Müzik Dünyası Archive

0

Çarşıdan Aldım Bir Tane, Eve Geldim Bin Tane

AK Müzik geçtiğimiz aylarda İdil Biret’in Beethoven külliyatı klasik müzik meraklılarına sunmuştu. Yukarıdaki gördüğünüz kutu içerisinde Beethoven’in otuz iki adet sonatını, beş adet piyano konçertosunu, koral fantezisini ve Liszt tarafından piyanoya uyarlanmış dokuz senfonisini içeriyor. Kutu içerisine bir de DVD eklenmiş. DVD içeriğinde 1980′lerin ortasından kaydın yayınlandığı tarihe kadar perde arkaları ve iki adet konser yer alıyor. Kayıtlar neredeyse 2 ay boyunca sürmüş ve ortaya muhteşem bir set çıkmış.

Yukarıdaki fotoğrafa bakınca “çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane” durumunu görebilirsiniz. İşin güzel tarafı 19 CD ve 1 DVD’den oluşan setin fiyatının oldukça makul olması. CD başına 1TL’den az ödeyerek seti satın alabilirsiniz.

Related posts:

0

Evelyn Glennie Nasıl Dinlenir Gösteriyor

12 yaşından bu yana sağır olan İskoç perküsyoncu Evelyn Glennie’nin yaklaşık 30 dakikalık oldukça etkili bir videosu. Video belki uzun gelebilir ama dinlemenin sadece kulaklarla yapılmadığını ispat ediyor. Videonun orta bölümlerinde müzisyenin Kraliyet Müzik Akademisine sağır olduğu için kabul edilmemesinin ardından yaşadığı mücadele var ki, bu mücadelenin sonunda Akademi’nin bazı kuralları değişmiş. Videonun Türkçe altyazıları da var. Çeviri Deniz İlkbasaran tarafından yapılmış. Kendisine de buradan selam etmiş olalım, emeğine sağlık… Videoyu seyrederken bir sorun yaşarsanız orijinal link ise burada

Related posts:

0

Odin’s Raven Magic

Sizlere geçtiğimiz Müzik Özel Sayılarımızdan bir tanesinde İzlanda müzik dünyasını konu alan bir belgesel olan Screaming Masterpiece“ten bahsetmiştim. Bu belgeselde yukarıda izleyeceğiniz bölüm benim çok ilgimi çekmişti. Odin’s Raven Magic aslında 13. yüzyılda İzlanda’da yazılmış bir şiir. İskandinav mitolojisinin büyük tanrısı Odin’i konu alan şiirde bahsedilen kuzgun zaman zaman Odin’in aldığı bir form. Odin bu halde dünyayı göklerden izleyebiliyor. Neyse… Şiirden hareketle bestelenen eser Hilmar Örn Hilmarsson tarafından yazılmış. Hilmarsson bir yandan müzisyen bir yanda da İzlanda’daki pagan dinlerine inananların lideri. Performans içerisinde yine oldukça bilinen bir isim olan Sigur Ros’ta var. Aslında eserin tamamı CD formatında yayınlanmadı ama Ros’un sitesinden büyük bölümü ücretsiz şekilde edinilebiliyor…

Belki ilginizi çeker…

Related posts:

0

Askerlik Günleri ve Azer Bülbül

Yıl 1999, Edirne’nin adını ömrü hayatımda duymadığım bir kasabasında askerlik yapıyorum. İlk zamanlarda tüm kısa dönem askerlik yapanlar gibi uzun dönemlerin garip bakışları ve haklı önyargılı tavırları (1) arasında yaşamıma devam ederken, akşam içtiması yapıldıktan sonra açılan televizyonda garip ses tonuna sahip bir adam şarkı söylemeye başladığında, ses sonuna kadar açılıyor, Anadolu’nun dört bir yanından gelmiş onlarca genç adam hep bir ağızdan başlıyor söylemeye;

“Yüreğinde hasret ile, Bekledin mi gecelerce, Bir aşk için senelerce, Ağlatıldın mı ey can?” (2)

Zaman içerisinde hemen herkesle samimi olunur, sonuçta kısa veya uzun askerlik hep birlikte geçirilecektir. O dönemlerde cep telefonları, dijital müzik çalarlar yok. Ancak kaset çalarlar ve walkman’ler yaygın. Hemen her koğuşta bu garip adamın kasetleri var. Gün içerisinde, akşamın bir vakti, şarkılarını duymak mümkün. Sonunda merakıma yenik düşüp, bende başlıyorum dinlemeye. Vakit başka türlü nasıl geçecek ki…

Genç yaştaki askerler bu durumdan memnun. Okumuş adamdan çok daha iyi bildikleri bir konu olmasının yanında, sorulara kolaylıkla ve ustaca cevaplayabilmenin verdiği haz ile neredeyse 5-6 ay boyunca başta o garip adam olmak üzere hiç tanımadığım bir müzik konusunda resmen “master” yapmış oldum. Ancak bu müziğin içerisindeki isimlerden bir kaçının yeri farklı. Bunlardan bir tanesi, o garip sesli adam;  Azer Bülbül…

Neredeyse tüm askerlik dönemim boyunca hemen her akşam, en az bir kaç Bülbül şarkısı dinledim. Bir kısmı hafızama yazıldı hatta. 8 ay boyunca her gün kasetleri haşat etme pahasına aynı şarkılar dinlenirken, bu durum gayet doğal…

Sonrasında askerlik bitti. Ama ismi öylesine aklıma kazınmış ki, nerede bir konser afişini görsem, zihnimin karanlık köşelerinden 10 sene öncesinin hatıraları canlanıyor;

“Bir gül gibi sevdiğinden Koparıldın mı ey can? Yapayalnız bir başına Bırakıldın mı ey can?” (2)

Son dört beş yıldır ise İzmir’de zaman zaman kıyıda köşede kalmış onuncu sınıf pavyonlarda, tavernaların afişlerinde görürdüm ismini. (3) Bugün ise eski dostlarımdan bir tanesi mesaj atmış. Azer Bülbül ölmüş diye. Ne yalan söyleyeyim, üzüldüm. Askerlik anılarımda önemli yeri vardı. Allah rahmet eylesin!

(1) Askerlik yapmayanlar için not; uzun dönem askerler aylarca (benim zamanımda 18 ay)  görev yaparken, siz onların askerliğinin ortasında geliyorsunuz ve onlardan önce terhis oluyorsunuz. Eh bu durum son derece sinir bozucudur.. Ben olsam benzer şekilde düşünürdüm…
(2) 8 ay süren askerliğim boyunca hemen her gece bir kaç kere dinlediğim bir şarkıdan; “Yaralandın mı ey can”
(3) Nasıl yani demeyin. Şans işte denk gelmiş, afişler yani…. 

Related posts:

0

Celal Bozsoy ve İskeletler Orkestrası

Ülkemizin müzik tarihinden oldukça ilginç bir fotoğraf. Fotoğraf 1961 yılında dönemin meşhur Taksim Gazinosu’nda çekilmiş. iskelet kostümlü caz orkestrasının kurucusu ve yönetici Celal Bozsoy. Aslında bu kıyafetlere bakınca iskeletten ziyade dönemin Türk sinemasının süper karakteri Klink aklıma geldi. Belki bir atıf vardır bilemiyorum.

Celal Bozsoy’u 1953 yılında kurulan Türkiye’nin belki de ilk caz sextet’inden hatırlayabiliriz. İsmet Sıral ve caz tarihi kitabını bir çok okuyucumuzun okuduğunu düşündüğüm Cüneyt Sermet’in kurduğu toplulukta trompette Zekai Apaydın, pianoda Nejat Cendeli, alto saksofonda Celal Bozsoy, davulda Yalçın ve basta Cüneyt Sermet yer almış. İlerleyen yıllarda Bozsoy, bir çok müzisyene alto saksofon dersleri vermiş.

Fotoğraf kim tarafından çekilmiş ne yazık ki elimde bilgisi yok…

Related posts: