Mühim Günler Archive

0

Bosna Hersek 11.541

Bosna Hersek’te yaşanan savaşın daha doğrusu insanı insan olmaktan utandıran rezillikler silsilesinin 20. yıldönümüydü bugün. Bloğumda veya yazı yazdığım web sitelerinde özellikle de Stereo Mecmuası’nda elimden geldiğince büyük alakam olmasına rağmen tarihsel konuları işlememeye özen gösteriyorum. Aslına bakarsanız bana hobiniz nedir diye soranlara genelde tarih okumak derim. Bir çok kişinin zannettiğinin aksine müzik merakım, tarihe olan merakım yanında bir hiçtir. Bu kadar fazla müzik yazısını okuduğunuz bir insanın klavyesinden bu cümleye şaşırmış olabilirsiniz ama gerçek bu! Sanırım bu merak ilkokul döneminden itibaren bende hasıl olmuştu. Dilek olay 20-25 senedir okuyorum, yazıyorum (1) ve tartışıyorum. Neyse…

Bugün Bosna Hersek’te ve Boşnakların yaşadığı hemen her coğrafyalarda yaşanmış acı olaylar yeniden hatırlandı. Savaşta kaybolup gidenler anıldı. Sadece Bosna Hersek’te 11.541 kişi. Srebrenica, Jepa, daha bir çok kent, köy ve kamplar…

Böylesine zamanlarda yazmak çok zordur yakınlarını kaybedenlere sabır diliyorum…

(1) Eminim soranlar olacaktır ancak bu konuda fazla bilgi vermek istemiyorum. Ama bir yerlerde yazılarımı okumuş olma olasılığınız vardır sanırım. Belki… Bilemiyorum…

Related posts:

0

1 Nisan Şaçmalığı

Of yine 1 Nisan geldi. Çevremizdeki bir çok insan yine cıvık cıvık şakalar yapacak ve canımız sıkılacak. Ne yazık ki, çok komik olduğunu zannedip saçma sapan şakalar yapmaya bayılan insanlar var. Aslında şaka severim ve genelde de şaka kaldırırım. Hatta bende yapmayı severim ama her şeyin tadında olanı güzel. Hepimizin zaman zaman dozu kaçırdığımız zamanlar olmuştur. Ancak yıllar geçtikçe bu durumu kaldıramayan bir çok insan oluyor. Yaratıcı şakalara evet ama saçma sapan şakalara hayır.

Geçtiğimiz senelerde 1 Nisan şakası yapmaya meraklı bir arkadaşım ile aramın bozulmasını bu türden bir saçmalığa borçluyum. El sıkışınca bir miktar elektrik veren küçük aletler var, belki denk gelmişsinizdir. 1 Nisan olduğunu unuttuğum bir gün, böyle bir aleti takıp elimi sıkan bir arkadaşıma, boş bulunup sağlam bir sol kroşe çıkartmıştım. Şakanın sonu tabii ki “kaka” oldu. Umarım bir daha böyle bir şey yaşamam.

Bugün 1 Nisan, umarım tüm şakalar Hababam Sınıfı Tatilde filmindeki gibi masum ve can yakmayan türden olur. Bu arada buradan uyarayım; şaka diye elektriği veren yumruğu yer, kızmaca gücenmece yok!

Related posts:

0

Kütüphane Haftası Kutlu Olsun…


BU hafta “Kütüphane Haftası” olarak kutlanıyor. Aslında kütüphaneye gitmeyeli çok uzun zaman oldu. Belki bir ara uğrayıp nostalji yaşamak lazım. Günümüzde internet teknolojisininde gelişmesiyle beraber kütüphanelere ihtiyaç kalıp kalmadığı tartışılsa da ve hatta bir çok kütüphanenin arşivi yavaş yavaş dijital ortama taşınsa da, kitabın kendisine özgü o güzel kokusunu bünyeye doya doya çekebilmek için en uygun yer kütüphaneler. Bu hafta dolayısıyla bende şahsi kütüphanemi düzenleyeyim bari. En son fena karışmıştı :)

Related posts:

0

II. Geleneksel Sevgililer Günü Şarkıları Listesi :)

Stereo Mecmuasında 14 Şubat Sevgililer günü coşkusundan eksik kalmamak için geçtiğimiz sene Top 5 Sevgililer Günü şarkıları listesini bloğuma eklemiştim. Geleneksel II. Sevgililer Günü kutlamaları çerçevesinde yine aynı şarkıları dinleyelim. Belki seneye listede bir değişiklik yaparım :)


What A Wonderful World – Louis Armstrong


More Than Words – Extreme


Baby, I Love Your Way – Peter Frampton


Can’t Help Falling In Love – Elvis Presley


My Funny Valentine – Frank Sinatra

Related posts:

0

Heyo! Nice Mutlu Yıllara…

“sonsuza kadar yatabilen
ölü değildir,
ve tuhaf uzak zamanlarda
ölüm bile ölebilir”

Bugün itibarı ile kırkıma bir adım daha yaklaştım. geleneksel olduğu itibarı ile kendime bir doğumgünü videosu seçtim. Bu bloğu takip edenlerin binbir versiyonuna denk geldikleri Magma’nın “De Futura”sı oldu seçimim. Bu versiyonunun çekim kalitesi biraz kötü olmakla birlikte basçı Bernand Paganotti’nin yine enstrümanının başında olması ve ayrıca kemancı Natalia Ermilov’un da sahnede olması meraklılar için güzel bir sürpriz. Ayrıca iki davul ve perküsyonlar da işi daha da güzelleştiriyor.

Ne diyeyim, iyi ki doğdum yahu :)

Related posts: