstün gelmişti. Buna da hepimiz saygı duymalıyız.

Sn. Özhan Atalay’ın kişisel sitesinin ilk hali sanırım artık ulaşılabilir bir yerlerde değil. Yerine açılan noname sitesi belki gereklilik veya gelişimin doğal bir sonucu idi bilemiyorum ancak eski sitesinin kendi elleriyle yok edilmesi bence doğru bir karar değildi. Netice olarak bu sitede her şeyin başlangıcında önemlidir. Sonrasını ise belki başka bir zaman anlatırım. Gerisi oldukça tatsız bir hikaye en azından benim için.

Devam edecek…

Bu yazı Türk Hifi Dünyasının İnternet Üzerindeki Tarihi yazı dizisinin bir parçasıdır. Dizinin tüm bölümlerinin indeksini görmek için buraya tıklayınız.

Related posts:

0

Nuance & Fluence


2000′li yılların başlarında sıklıkla ziyaret edilen bir siteydi Nuance & Fluence. Günümüzde Timpani Elektronik firmasının sahibi olan Sn. Adnan Arduman’ın -kendisiyle yaptığım röportaj için tıklayın- kişisel sitesi olan Nuance & Fluence İngilizce hazırlanmıştı. Bildiğim kadarı ile Timpani Elektronik kurulmadan önce açılan site bir dönem hifi meraklılarının favori sitelerinden birisiydi. Ben dahil!

Bu sitenin adı Sn. Adnan Arduman tarafından tasarlanan Nuance 845 SE güç amplisi ve Fluence 5687 WOT pre-ampliden almıştı. Sitede her iki proje ile ayrıntılar bulunuyordu.

Siteyi asıl cazip kılan şey sistemler galerisi bölümleriydi. Sitenin yapımcısı tarafından ziyaret edilen sistemlerin resimleri ve kısa kısa izlenimler ve en son olarak da soru cevap şeklinde sistem sahibi ile kısa bir röportaj ekleniyordu. Asıl ilginç kısım zaman içerisinde sistem sahibinin evi ziyaret edildikçe ilgili bölümde güncelleme yapılıyordu. Zaman içerisinde yurt dışında ziyaret edilen sistemlerde eklenmişti. O dönemde böylesine ayrıntılı bir site ortalıkta yoktu ve meraklılar için sadece resimlere bakmak bile büyük keyifti. Günümüzde bile ülkemizde herhangi bir sitede bu konsept bu denli başarılı şekilde uygulanamamıştır. Buna kolaylıkla Stereo Mecmuasını bile dahil edebilirim.

Sitede ayrıca Sn. Adnan Arduman’ın StereoTimes.com e-dergisine yazdığı yazıların linkleri de bulunuyordu. Belki de yabancı dergilerde ve elektronik ortamlarda yayınlanmış ve Türk hifi camiasından birisi tarafından yazılmış ilk yazılarda bildiğim kadarı ile bunlardı. Yanlış hatırlamıyorsam StereoTimes.com haricinde Sound Practices dergisinde de Sn. Adnan Arduman’ın bir yazısı yayınlanmıştı. Sitede ayrıca ziyaret edilen Hifi Show’ları ve çok ayrıntılı linkler bölümleri de göze çarpıyordu.

Nuance & Fluence web sitesi sadece ülkemizde değil yurt dışında da o dönemde parmakla gösterilen sitelerden bir tanesiydi. Ve bence ileride ortaya çıkacak bir çok site için esin kaynağı olmuştu. Bunlardan bir tanesi de benim kişisel sitemdi. Hatta Stereo Mecmuasının bazı bölümlerinde bile Nuance & Fluence web sitesinin etkileri olduğunu söylemek doğru olacaktır. Sonuç olarak bence yazı dizimizin adı olan Türk Hifi Dünyasının İnternet Üzerindeki Tarihi açısından temel taşlardan birisidir Nuance & Fluence.

Siteye günümüzde yapılabilecek belki bazı eleştiriler olabilir neden Türkçe bir versiyonu olmadığı gibi. Veya neden güncellenmediği gibi. Neden güncellenmediğini Sn. Adnan Arduman’a bizzat sormuştum. Kendisinin günümüzde bir ticari kimliği olduğunu ve siteyi bu şekilde devam ettirmenin doğru olmayacağını düşündüğünü söylemişti. Kimbilir belki bir gün kendisini emekli ettiğinde Nuance & Fluence sitesi kaldığı yerden devam eder.

Site günümüzde de açık durumda. Ulaşmak için http://www.arduman.com adresine tıklamanız yeterli. Geçmişin izlerini takip edebilmek açısından sitenin hala ayakta olması bence çok önemli. Umarım uzun yıllar aynı şekilde açık kalmaya devam eder.

Devam edecek…

Bu yazı Türk Hifi Dünyasının İnternet Üzerindeki Tarihi yazı dizisinin bir parçasıdır. Dizinin tüm bölümlerinin indeksini görmek için buraya tıklayınız.

Related posts: