Plak Koleksiyonculuğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Plak Koleksiyonculuğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Plak Koleksiyoncusunun Rehberi: Planlama

Plak Koleksiyonculuğu yazı dizisinde ikinci seriye başlıyorum. İkinci serinin çok daha teknik bir dizi olmasını planlıyordum aslında. Ancak plak toplamaya yeni başlayan bir çok insandan aldığım geri dönüşlerin ışığında yeni serinin daha çok konuya yeni girenleri aydınlatma amacı taşıması gerektiğine karar verdim. İlk seri hatırlayacağınız üzere toplam 7 adet yazıdan oluşuyor. Buradan listeye hızlı şekilde ulaşabilirsiniz.

Yeni dizide neler olacak. Plakların büyülü dünyasına girmek isteyen bir meraklının bir nevi atması gereken adımları tartışmaya çalışacağım. Koleksiyon nasıl oluşturulur, ne tarz aksesuarlara ihtiyacınız olacak, pikap ve iğne seçimi, plak bakımı gibi başlıklar var aklımda. Anlayacağınız bir nevi koleksiyoncunun rehberi. Alacağım geri dönüşlerle yazılarımın yönünü de birlikte belirleyelim. Lafı uzatmadan ilk yazı ile yeni seriye başlayalım. Vatana millete hayırlı olsun :)


Herhangi bir “şeyin” koleksiyonununu yapmak basit bir anlatımla şuursuz şekilde sadece satın almakla olmaz. Hayatın her alanında olduğu gibi koleksiyonunuzu oluştururken belirli bir planlama yapmanız gereklidir. Hedeflerinizi, isteklerinizi en iyi bilen siz olduğunuza göre ne yapacağınızı da belirleyecek olan sizsiniz.

Konu “Plak Koleksiyonu” olduğunda planlama çok daha fazla önem kazanır. Plak günümüzde çok ucuz bir şey değildir. Ucuz olmamasının yanında kolay bulunabilir olmaması, plaklarla ülkemizde haşır neşir olmayı bir çok insan için çok zorlaştırır. Zaten olayın gizemi de burada değil mi? Pahalı olmasından değil az bulunur olmasından bahsediyorum...

Eskinin güzel günlerinde eski plakçıları gezmek bir nevi kaşifçilik oynamak gibi bir şeydi. Geçmişte tozlu rafların arasında kendi halinde duran bazı plakları yok pahasına satın alma hazzına erişmiş bir insan olarak bugünlerde ve gelecekte artık böylesine durumların yaşanacağını pek düşünmüyorum. Özellikle teknolojinin hayatımıza girmesiyle tozlu raflarda kendi halinde sizi bekleyen nadir plak bulmak pek mümkün değil. Satıcılar, başta eBay gibi siteler olmak üzere raflarındaki plakları kontrol edip ondan sonra fiyatlandırıyorlar. Tüm ülkede sayısı son derece az olan plak satıcısında hala keşfedilmeyi bekleyen nadir plaklar vardır belki. Ancak sadece satıcılar değil, alıcılarda teknolojinin nimetlerinden faydalanıyor artık. Ellerinde 3G'nin nimetleri ile rafları kolaçan eden alıcılar belki dikkatinizi çekmiştir. Bunların bir kısmının satılmak üzere alınan plaklar olduğunu tahmin edersiniz. Hemen her koleksiyon metasında olduğu gibi sert piyasa koşulları geçerli plak dünyasında. 2000'li yıllar bunun için çok uygun zamanlar değil diye düşündüğüm olmuştur çoğu zaman.

Ancak geçmişten farklı olarak bugünün plak pazarında yeni bir enstrüman var. Yeniden basılan plaklar. Yazı dizimin ilk serinin ilk yazısında Yeniden Basılan Plağın Koleksiyonu Olur Mu? konusunu işlemiştim. Bugün yeniden basılan plaklarla koleksiyon yapılır mı sorusuna cevap aradığım yazıma olumlu-olumsuz çok sayıda tepki gelmişti. Ancak olaya isterseniz bu kez farklı bir şekilde bakayım. Bugün 18-19 yaşında olan bir meraklı, ben yaşlara geldiğinde (neredeyse 20 seneden bahsediyoruz) büyük ihtimalle bugün koleksiyon metası olarak görmediğimiz bazı baskılar bile bir şekilde değerlenecektir. Maddi açıdan değil manevi açıdan konuşuyorum. Şunu unutmayın insan ruhunda geçmişe özlem olduğu sürece eskiyen her şey değerli hale gelir. Hele Türkiye'den bahsediyorsak durum daha da ilginç hale geliyor.

Şunu unutmayın plak koleksiyonculuğundan bahsediyorsak olay sadece bir plak alıp dinlemek değildir çoğu zaman. Kapağını incelemek, baskısını araştırmak, harf kodlarından, etiketinden plağın kimliğini araştırmak yani kısacası “secere”si ile ilgilenmek plak koleksiyonculuğu konusunda gidebileceğiniz noktalardan bir tanesi. Bununla belki bugün uğraşmak gereksiz gelebilir ancak zaman içerisinde bu konuları deşeceğinize emin olabilirsiniz. Bunu bir görev olarak değil, keyif olarak addedin. Şunu unutmayın koleksiyonlar insanları mutlu etmek oluşturulur, içinizdeki canavarı çıkartmak için değil.


Plak kataloglarında ders çalışmanın en önemli getirisi; bir sürü yeni şey öğrenmektir.

Planlama safhası, bir koleksiyonun oluşturulması aşamasında ilk önemli adım. İlk önce almak istediğiniz plaklardan güzelce listelemeye başlayın. Sizin için olmaz ise olmazları belirleyin. Şunu unutmayın bir plağı alırken geleceği de düşünün. Bugün çok azımız ilk gençliğimizde dinlediğimiz müziği dinlemeye devam ediyoruz. Planlamanızı gelecek ışığında yapmak her zaman mümkün değildir. Ancak günümüzün gelir geçer bir rock topluluğu yerine bir klasik rock albümüne para yatırmak daha akılcı bir seçim olur. Tabii ki bütçeniz geniş ise herşeyi satın alabilirsiniz. Benim hayatım boyunca böyle bir imkanım olmadı umarım sizin olur!

Listenizi oluşmaya başladığında ne kadar uzun olduğuna kendiniz bile inanamayacaksınız :) Bu listenin olmaz ise olmazları bütçenizden en fazla payı alacaktır. Tabii ki bir plakçıda denk geldiğiniz zaman heyecanlandığınız ama listenizde olmayan albümler olacaktır. Hangimiz mükemmeliz. Ancak her satın almadan önce bütçenizi gözden geçirin. Çok gerekli bir plağı almak için gereken bütçeyi bir hafta önce gelir geçer albümlere yatırdıysanız ve o an paranız yoksa, saçınızı başınızı yolarsınız. İşte bu yüzden ne alacağınızı bilmek çok önemlidir.

Şunu asla unutmayın, pratikte her albüm alınabilir ama karşılığında ödediğiniz bedel önemlidir. Bu yüzden liste yapmak, bu listeyi çalışmak çok mühimdir. Artık sayısı çok azalmış mağazalarda ve dünyanın dört bir tarafındaki sanal mağazalarda araştırmalar yapın. eBay gibi siteler listenizdeki nadir plakları bulabileceğiniz yerlerdir. Bıkmadan usanmadan inceleyin, araştırın.

Bu işin anahtar kelimesi nedir biliyor musunuz; SABIR!  Bir sonraki yazımda ilk başlayanlar için pikaplar mevzuunu ele alacağım.


Plak Koleksiyonculuğu: İlk Serinin Sonu



Plak Koleksiyonculuğu yazı dizisine başlayalı ne kadar zaman oldu hatırlamıyorum. Ancak bu diziyi oluşturan yazılar bloğumda tüm zamanların en çok okunan yazıları arasında. En çok okunan derken bazı yazılar binlerce kez tıklanmış durumda. Şaşırtıcı! Ayrıca çok sayıda geri dönüşte aldım. Sosyal medya açısından ise yazılara orada burada pek değinen veya linkleyen olmadı. Stereo Mecmuası'nda her zaman yaşanığı gibi eminim ki bir süre sonra yazılara verilen linklerde artar. Ne olursa olsun dönüp baktığımda ilk seri yazılarda fena iş çıkartmadığımı söylemem lazım. Serinin ilk bölümü şu yazılardan oluşuyor;

Yazı 1: Yeniden Basılan Plağın Koleksiyonu Olur Mu?
Yazı 2: 45′lik Koleksiyonculuğunun Kökenleri.
Yazı 3: Plak Koleksiyonculuğu: Türkiye’de Plaklar
Yazı 4: Pikaplar Mevzuu
Yazı 5: Plak Standartları
Yazı 6: RIAA Öncesi Plak Özellikleri
Yazı 7: Pre-amp Mevzuu

Böylelikle serinin ilk bölümünü sonlandırıyorum. Bir sonraki yazıdan itibaren serinin ikinci bölümüne başlayacağım. Yeni seri daha çok yeni başlayanlar için rehber niteliğinde olacak.


Plak Koleksiyonculuğu: Pre-amp Mevzuu



Plak Koleksiyonculuğu yazı dizime devam ediyorum. Serinin son yazısı Plak Koleksiyonculuğu: Plak Standartları‘nda belirttiğim üzere bu yazının konusu pikap katları veya pikap pre-amplifikatörleri. Bu yazımda hifi pazarından ziyade geniş plak koleksiyonları olan ve farklı yıllarda üretilmiş plaklardan oluşan bir arşivi olan meraklıların yaklaşımlarından bahsedeceğim. Plak Koleksiyonculuğu: RIAA Öncesi Plak Özellikleri yazımda farklı yıllarda üretilmiş plaklar konusunda geniş bir listeleme yapmış ve ayrıntılı (aynı zamanda herkes için çok gerekli olmayan) bilgilere yer vermiştim. Bu yazıyla yazı dizimin ilk bölümünün sonuna gelmiş oluyorum. Bundan sonraki bir kaç hafta boyunca boyunca Plak Koleksiyonculuğuna ilk adımlarını atan meraklılar için rehber niteliğinde yazılara yer vermeyi planlıyorum.

Şimdi isterseniz konumuza gelelim.

Yazının ilk paragrafında belirttiğim gibi plakların ortaya çıktığı dönemden bugüne o kadar farklı özelliklere sahip plaklar üretilmiştir ki, ciddi anlamda plak koleksiyonu yapan bir meraklı için bizim hi-fi pazarından tanıdığımız ürünlerden ziyade daha farklı özelliklerle donatılmış ürünler daha uygundur. Örneğin koleksiyonculara yönelik pikaplar konusunda oldukça kapsamlı bilgileri sizlerle paylaşmıştım. Tabii ki hi-fi pazarında bu ihtiyaçlara yönelik ürünler bulabilmek mümkündür ancak fiyatları son derece düşündürücüdür. Tanıştığım, yazıştığım ve sohbet etme fırsatı bulduğum bir çok plak koleksiyoncusu için öncelikler biraz farklı. Uyumluluk sihirli bir kelime gibi sanki.


Rek-O-Kut Re-Equalizer, çok özellikli bir pikap katı; 350 Dolar. Esoteric Sounds'taki dostlarımızdan ilginç bir yaklaşım

Tabii ki imkanı olan plak koleksiyoncularında üst uç sınıf hi-fi sistemlere sahip olduklarını da görüyoruz. Neyse. 1950'liler öncesinde Amerika için, 1960'lar öncesi Avrupa için ve 1975 öncesi dünyanın kalanı için ortak bir plak standardından bahsedemiyoruz. Durum böyle olunca standartlara uymayan plakları keyifle dinleyebilmek için kilit bileşen pikap katları.

Bu amaca uygun plak katlarının olmazsa olmazı yüksek frekanslara yükseltme (aslında patlama demek lazım) yapabilme ve alt frekanslarda kapsamlı bir oynama yapabilme imkanı sunmaları. Bu sayede belirli bir yıl üretilmiş bir plağı bugünün standartlarında dinlemek mümkün oluyor. Anlayacağınız olaya eskiden kullandığımız ekolayzırlara benzeyen bir mantıkla yaklaşmak lazım. Sadece bu kadar değil. Dikey modülasyon kullanılarak üretilen plakları dinlemek için (Pathé/Edison) standardın son derece dışında ayar seçeneklerine ihtiyacımız var. Bunlar tabii ki yeterli değil, Stereo ve Mono ayarlarının yanında özellikle Mono için farklı seçeneklerde olmaz ise olmaz. Mono sağ ve sol kanal, Mono sadece sol kanal, Mono sadece sağ kanal ilk aklıma gelenler.

Tüm bunların dışında pikap katınız ile iğnenizin uyumu çok mühim. Bildiğiniz gibi MM standardında bir pikap kafası kullandığımızda pikap katımızı MM moduna alırız. Ancak MC yani Moving Coil'ler işin içerisine girdiğinde çok daha farklı ayarlar yapmamız gerekir. Basit bir pikap katında MC moduna geçtiğinizde standart bir ayarlama yapılır. Ancak özel bir MC kafa kullanıyorsanız, gain, yükleme empedansı ve omaj olmak üzere farklı bir çok ayar seçeneği ile uğraşmanız gerekir.


Vadlyd MD12. Neredeyse aklınıza gelecek tüm ihtiyaçlarınızı karşılayabilecek bir ürün. Fiyat: 1.000 Doların üzerinde

Tüm bunların sonunda tahmin edebileceğiniz gibi ortaya çıkan pikap katının üzerinde bol bol düğme olması gerekli. Bir taraftan kafa/iğne için gereken ayarları yaparken, bir taraftan ses frekansı üzerinde ayarlar yapmamız ayrıca diğer bazı özelliklere göre ek seçeneklere ihtiyacımız olacak. İşler karışıyor değil mi?

Ancak şunu unutmayın, muhtemelen ülkemizdeki bir plak meraklısı bu tarz farklı üretilmiş plakları belki de hiç göremeyecektir. Bu yüzden tüm bu yazdığım çizdiğim konuların üzerinde çok fazla kafa yormayın. Eğer bir gün bu denli geniş bir koleksiyonunuz olursa bu tür yazılara geri dönersiniz :)


EMT JPA-66. Eğer yeterince paranız varsa pikap katlarının kutsal kasesi. Hayalimiz :)

Bu tarz ürünlerin neredeyse hepsinin ortak özelliği son derece çirkin olmaları :)  Üzerinde o kadar fazla düğme olan bir cihazı tasarlamak son derece zordur. Zaten koleksiyoncuların dünyasında cihazların güzel gözükmesi gibi bir beklenti yok. Ancak yazımın sonunda pikap katlarının kutsal kasesinden bahsetmek istiyorum.

İlk örneği 1940 yılında üretilen JPA-66, pikaplarına, iğnelerine ve neredeyse ürettikleri tüm ürünlere hayran olduğum ve kesinlikle hayır diyemeyeceğim Alman EMT firmasının bir ürünü. Aslında yayıncılık için kullanılan EMT ürünleri haliyle 1950'ler öncesindeki plak standardı karmaşasının içerisinde tasarlanmaya başlamıştır. EMT koleksiyoncularla aynı sorunları yaşayan başta radyo olmak üzere yayın endüstrisine müthiş ürünler armağan etmiştir. Günümüzde EMT efsanevi pikap katı JPA-66'nın yeni versiyonlarını üretmeye devam ediyor. Neredeyse her standardı destekleyecek ayar seçeneklerini üzerinde barındıran ürüne 4 adet (evet yanlış okumadınız tam dört adet) pikap kolu bağlanabiliyor ve her biri için ayrı ayar yapılabiliyor. Tüm bunları okuyunca acaba alınabilecek bir şey mi diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Evet alınabilir bir ürün ama 10.000 Doların oldukça üzerinde bir tutar cüzdanınızda var ise :)


Plak Koleksiyonculuğu: RIAA Öncesi Plak Özellikleri



Plak koleksiyonculuğu yazı dizisine devam ediyorum. Bu yazım aslında tam anlamı ile bir yazı değil daha çok özel bir listeleme olacak. Bir önceki yazım Plak Standartları konusunda sizlere 1950'ler öncesindeki plak üretimindeki standartlar karmaşasından uzun uzun bahsetmiştim. Aşağıdaki listede RIAA standartları kabul edilmeden önce, Avrupa ve Amerika'da önde gelen plak şirketlerinin ürettikleri plakların standartları listeliyorum. Her üreticinin yanında farklı dönemlerde ürettikleri plakların nasıl ayrılacağına dair küçük bir not, ürettikleri plak hızları, bas kesim değeri ve tiz güçlendirme seviyesini ayrıntılı olarak bulacaksınız.

Açık konuşmak gerekirse bu listeden hiçbir şey anlamamanız gayet doğaldır. Muhtemelen ülkemizdeki bir plak meraklısı bu tarz farklı üretilmiş plaklardan yaşamı boyunca pek azına sahip olabilir. Sahip olmak bir şekilde şans meselesidir. Bu bahsi geçen plakları optimal koşullarda dinleyebilmek için pre-ampliniz üzerinde yapmanı gereken ayarları aşağıda bulabilirsiniz.  Pikap pre-amplinize baktığınızda bu ayarların hiç birisini görememe olasılığınız çok yüksek çünkü bu ayarlar sadece çok özel ve konuya odaklanmış üreticiler tarafından üretilen ürünlerde mevcuttur. Anlayacağınız aşağıdaki liste son derece gereksizdir. Ancak bir yönüyle de bir ülkede plak koleksiyonculuğundan bahsediyorsak -sahip olalım veya olmayalım-  bu özel dönemlerde üretilmiş plakların özelliklerinden bahsetmeliyiz. En azından alt yapı olarak kendi dilimizde böyle kaynakların olması gerektiğini düşünüyorum. Böyle bir konuyla kimse ilgilenmeyeceğinden oturup bu listeyi bulup, geliştirip Türkçeleştirdim. Kullanılır veya kullanılmaz ancak ben kendi üzerime düşen ve bir şekilde görev addettiğim bir konu hakkında bu şekilde bir yayın yaptığım için çok ama çok mutluyum.

Şimdi açıklamalar... Plak Standartları yazımda üst frekanslar ve alt frekanslarda yaşanan karmaşadan bahsetmiştim. Aşağıdaki listede alt frekans (bas) ayarı (dB) değerinin karşısında "FLAT" yazısını gördüğünüzde,  bu değer genelde 78 devirlik plakların okunmasında kullanılan frekans eğrisinin düzeyini işaret eder. Genelde 300db tavsiye edilir. "RIAA" ise 1935 sonrası özellikle Amerika'da üretilen 78 devirlik plaklar için önerilen alt frekans eğrisini işaret eder ki, tahmin edebileceğiniz gibi bugün kullandığımıza yakın bir ekolazyır eğrisi ile kaydedilmişlerdir. Üst frekans yükseltmesi ile alakalı olarak yine Plak Standartları yazımda dB ve Khz oranından bahsetmiştim. Aşağıdaki listede "FLAT" ibaresini gördüğünüzde genelde 1938 öncesi elektrikli gramofonlarla kullanılmaya yönelik üretilmiş plaklar için öngörülen yükseltim son derece düşüktür. "NAB" ibaresi ise genelde -16dB değerine işaret eder ve erken dönem Colombia standartını benimsemiş plak firmaları tarafından kullanılır. Tiz Ayarında RIAA ibaresini gördüğünüzde -13,7db'lik bir değerden bahsediyor olacağız.



Son olarak bazı üreticilerin yanında xxx koduna kadar gibi bir ibare göreceksiniz. Çok kısaca bunun ne olduğunu da açıklayayım. Plakların genelde A yüzlerinde merkeze yakın bir yerde bazen makine bazen de el ile işaretlenmiş bir kodlama vardır. Bir örneğini yukarıda görüyorsunuz. Bu kodlama aslında plağın bir nevi kimliğidir ve içerisinde bir çok bilgi barındırır. Belki ilerleyen dönemlerde bu konuya da el atarız. Şimdi isterseniz liste dökümünü yapalım.

Umarım faydalanan birileri olur :)

-Üretici: AFRS Transcriptions Üretim veya format: 1944 Öncesi Hız: 33 Bas Ayarı (dB) RIAA Tiz Ayarı (dB): FLAT
-Üretici: AFRS Transcriptions Üretim veya format: 12” Transcription Öncesi Hız: 33 Bas Ayarı (dB) RIAA veya 1000 Tiz Ayarı (dB): FLAT
-Üretici: Allegro Hız: 33 Bas Ayarı (dB) Lp Tiz Ayarı (dB):NAB
-Üretici: Allied Hız: 33 Bas Ayarı (dB) RIAA Tiz Ayarı (dB): NAB
-Üretici: American Recording Society Hız: 33 Bas Ayarı (dB) RIAA Tiz Ayarı (dB): -12
-Üretici: Angel (Belirli kodlarda üretilmiş plaklar) Hız: 33 Bas Ayarı (dB) RIAA Tiz Ayarı (dB):FLAT
-Üretici: Arizona (up till 1955) Hız: 33 Bas Ayarı (dB) 400 Tiz Ayarı (dB):-12
-Üretici: Artist Hız: 78 Bas Ayarı (dB) RIAA Tiz Ayarı (dB):NAB
-Üretici: Atlantic Hız: 33 Bas Ayarı (dB) RIAA Tiz Ayarı (dB):NAB
-Üretici: Audiophile Hız: 33 Bas Ayarı (dB) RIAA Tiz Ayarı (dB):-12
-Üretici: Audiophile Hız: 78 Bas Ayarı (dB) 400 Tiz Ayarı (dB): FLAT
-Üretici: Autograph (Marsh electrical) Hız: 78 Bas Ayarı (dB) 1000 Tiz Ayarı (dB): FLAT
-Üretici: Audio Fidelity (901-903) Hız: 33 Bas Ayarı (dB) RIAA Tiz Ayarı (dB):NAB
-Üretici: Bach Guild (501-529) Hız: 33 Bas Ayarı (dB) Lp Tiz Ayarı (dB):NAB
-Üretici: Balkan Hız: 78 Bas Ayarı (dB) 500 Tiz Ayarı (dB):-5
-Üretici: Banner (up to 10002) Hız: 33 Bas Ayarı (dB) Lp Tiz Ayarı (dB):NAB
-Üretici: Bartok Hız: 33 Bas Ayarı (dB) Lp dB cinsinden) Tiz Ayarı (dB):NAB
-Üretici: Bartok (301-307, 309, 906-920 serileri) Hız: 33 Bas Ayarı (dB) Lp dB cinsinden) 629 Tiz Ayarı (dB):NAB
-Üretici:Berliner* Hız:71.29 Bas Ayarı (dB) 300 Tiz Ayarı (dB):FLAT
-Üretici:BBC Transcriptions (1930-1949)(<50000) Hız: All Bas Ayarı (dB)300 Tiz Ayarı (dB):FLAT Üretici:BBC -Üretici:Transcriptions (1949-1953)(>70000) Hız: All Bas Ayarı (dB)300 Tiz Ayarı (dB):BBC
-Üretici:BBC Transcriptions (“P” matrix) (1954-1956) Hız:33 400 Tiz Ayarı (dB):-10
-Üretici:BBC Transcriptions (“R”matrix)(<1961)(<105403)LP-cut Hız:33 1000 Tiz Ayarı (dB):FLAT
-Üretici:Blue Note Hız:33 400 Tiz Ayarı (dB):-12
-Üretici:Boston (up to B202) Hız:33 Bas Ayarı (dB)Lp Tiz Ayarı (dB):NAB
-Üretici:Brunswick (1925) Hız:78 Bas Ayarı (dB)300 Tiz Ayarı (dB):FLAT
-Üretici:Brunswick (1946-1954) Hız:78 629 Tiz Ayarı (dB):-12
-Üretici:Brunswick ((MG4400serisine kadar) Hız:33 Bas Ayarı (dB)800 Tiz Ayarı (dB):-8
-Üretici:Caedmon Hız:33 Bas Ayarı (dB)629 Tiz Ayarı (dB):-12
-Üretici:Caedmon (1001-1022 kodları arası) Hız:33 Bas Ayarı (dB)629 Tiz Ayarı (dB):NAB
-Üretici:Canyon (to C6160) Hız:33 Bas Ayarı (dB)400 Tiz Ayarı (dB):-12
-Üretici:Capitol (1954 öncesi) Hız:78 Bas Ayarı (dB)800 Tiz Ayarı (dB):-10
-Üretici:Capitol <1954 Hız:45 Bas Ayarı (dB)800 Tiz Ayarı (dB):-12 Üretici:Capitol FDS) (up to P8155) Hız:33 Bas Ayarı (dB)400 Tiz Ayarı (dB):-12 Üretici:Capitol (1953,FDS>8156) Hız:All Bas Ayarı (dB)RIAA Tiz Ayarı (dB):RIAA
-Üretici:Capitol-Telefunken Hız:78 Bas Ayarı (dB)RIAA Tiz Ayarı (dB):FLAT
-Üretici:Capitol-Cetra (up to A-50155)(9/53)# Hız:33 Bas Ayarı (dB)400 Tiz Ayarı (dB):-12
-Üretici:Cetra-Soria Hız:33 Bas Ayarı (dB)Lp Tiz Ayarı (dB):NAB
-Üretici:Colosseum Hız:33 Bas Ayarı (dB)400 Tiz Ayarı (dB):-12
-Üretici:Some Long Operas 33 Bas Ayarı (dB)1000 Tiz Ayarı (dB):-5
-Üretici:Columbia-1925 Hız:78 Bas Ayarı (dB)300 Tiz Ayarı (dB):FLAT
-Üretici:Columbia-1938 Hız:78 Bas Ayarı (dB)300 Tiz Ayarı (dB):-5
-Üretici:Columbia-1948 Hız:78 Bas Ayarı (dB)300 Tiz Ayarı (dB):NAB
-Üretici:Columbia-1948* Hız:45 Bas Ayarı (dB)RIAA Tiz Ayarı (dB):NAB
-Üretici:Columbia-1948 (up to ML4895, XLP3200)# Hız:33 Bas Ayarı (dB)Lp Tiz Ayarı (dB):NAB
-Üretici:Columbia-1954 (after XLP3200 matrix)# Hız:All Bas Ayarı (dB)RIAA Tiz Ayarı (dB):RIAA
-Üretici:Columbia with “HIFI+” sticker ** Hız:All Bas Ayarı (dB)RIAA Tiz Ayarı (dB):RIAA
-Üretici:Columbia(English) (1925-53) Hız:78 Bas Ayarı (dB)300 Tiz Ayarı (dB):FLAT
-Üretici:Columbia(English) 1949-1953 (XA561-XAX817-1N,2N only) Hız:33 Bas Ayarı (dB)RIAA Tiz Ayarı (dB):FLAT
-Üretici:Contemporary Hız:33 Bas Ayarı (dB)400 Tiz Ayarı (dB):-12
-Üretici:Concert Hall Hız:78 Bas Ayarı (dB)RIAA Tiz Ayarı (dB):-5
-Üretici:Concert Hall 7(XTV harfleri ile başlayanlar 20383 kodları dahil)Hız:33 Bas Ayarı (dB)Lp Tiz Ayarı (dB):NAB
-Üretici:Concert Hall 7(E0 harfleri ile başlayanlar) Hız:33 Bas Ayarı (dB)800 Tiz Ayarı (dB):-8
-Üretici:Concert Hall 7(E1KP/E2KP kodlarını içerenler) Hız:33 Bas Ayarı (dB)RIAA Tiz Ayarı (dB):-12
-Üretici:Concert Hall 7(CH harfleri ile başlayanlar) Hız:33 Bas Ayarı (dB)RIAA Tiz Ayarı (dB):-10
-Üretici:Concert Hall 7(E2RP>4095/E2KP>9607 serisi kodlar) 33 Bas Ayarı (dB)RIAA Tiz Ayarı (dB):RIAA
-Üretici:Contemporary (3501, 2501/2/5/7, 2001/2 kodları) 33 Bas Ayarı (dB)400 Tiz Ayarı (dB):-12
-Üretici: Contemporary (2504 kodları ) Hız:33 Bas Ayarı (dB)RIAA Tiz Ayarı (dB):NAB
-Üretici:Contemporary (AP121 kodundan sonrakiler) Hız:33 Bas Ayarı (dB)RIAA Tiz Ayarı (dB):RIAA
-Üretici:Cook Hız:33 RIAA Tiz Ayarı (dB):-12
-Üretici:Cook (binaural kayıtlar) Hız:33 Bas Ayarı (dB)RIAA Tiz Ayarı (dB):FLAT
-Üretici:Coral (1946-1954) Hız:78 Bas Ayarı (dB)629 Tiz Ayarı (dB):-12
-Üretici:Coral (MG4400 koduna kadar Hız:33 Bas Ayarı (dB)800 Tiz Ayarı (dB):-8
-Üretici:Cylinder records Hız: All Bas Ayarı (dB)FLAT Tiz Ayarı (dB):FLAT
-Üretici:Decca (Amerika)(1946 öncesi) Hız:78 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici: Decca (1946-1954) Hız:78 Bas Ayarı (dB):629 Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici: Decca (MG4400E kadar)(w/raised matrix)Hız:Bas Ayarı (dB):800 Tiz Ayarı(dB):-8
-Üretici:Decca-English Hız 78 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:FFRR(1944)(DR8485-2 öncesi) Hız:78 300 Tiz Ayarı(dB):-5
-Üretici:FFRR (6/5O sonrası) Hız:33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:FFRR(ARL1186-1B sonrası) Hız:33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):-10
-Üretici:FFRR(ARL2530-2A sonrası) Hız:33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):RIAA
-Üretici:DGG (Deutsche Grammophone) Hız:33 Bas Ayarı (dB):Lp Tiz Ayarı(dB):-10
-Üretici:DGG (Deutsche Grammophone) Hız:78 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):-5
-Üretici:DGG (Deutsche Grammophone) Hız:33 Bas Ayarı (dB):Lp Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Dial Hız:45/78 Bas Ayarı (dB):Lp Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Edison Hız:80 Bas Ayarı (dB):FLAT Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:Electra (2-15, 18-20, 24-26 serileri) Hız:33 Bas Ayarı (dB):629 Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Electra (17, 22serileri ) Hız:33 Bas Ayarı (dB):400 Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici:Electra (16, 21, 23, 24 serileri) Hız:33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):RIAA
-Üretici:Electrical 78 devirler (genel) (1925-1938) Hız:78 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:Electrical 1932-1938 Hız:78 Bas Ayarı (dB):300/RIAA Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:Electrical 1938-1946 Hız:78 Bas Ayarı (dB):300/RIAA Tiz Ayarı(dB):FLAT, -5
-Üretici:Electrical 1947-1954 Hız:78 Bas Ayarı (dB):300/RIAA Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Electrola Hız:78 Bas Ayarı (dB):800 Tiz Ayarı(dB):-10
-Üretici:EMI (1931-53 arası) Hız:78 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:EMI (1949-53(2XEA213-392/XAX561-817 serisi) Hız:33/45 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:EMI Hız:7/17/53 33/78 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):RIAA
-Üretici:EMI (EMS serisi) Hız:33 Bas Ayarı (dB):400 Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici:Epic Hız:33 Bas Ayarı (dB):Lp Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Esoteric (ES500, 517, EST5, 6) Hız:33 Bas Ayarı (dB):400 Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici:Esoteric (E2KP to 9607) Hız: muhtelif Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici:Festival Hız:33 Bas Ayarı (dB):Lp Tiz Ayarı(dB): NAB
-Üretici:Folkways Hız:33 Bas Ayarı (dB):Lp Tiz Ayarı(dB): NAB
-Üretici:Fraternity Records (F-1013'e kadar) Hız:33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:Good Time Jazz (3, 9-19 kodlular) Hız:33 Bas Ayarı (dB):400 Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici:Good Time Jazz (1, 5-8 kodlular) Hız:33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):-16
-Üretici:Gramophone Company Hız:78 Bas Ayarı (dB):300Tiz Ayarı(dB): FLAT
-Üretici:Handel Society Hız:33 Bas Ayarı (dB):Lp Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Haydn Society (XTV20383 sonrası, HS3062, HS80 kodlular) Hız:33 Bas Ayarı (dB):Lp Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Hit Of The Week Hız:78 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):-5
-Üretici:Home recordings Hız:33/78 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):-5
-Üretici:HMV(İngiltere) 1925-1953 Hız:78 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:HMV(İngiltere) 1949-1953 (2XEA213-392 kodları) Hız:33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:HMV(Ameriks-1951) Hız:33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici:Improved Record (Eldridge R. Johnson) Hız:71.29 Bas Ayarı (dB):FLAT Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:Kapp (100-103,1000,1001) Hız:33 Bas Ayarı (dB):800 Tiz Ayarı(dB): NAB
-Üretici:Kendall Hız:33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Keynote Hız:78 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:King Hız:78 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Linguaphone 78 300 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:L'Oiseau-Lyre (OL50018 koduna kadar) Hız:33 Bas Ayarı (dB):Lp Tiz Ayarı(dB):-10
-Üretici:London (1944 öncesi) Hız:78 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:London FFRR (1944)(DR8485-2 kodu sonrası) Hız:78 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):-5
-Üretici:London FFRR (6/1950 sonrası) Hız:33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:London (ARL1186-1B kodu sonrası) Hız:33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):-10
-Üretici:London (ARL2530-2A kodu sonrası) Hız:33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):RIAA
-Üretici:Lyricord (1953 öncesi)(E0-E3 kodlarına sahip olanlar) Hız:33 Bas Ayarı (dB):400 Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici:Lyricord(XTV kodlular) Hız:33 Bas Ayarı (dB):Lp Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Lyricord (kapağında 629 ibaresi bulunanlar) Hız:33 Bas Ayarı (dB):629 Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Majestic Hız:78 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB): NAB
-Üretici:Marsh Laboratories Hız:78 Bas Ayarı (dB):1000 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:Mercury (MG10000 series-approx fit) Hız:33 Bas Ayarı (dB):500 Tiz Ayarı(dB):-10
-Üretici:Mercury (10/54'ten itibaren, MG50026 kodu sonrası, 7000) Hız: tamamı Bas Ayarı (dB):400 Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici:Mercury MGM (E3071 kodu sonrası) Hız: Hepsi Bas Ayarı (dB):RIAA -12
-Üretici:Montilla Hız:33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici:Musicraft Hız:78 Bas Ayarı (dB):800 Tiz Ayarı(dB):RIAA
-Üretici:Musicraft NAB/NARTB transcriptions (kapakta belirtilir) Hız:33/78 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Musicraft vertical transcriptions (kapakta belirtilir)Hız: 33/78 Bas Ayarı (dB):400 Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:New Records Hız:33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici:Nocturne (LP 1-3, 5, XP 1-10) Hız:33 Bas Ayarı (dB):400 Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici:Oceanic (XTV20383 koduna kadar) Hız:33 Bas Ayarı (dB):Lp Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Odeon Hız:33 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):-10
-Üretici:Odeon(1953 öncesi)Hız: 78 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB): FLAT
-Üretici:Okeh Hız:78 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB): FLAT
-Üretici:Orthoacoustic üretimler (genel)Hız: 33/78 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Overtone (XTV20383 koduna kadar) Hız:33 Bas Ayarı (dB):Lp Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Oxford Hız:33 Bas Ayarı (dB):Lp Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Pacific Jazz (1-13) Hız:33 Bas Ayarı (dB):400 Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici:Parlophone 1925-1953 Hız:78 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:Parlophone 1949-1953 Hız:33 Bas Ayarı (dB):500 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:Period (576 koduna kadar) Hız:33 Bas Ayarı (dB):RIAATiz Ayarı(dB): NAB
-Üretici:Philharmonia Hız:33 Bas Ayarı (dB):400 Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici:Polydor Hız:33 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):-10
-Üretici:Polydor Hız:78 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):-10
-Üretici:Polymusic Hız:33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:binaural-inside band 33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:Rachmaninoff Society Hız:33 Lp Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Erken dönem Shellac (Taş Plak) Hız:71.29 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:İlerleyen Dönem Shellac (Taş Plak) Hız:76.59-78 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:Shellac (Taş Plak) 1925 Hız:78 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:Shellac (Taş Plak) 1931 Hız:33 Bas Ayarı (dB):800 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:Shellac (Taş Plak) 1935 Hız:78 Bas Ayarı (dB):300/RIAA Tiz Ayarı(dB):-5
-Üretici:Shellac (Taş Plak)1938-1954 Hız:78 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):-8
-Üretici:Shellac (Taş Plak) 1954 Hız:78 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):RIAA
-Üretici:Shellac (Taş Plak) 1930-50 (Avrupa-Türkiye dahil)) Hız:78 300 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:Shellac (Taş Plak) 1949 (D9 ile EOLRC3980 kodları arası) Hız:33/45 Bas Ayarı (dB):800 Tiz Ayarı(dB):-8
-Üretici:Shellac (Taş Plak) 1950-8/52 (E0LRC3981 koduna kadar) Hız:33/45 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici:Shellac (Taş Plak) 48/52 (E2RP4094 koduna kadar) Hız:33/45/78 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):RIAA
-Üretici:Remington (199-135'e kadar) Hız: 33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Riverside Hız:33 Bas Ayarı (dB):400 Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici:Renaissance Hız:Bas Ayarı (dB):Lp Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici:Stradivari Hız:Bas Ayarı (dB):Lp Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Supraphone Hız:78 Bas Ayarı (dB):400 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:Technicord Hız:78 Bas Ayarı (dB):800 Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici:Telefunken Hız:78 Bas Ayarı400 Tiz Ayarı(dB):-5
-Üretici:Tempo Hız:33 Bas AyarıRIAA NAB
-Üretici:Transcriptions(Dünya Savaşı Öncesi) Hız:33/78 Bas Ayarı RIAA Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:Transcriptions(vertical-old) Hız:33 Bas Ayarı 300 Tiz Ayarı(dB):-5
-Üretici:Transcriptions (vertical-NAB) Hız:33 Bas Ayarı400 Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Transradio Hız:33 Bas Ayarı Lp Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Ultraphone Hız:33/78 Bas Ayarı400 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:Urania-old (XTV20383 koduna kadar) Hız:33 Bas AyarıRIAA Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Urania-old Sonraki dönem (E2KP9607 koduna kadar) Hız:33 Bas AyarıRIAA Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici:Urania-old 1954 sonları (E2KP9607 koduna kadar) Hız:33 Bas Ayarı RIAA Tiz Ayarı(dB):RIAA
-Üretici:Vanguard (411-422, 6000-6018, 7001-7011 seriler), Hız:33 Bas Ayarı (dB):Lp Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici:Vox (up to XTV20386), PL8400) Hız: 33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici: War Department-Special Services – Hız: 12" 33 Bas Ayarı (dB):800 Tiz Ayarı(dB):-5
-Üretici: Westminster (EO matrix) Hız:33 Bas Ayarı (dB):800 Tiz Ayarı(dB):-8
-Üretici: Westminster(E2KP9607 koduna kadar) Hız:33 Bas Ayarı (dB):RIAA Tiz Ayarı(dB):-12
-Üretici: Westminster(XTV20383 koduna kadar)Hız:33 Bas Ayarı (dB):Lp Tiz Ayarı(dB):NAB
-Üretici: VitaphoneHız: 33 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici: Vocalion Hız:78 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici: Western Electric(sonraki üretimler) Hız:33 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici: Zonophone Hız:78 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):FLAT
-Üretici:Zonophone (erken dönem) Hız:71.29 Bas Ayarı (dB):300 Tiz Ayarı(dB):FLAT

Teşekkürler
- Matriks kodlama ile alakalı bilgiler için Robert Lyons'a teşekkürler.
- Ayrıntılı listeleme ve bilgiler için Esoteric Sounds'taki dostlara çok teşekkürler.


Plak Koleksiyonculuğu: Plak Standartları



Plak Koleksiyonculuğu yazı dizime devam ediyorum. Serinin son yazısı Pikaplar Mevzuu'nda belirttiğim üzere bu yazımda pre-amp'lar konusuna girmeyi planlıyordum. Ancak yazıyı üç bölüme ayıracağım. İlk bölümde plakların doğuşundan bugüne standartlardan bahsedeceğim. İkinci bölümde ise pikap pre-ampleri konusuna değineceğim. Üçüncü bölümde ise plak standartlarını listelemeyi planlıyorum. Bu bir yazı değil de uzun bir liste olacak. Her iki bölümü teknik detaylarla zenginleştirmeye çalışacağım. Bu yazının ardından teknik konulara biraz ara verip Plak Koleksiyonculuğu konusunda ilk adımlarını atan meraklılara yönelik rehber niteliğinde birkaç yazı yayınlayacağım.

Evet şimdi konumuza dönelim. Geçen yazımda sizlere plaklardaki farklı formatlardan bahsetmiştim. Konuyu iyice açalım artık...

Başlangıç, gramofonlar...

Akustik Dönem 1877-1926
Bu dönem kayıtların seslerinin horn mekanizmaları ve mekanik kaydediciler kullanılarak yapıldığı dönemdir. Bu kayıtlarda standart bir ses seviyesinden bahsedebilmek mümkün değildir. Birbiri arkasına üretilen 2 plakta bile ses seviyesi farklı olabiliyordu. Bu dönem kullanılan ilkel ekipman ortaya standartların çıkmasını sağlamaktan son derece uzaktı. Her ne kadar ortada bugünün şartlarında bir standart olmadığından bahsetsek bile, teknik anlamda yine de belirli oranda birbirine yaklaşan frekans eğrilerinden söz etmek mümkündü.

Bu dönemden itibaren hızlarda da büyük bir çeşitlilikten bahsetmek mümkün. Plak iğnesinin modülasyon hareketinin de standartlaşmadığı bu dönemlerde plak şirketleri özellikle dikey modülasyon (yani pikap iğnesinin yukarı aşağı hareketi) ve yatay modülasyon (pikap iğnesinin platonun merkezine veya merkezi dışına yaptığı hareket) hareketlerinden bir tanesine odaklanıp plaklarını üretiyorlardı. Çok az sayıdaki firma ise plak üretiminde farklı açıları kullanmayı denediler. 45 derecelik açı sayesinde bir plak hemen her pikapta daha doğrusu o dönem için gramofonda okunabiliyordu. Tabii bu dönemlerde pikap iğnesi diye bahsettiğimiz şey çelik bir uç idi. Şaşırtıcı derece de, dönüş yönü açısından bir standart yakalanmıştı. Neredeyse tüm üreticiler saat yönünde dönüş ile çalınacak plaklar üretiyordu. Ancak başlangıç noktası konusunda farklı uygulamalar vardı. Bazı firmalar plakları merkezden başlayarak kaydediyordu. Yani bugün alıştığımız gibi iğneyi plağın dış bölgesine değil merkezine indirmeniz gerekiyordu ilk şarkıyı dinlemek için.

Bu paragrafı özetlemek gerekirse, yatay ve dikey modülasyon plak üzerindeki yivin yapısını ortaya çıkartıyordu. Ortaya çıkan yivlerin derinliği ve yapısından dolayı her plağı her pikapta dinlemek mümkün değildi. Bugünkü standartların oluşmasına daha vakit vardı.


Eski bir Dual plak değiştirici, model 1003

Elektriğin Hayatımıza Girmesi 1926-1937
Ses yükselticilerin (amplifikatör) ve elektrikli plak üretim makinelerinin hayatımıza girmesi plakların tarihini değiştirmiştir. Özellikle elektrikli master plak kesim makinelerinin ortaya çıkması ile sabit hızda üretim yapabilme imkanı doğmuştu. Bu durumda iğnenin plak üzerindeki gezintisi sırasında da sabit bir hızdan bahsetmek mümkün oldu. Bunun getirisi ise iğnenin gezintisi ile ses arasındaki doğrusal orantı ile tam spektrumlu ses frekanslarından bahsetmek mümkün hale geliyordu. Bu da özellikle bas seslerin yani düşük frekansların plak üzerine kaydedilebilmesi imkanını ortaya çıkardı. Ancak bu dönemde bu frekans aralığını plak üzerinde yansıtabilmenin bir de götürüsü vardı; plak kayıt zamanları düşmüştü.

Bu durumda plak üreten firmalar hemen bir şeyler düşünmeliydi. Çözüm bas alt frekansların 6 dB/oktav aralığından itibaren kesilmesi olarak bulundu. Dolayısıyla ortaya bir frekans aralığı çıkmıştı. Bir çok firma bu noktada kendi anlayışına göre frekans aralıkları belirliyordu. Herkesin amacı en iyi ses kalitesini sunmaktı ancak ortaya bir kaos çıktı. Plak alan bir tüketici hangi plağı hangi ses seviyesinde dinleyince en keyifli ve optimal sonucu alacaktı. Bugün pek sevmediğimiz ton kontrollerinin (1) ortaya çıkış sebebi işte budur.

1930'lardan itibaren hayatımıza plak değiştiriciler (2) girmeye başlayınca bazı büyük firmalarda kendi standartlarını oluşturma telaşı başladı. Bu dönemde radyo yayıncılığı da güçlenmeye başlamıştı. Bir anda gereksinimler değişmişti. Radyoların ön ayak olmasıyla en azından konuşmalar için 33 1/3 devirlik hız standartlaştı. Konuşma konusu mühim. Hemen bir örnek verelim diyelim ki, Amerikan başkanı ulusa sesleniş konuşması yaptı. Bu konuşma plak üzerine kaydediliyor ve radyolarda o şekilde yayınlanıyordu. Bugün anladığımız anlamda canlı yayın gibi konular o dönemlerde hayal idi. Bu dönemde yivlerin oluşturulmasında dikey modülasyon (3) standart hale geldi.


Gerçek bir plak değiştirici efsanesi. Zenith Cobra-Matic. 

78'likler veya Taş Plaklar Dönemi 1937-1947
Plak firmaları plak yüzeyinin oluşturduğu gürültüyü ortadan kaldırmanın yollarını ararken, frekansları daha fazla anlamaya başladılar. Yüksek frekanslarda 3 dB/oktav ve 6 dB/oktav aralığı en optimal sonuçları veriyordu. Bunun altı ve üzeri değerler özellikle yüksek frekanslarda size gürültü olarak geri dönüyordu. Bu aralığın ortaya çıkması alıştığımız anlamda ilk kez ses kalitesinin önem kazanması sonucunu ortaya çıkarttı. Ancak bu kez ortadaki sorun yüksek frekansların ne kadar güçlendirileceği idi. 10Khz'deki frekansların dB (desibel) olarak arttırılması bir çözüm olabilir miydi. Bazı firmalar için evet. Bu durumda herkes kendi anlayışına göre plak üretmeye başladı. Özellikle savaş öncesi (4) üretilen plaklarda tam bir kaos durumu oluştu. Amerikan plak firmaları yüksek frekansların yükseltilmesi konusuna önem verip ekolayzır eğrilerini bu anlayışa göre oluştururken, Avrupalı plak şirketleri ise bunu yapmayı reddettiler. Bu dönemde artık bas ve tiz ayarı amplifikatörlerin olmazsa olmazı haline gelmişti. Hatta dönemin gelişmiş cihazlarında Amerika ve Avrupa kaynaklı plakları dinlerken kullanmanız için özel ton kontrolleri hazır şekilde sunuluyordu.

Scully/Westrex Plak Kesim Makinesi

LP'nin Doğuşu 1947-1958
Daha yavaş dönme hızı ve plastiğin bulunması ile plaklar bir kez daha değişmeye başladı. İlk olarak hızlı şekilde plaklar bugün alıştığımız üretim malzemesi olan polivinyl klorür malzemesi ile üretilmeye başladı. Plak firmaları, pikap üreticileri ve radyolar artık farklı standartlardan bunalmışlardı. İlk kez herkes ortak bir çözüme yaklaşmıştı. Plak firmalarının kurduğu organizasyonlar ile radyo televizyon kuruluşlarının oluşturduğu organizasyonlar radyo yayıncılığında standartların oluşması için pazarlıklara başladı. Bu andan itibaren neredeyse konu hakkında söz sahibi olan herkes yeni bir şeylerden bahsediyordu.

Columbia plak şirketi hemen yeni bir ekolayzır eğrisini ortaya çıkarttı. Bugün rumble dediğimiz bir şekilde gürlemek olarak tabi edebileceğimiz sorunun düşük devir hızı ve ince plak yivleri yüzünden ortaya çıktığını ve yüksek frekansların güçlendirilmesi ile ucuz iğnelerle hem izleme açısı sorunu hemde düşük ses kalitesi alındığını bilimsel olarak ortaya koyunca bir çok plak firması bu yeni duruma göre kendi ekolayzır eğrilerini gözden geçirmeye başladı.

Ses Mühendisleri Birliği kendi çözümünü sunmak konusunda geri kalmadı. Onlara göre plak üzerindeki gürültünün asıl kaynağı plakların üretim aşamasındaydı ve buraya müdahale etmek gerekiyordu. RCA ise 45 devirlik çözümler yerine farklı devir hızlarına el attı. RCA hızını alamayıp frekans eğrilerini de yeniledi. Hatta alışılmış plak merkezi delik çapının bile sorun yarattığını söyleyerek delik çapı ile oynamaya başladı.

Tam bir standartlaşmadan bahsederken ortalık yine birbirinden farklı plaklarla doluvermişti.


Tüm dertlerin bitişi. Meşhur RIAA eğrisi :)

RIAA Yılları 1952- günümüz
Tüm bu süreçler sonunda plak üreticilerinin dışında kalan hemen herkes bu karmaşaya kazan kaldırdı. 1952 yılında RCA mühendisleri çok dikkat çekici bir çözümler paketi oluşturmayı başarmıştı. Neredeyse mükemmele yakın bir ekolayzır eğrisi ve bunun bilimsel tartışması ilk standartlaşma umutlarını filizlendirdi. Bu tartışmalar devam ederken RIAA (yani Recording Industry Association of America – Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği ) olaya el koydu ve RCA'Nın çözümünü standart olarak kabul etti. İlerleyen 3-4 sene boyunca tartışmalar devam etti nacak büyük plak firmaları 1955 yılında bu eğri başta olmak üzere tüm standartları kabul ettiler. Bu yüzden günümüzde pikap pre-amplilerinde RIAA ibaresini görürsünüz. RIAA'daki en önemli gelişme 1974 yılında pikap pre-amplifikatörlerinde kullanılmaya başlanan ultrasonic ve infrasonic filtre sistemlerinin kabulüdür. Yoksa 1952'den (aslında 1953 demek daha doğru) itibaren plak standartlarında bir değişim olmamıştır.

Tabii bu durum Amerika için geçerli. 1960'lara kadar Avrupalı plak firmaları kendi standartlarındaki üretime devam ettiler. Rusya ve bir çok Asya ülkesinde (Japonya hariç) standartların kabulu 1975'lere değin uzar.

Özel not: Bir koleksiyoncu ve plak değiştiriciler konusunda uzman Larry Robinson'dan çok faydalandım bu yazımda. Kendisine teşekkür ederim.

(1) Hani bugün hiç sevmediğimiz bas-tiz ayarlarından bahsediyorum :)
(2) Jukebox ve/veya ev tipi standart plak değiştiriciler
(3) İğnenin aşağı yukarı hareketi
(4) İkinci Dünya Savaşı (1939-1945)


Plak Koleksiyonculuğu, Pikaplar Mevzuu.

Carl Collins

Vakit buldukça “Plak Koleksiyonculuğu” konusunda yazıp çiziyorum. Sanırım ilerleyen dönemlerde kafamdaki tüm yazıları yazmış olunca güzel bir yazı dizisi ortaya çıkacak. Bu yazımda sizlere plak koleksiyoncularının sıklıkla kullandıkları pikaplar ve bu pikapların seçilmesinin sebeplerinden bahsetmeye çalışacağım.

Odyofillerin geniş plak koleksiyonu olan meraklıların fotoğraflarına (veya videolarına) baktıklarında genelde şok yaşadığını biliyorum. Biliyorum çünkü o şoku bende zamanında yaşamıştım. Daha sonra şok yerini meraka bıraktı ve yavaş yavaş konuyu derinlemesine incelemeye başladım. İlk şok muhtemelen kullanılan pikapları görünce yaşanıyor. Bugün ben dahil bir çoğumuz gayet hatırı sayılır tutarlar ödeyerek pikaplar satın almış olsak da plak sahibi olmanın pikap sahibi olmaktan daha pahalı olduğunu biliyoruz. Bugün birkaç bin veya daha fazlasını ödeyerek çok iyi bir pikap sahibi olabilirsiniz. Ancak birkaç yüz plağa sahip olmak için bu tutarların daha fazlasını ödemek gerekli. Hele söz konusu olan nadir ilk baskılar olunca tek bir plak için bile ödenen tutar astronomik olabiliyor.


Plak koleksiyoncularının bir çoğunda böylesine nadir plaklardan çok sayıda bulunurken bizim DJ pikabı diyerek küçümsediğimiz pikapları kullanıyorlar. Plaklara verdikleri paraların çok az bir bölümüyle bizim dergi sayfalarında ağzımız sulanarak baktığımız referans statüsündeki pikaplara sahip olabilirler. Ancak durum hiç öyle değil bunun sebepleri nedir?

Koleksiyoncu efsanelerinden bir tanesi; Rek-O-Kut CVS-14
Biliyorsunuz ben Technics 12xx (1) serisi DJ pikaplarını çok severim ve her zaman olumlu şeyler yazarım. Bunun en önemli sebebi, verdiğiniz paranın karşılığında aldığınız ses kalitesinin yanında bozulması neredeyse imkansız gibi gözüken ve devri son derece kararlı bir motor sahibi olursunuz. Bunun yanında bu pikaplarda kullanılan kollar son derece başarılıdır. Bugün hi-fi dünyasında çok popüler olan kollara göre hem geometri hemde sürtünme (2) gibi değerler açısından belli bir üstünlükleri olduklarını kabul etmek gerekir. Aslında bu kolların satıldığı fiyatların çok daha yukarısına satılması gerekir ancak çok sayıda üretmiş olmanın avantajı ile fiyatlar gayet makul seviyededir. Hele aldığınız ürünün kalitesine bakınca çok çok ucuz demek lazım. Bu pikapların bir diğer avantajı devirlerinin belirli bir aralıkta çok rahat şekilde ayarlanabilmesidir. Üzerine özel bir stroboskop koyarak istediğiniz devri ayarlamak gayet kolaydır. Bunun en önemli avantajı farklı devirlerde kaydedilmiş plakları olması gerektiği şekilde dinleyebilme olanağı sağlanmasıdır. 1955 yani RIAA standartları (3) öncesinde kaydedilen plakların sadece ses seviyesi değil devir konusunda da farklılıkları vardı. Bu durumda geniş bir arşivde bulunma potansiyeli yüksek bu tarz plakları dinleyebilmek için bildiğimiz standart devirlerden daha farklı çözümlere ihtiyaç vardır.




Farklı formattaki Shellac plaklar. Kendi plak rafımdan..
Sadece Technics'ler değil, özellikle Amerikalı plak koleksiyoncularının en sevdiği bir diğer marka Stanton'dır. Stanton bir çok insan için lafı dolandırmadan söyleyelim bir Technics çakması olarak DJ pikabı olarak görülür. Ancak bir çok modelinde 78 devir desteklenir. DJ'lerin 78 devirle pek işlerinin olmadığını düşünürsek bunun sebebi nedir? Tabii ki plak koleksiyoncuları. Bir çok Stanton pikap üzerinde 33, 45 ve 78 devir desteği vardır ve bu devirler belirli oranlarda değiştirilebilir. Örneğin bazı modellerde devir seçilen devrin standart devrin artı ve eksi %50'sine kadar oynanabilir. Bu durumda 16 devirden bazı plak firmalarının desteklediği 62 ila 94 devir aralığındaki seçeneklerde dinlenebilir hale gelir.Hal böyle olunca ortaya garip bir tablo çıkıyor. Genel olarak 33, 45 ve 78 devirlerden bahsederken geniş bir plak arşivinde (özellikle 1955 öncesi plakların bulunduğu) ihtiyaç duyulan devir desteği bir anda 16 (hatta 14) devirden 100 (hatta özel bazı örneklerde 140) devire kadar genişliyor. Tabii ki iş bununla sınırlı değil bir de bazı nadir plakların daha doğrusu plak baskıya hazırlanırken kullanılan master'ların ve plak kaydedicilerde kaydedilen plakların (veya master'ların) okunması mevzuu var. Bunun içinde devri tamamen geri döndürmek gerekli. Yani platoyu tam ters yöne yukarıda bahsettiğim hızlarda döndürmek gerekiyor.

Miles Davis - Kind Of Blue. Kendi plak rafımdan.

Bugün bu ihtiyaçları karşılamaya yönelik pikaplar üreten ismini cismini hi-fi dünyasında pek duyamayacağınız ancak plak koleksiyoncularının yakından tanıdığı markalar var. Hatta bazıları satış paylarını arttırabilmek için odyofil pazara yönelik ürünlerde üretiyor. Ancak bu ürünlerde bile tersine devirden, yukarıda bahsettiğim egzotik hızlara kadar koleksiyoncuların ihtiyaçları unutulmuyor. Hemen bir parantez açayım; bu alanda üretim yapan en bilindik odyofil marka Simon Yorke. Özel plakların okunması için özel bir kol bile geliştiren Yorke ile görüşen ve onunla aynı ülkede yaşayan çok sevdiğim bir arkadaşım üzerinde bıraktığı izlenim, eğer imkanı olsa odyofillere pikap satmayacağı şeklinde. Bunun haricinde bilindik bazı markalarda 78'lik devirde bile çok ayrıntılı devir ayarı yapılmasının sebebi bu pikapları üretenlerinde ciddi şekilde plak meraklısı olmaları. (4)

Tabii bir de bir çok plağın kazaran farklı devirlerde basıldığı gerçeği var. En bilinen örnek Miles Davis'in Kind Of Blue albümüdür. Kind of Blue ilk yayınladığında ikinci yüzde bulunan "All Blues" ve "Flamenco Sketches" şarkılarında devir kayması yaşanmıştır. Yayınlandığı 1959 yılından 1992 yılına kadar plak üzerindeki tartışmalar bitmemiş ve en sonunda 1992'deki re-master'dan sonra olması gereken devirde yayınlanmıştır. Kind Of Blue çok bilindik bir plak ancak bunun gibi yüzlerce hatalı baskı var. Bunları koleksiyonculara yönelik yayın yapan rehberler ve forumlarda takip edebilirsiniz. Bir çok plak koleksiyoncusunun plaklarındaki etiketlerde optimal devrin yazmasının sebebi budur.

Devir konusunda sanırım verdiğim bilgiler şimdilik yeterli gelir umarım. Şimdi yeniden pikaplara geri dönelim. Yazının ilk başlarında kolların teknik değerlerinin çok başarılı olduğundan bahsetmiştim. Bunun yanında çıkartılabilir headshell (5) konusu çok mühim. Çünkü nasıl 78'lik Shellac plakları özel mono iğneler kullanarak dinliyorsak bir çok koleksiyoncu farklı plakları farklı iğnelerle dinler. Bunun sebeplerinden bir kısmı ses kalitesi gibi şehir efsaneleri iken, bir kısmı ise izleme açısı, iğnenin şekli ve yapısı gibi teknik sebeplerdir. Bu pikap kafalarını ve tercih edilme sebeplerini yazmayacağım. Bunun tek sebebi ülkemizde rahatlıkla bulunduğunu fark ettiğim bu kafaların fiyatlarının artmasını önlemektir. Bu kafaları satın aldıktan sonra yazarım. Bunu bencilce bir davranış olarak nitelendirebilirsiniz. Ancak Denon DL-103'ten ülkemizde kimse bahsetmez iken nasıl satın aldığımı, bu kafadan bahsettikçe ülkemizde nasıl popüler olduğunu biliyorum. Bu süreç illa ki yaşanacaktı zaten bilen biliyordu belki ama süreci hızlandıran kişinin ben olduğumu söylememde sakınca yok. Bu konuyla ilgili hikayeyi bir ara yazarım.

Çaykovski'nin 6. Nolu Senfonisi 78 devir olarak ancak büyük bir kutunun içerisine sığabiliyor. Kendi plak rafımdan

Neyse... Bir çok koleksiyoncu pikap kafalarında küçük etiketlerle işaretleyerek bir sistem geliştirmiştir. Plakların üzerinde de bu işaretler bulunur. Bu plakları dinlerken o pikap için uygun kafa seçilir. Ancak kafa değiştirme işi son derece meşakkatlidir. Bu yüzden çıkarılabilir headshell kullanan kollar koleksiyoncular için vazgeçilmezdir. Kullanacakları kafayı takmak için bir vidayı sökmek yeterlidir. Ayrıca basit ve sabit yapılı “L” şekilli protractor'lar (6) ile açıları ayarlamak çocuk oyuncağıdır.

Bu arada bugün neden hala 12” kolların üretildiği veya eski örneklerinin hala yüksek tutarlara satılmasının tek sebebinin odyofiller olmadığını da söyleyelim. Plak koleksiyonu yapan dostlarımızın denk gelecekleri boyutlar çok dikkat çekicidir. Bizler genelde 305 mm (12 inç yani 33 1/3 devir) ve 175mm (7 inç 45 devir) ve nadiren 250mm (10 inç) plaklarla denk geliriz. Ancak çok farklı çaplarda söz konusudur, 51mm (2 inç) 210mm ( 8 ½ inç) 350 mm (14 inç) ve 500mm (20 inç) gibi.. Örneğin 350mm, 500mm ve hatta daha büyük çapa sahip olan plakları klasik 9” kollarla dinleyebilmek mümkün olmadığında eski 10”, 12” hatta tanjansiyel yapılı kollara hala talep vardır.

Bir sonraki yazımda pre-ampliler ve pikap katları gibi yardımcı ekipmanlardan bahsedeceğim. Bu arada ufak bir rica, bu yazı dizisinden bazı alıntıların basılı yayınlarda kullanıldığını görüyorum. Cümleleri değiştirmekle yazıları kendiniz yazmış gibi olmazsınız. En azından verilen emeğin hakkı olarak şu şiteden şu yazardan alıntılar kullandım diye bir not düşünüz. Bir iki satır yazmak pek zor olmaz herhalde...


(1) Bu güzelim pikapları ne yazık ki üretimden kaldırdılar.
(2) Friksiyon veya friction
(3) Bu konuyu ilerleyen yazılarımda çok çok ayrıntılı şekilde ele alacağım
(4) Örneğin Verdier'ın pikaplarında 33, 45 ve 78 desteği bulunurken motordaki seçenekleri kullanarak devri çok ayrıntılı şekilde ayarlayabilmek mümkün ve bu özellikle eklenen bir fonksiyon. Bu tarz ürünlere odyofil pazarında nadiren rastlayabilmek mümkün ama üretimin altında yatan mantığı anlayabilmek için dikkatli gözlerle incelemek gerekiyor. Bu pikabı çok sevdiğimi okuyucular bilirler. Sevme sebeplerimden bir tanesi işte bu madde...
(5) Türkçeleştiremediğim terimlerden birisi. Aklınıza mantıklı bir şey gelirse bana da haber verin!
(6) Technics 12xx, Stanton STxx serisi pikapları satın alanlar bu “L” şekilli parçayı hatırlayacaklardır.





Plak Koleksiyonculuğu: Türkiyede Plaklar

Mikroekonomide, arz ve talep arasındaki dengeyi açıklamak için talep yasası ve arz yasası (1) diye iki önemli kural vardır. Bu iki durumun karşılıklı etki-tepkisi ile herhangi bir piyasadaki ürün fiyatları, rekabet, pazarlama modellerini gibi alanlarda tahminlemeler, analizler yapılabilir. Kısacası ekonominin abc'si bence arz-talep dengesidir. Az sayıda bulunan bir ürüne fazladan talep olduğunda fiyatlar artar, arzın çok olup talebin artmadığı zamanlarda ise fiyatlar düşer. Bu teori veya yasalar birlikteliği, arz ve talepten bahsedebileceğimiz hemen her alanda bazı konuları (örneğin fiyat) açıklayabilmek için veya strateji geliştirme (örneğin reklam, pazarlama) için kullanılabilir.


Eski Technics pikap üzerinde Technics pikap kafası. Resim alıntı: vinylengine

Son dönemlerde yazmaya başladığım "Plak Koleksiyonculuğu" yazı dizisi büyük ilgi gördü. Önümüzdeki günlerde (veya haftalarda) bir kaç yazı boyunca Türkçe plaklardan bahsedeceğim. Türkçe plak olarak belirli bir dönem aralığında yerel müzisyenlerin yaptıkları plakları işaret ediyorum.Yani Türk olup, yabancı dillerde albüm veya şarkı kaydetmiş müzisyenleri de bu grubun içerisinde kabul ediyorum.

Ama ondan önce bugüne bir bakış atalım ve Türk plak alemine şöyle bir göz gezdirelim. Aslına bakarsanız 1970'ler, 1980'ler, 1990'lar ve 2000'ler Türkçe plakların el değiştirme yönlerinde farklı trendler görülüyor. Bugün Anadolu Rock dönemi olarak isimlendirdiğimiz dönemin plakları Türkçe plaklar dünyasının en değerli üyeleri haline gelmiş durumda. Bunun en önemli sebebi, yerli alıcıların yanında dünyanın dört bir tarafından progressive ve psychedelic müzik tutkunlarının ve koleksiyoncularının bu döneme artan ilgisidir. Türkiye'de parmakla sayılabilecek bazı koleksiyoncuların elinde bulunan plakların çok daha fazlası özellikle Avrupalı ve Uzakdoğulu koleksiyoncuların elinde bulunmakta. Geçmişte plak seferleri yapılırken, günümüzde eBay gibi uluslararası sitelerinde yardımıyla plak akışı çok daha rahat sağlanmaktadır. Söz konusu olan alışverişlerde tutarların bir çok Türk kullanıcı için yüksekliği ve buna karşılık yabancı koleksiyoncuların geniş maddi olanakları ve tükenmeyen iştahları yüzünden Türkiye'den yurtdışına ciddi bir trafik yaşanmakta. Son dönemlerde İspanyol, İngiliz, İtalyan ve Alman plak şirketlerinin bir şekilde basmayı başardığı albümlerle ise iç piyasadaki açlık bir nebze giderilmekte

Bir şekilde basmak terimini özellikle kullandım. Çünkü ortalarda analog bantları, master kalıpları bulunmayan veya çok kötü durumda bulunan albümlerin, hatta bazen dijital ortamlardan plağa aktarılan albümlerin, ses kalitesi çok vahim durumdadır. Örneğin ülkemizde yurtdışı fiyatının 4 veya 5 katına satılan Erkin Koray'ın 1974 tarihli alamet-i farikası "Elektronik Türküler"de orijinal kopyalar ile karşılaştırdığınızda durumun vehameti tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmakta. Daha vahim örnekler de yok değil. Bülent Ortaçgil'in 1974 tarihli ilk albümünü "Benimle Oynar Mısın?"ın İspanya'da yapılan yeniden baskısında orijinal kopya ile karşılaştırıldığında bazı önemli farklılıklar gözden kaçmamakta. Bu konulara ilerleyen günlerde ayrıntılı olarak bakacağız.

Anadolu Rock dönemi haricinde yurtdışından talep gören bazı Klasik Türk Müziği albümleri, Sufi, Bektaşi vs gelenekten gelen müzisyenlerin albümleri gibi bazı özel müzik türlerinde de plaklara, yerel piyasada, denk gelebilmek pek mümkün değil. Klasik Türk Müzik albümlerini arayan yerli koleksiyonculardan yüksek bütçelere sahip olanlar var. Durum böyle olunca nadir örnekleri bulabilmek, bulunsa bile, alınabilmek çok zor hatta imkansız!

Bir diğer önemli tespit, yurtiçi pazarda daha makul tutarlara satılan plakların durumlarının kötülüğü. Bir plak, eğer koleksiyonerlerin peşinde koşmadığı bir albüm ise, daha alınabilir fiyatlara el değiştirebiliyor. Ancak geçmişten bugüne devam eden ayarsız, düzgün durumda olmayan pikap/iğne kombinasyonlarında çizilen, zarar gören hatta mahvedilen plaklar için bile yüksek tutarlar talep ediliyor. Eğer belki bu plaklar düzgün durumda olsalar, o yüksek tutarları hak edebilirler. Sonuç olarak Issız Adam filmi öncesinde filizlenen plak aşkı, filmin gösterime girmesiyle daha geniş kitleleri peşinden sürükledi ve yerel piyasada fiyatlar anormal yükseldi. İşte tam arz-talep dengesi ile açıklanabilecek bir durum!


Harika şekilde restore edilmiş Dual pikap üzerinde, Audio Technica iğne. Resim alıntı: vinylengine

Bu yazının sonunda bir serzenişim olacak. Plak severlerin geçmişten bugüne bir Dual pikap takıntısı var. Bende çok uzun zaman bu marka pikapları kullandım, bir çok modeli elimden geçti, bir çoğunu tamir ettim ve hatta elimde bir kaç güzel Dual pikabım var. Muhtemelen dilimizdeki en ayrıntılı Dual bilgilerini de Stereo Mecmuası forumlarında ve web sitemizde bulabilirsiniz. Ancak ayarsız durumda, mekanik olarak bitap olmuş, kolları ile oynanmış (2) Dual pikaplara anormal paraların veriliyor olması anlaşılabilir bir şey değil. Bunu her yazdığımda özellikle ikinci el pikap satan ancak müşterilerini gereğince bilgilendirmediğini düşündüğüm insanlardan yoğun tepki alıyorum. Bunun yanında 40 yıllık pikapları sanki bugün üretilmiş hale getiren ondan sonra satan insanlarda var. Bu iki grubu birbirinden ayırmak lazım. İkinci grup satıcılar, her türlü övgüyü kesinlikle hak ediyorlar.

Oynanmış ancak dışarılarına harika şekilde makyaj yapılmış pikaplarda seneler boyunca çalınarak haşat edilen plaklar, dışarıdan temiz bile gözükse ne yazık ki, hışırtıdan dinlenmez hale geliyor. Bunu her yazdığım veya seslendirdiğimde siz odyofiller diye başlayan cümleler duyuyorum. Bunun odyofillikle bir alakası yok. Plağa olan saygı ile alakası var. Bugün yabancı bir çok koleksiyoncu için DJ'lerin kullandığı Stanton, Pioneer, Technics pikaplar son derece popülerdir. Bunlara arıza durumunda müdahale etmek son derece kolaydır, özellikle Technics 12xx serileri gibi modellerde kollar son derece hassastır, devirlerini bellirli ölçülerde kontrol edebilmeniz mümkündür ve en önemlisi iğne değiştirmek için vida söküp takmak yerine, basit şekilde headshell sökersiniz. Tabii ki bütçeniz el veriyorsa daha iyi pikaplar alabilmek mümkün. Ancak burada önemli olan iğnenin açı, ağırlık ve diğer faktörler ile plak yivinin içerisine mükemmel (veya yakın) oturup plağa zarar vermesini önlemektir.

Bu konulara devam edeceğiz.

(1) Alfred Marshall ve Leon Walras tarafından geliştirilmiştir. Daha ayrıntılı bilgi için iktisat ve işletme kitaplarına veya sitelerine göz atabilirsiniz.
(2) Örneğin kolun yan tarafındaki pivotları açılmış bir kol, özel tork anahtarları olmadan kesinlikle birleştirilemez. Dinleyerek bunları düzelttiğini iddia eden bazı insanlar, kolların hassasiyetlerini berbat etmek kalmıyor, uzun vadede çalınan plaklarında berbat olmasına sebep oluyorlar.




Plak Koleksiyonculuğu: 45'lik Koleksiyonculuğunun Kökenleri


Bu yazımda 45'lik koleksiyonculuğunun kökenlerinden bahsedeceğim. Yazımın ilk bölümünde plak koleksiyonu konusuna uzun bir yazı dizisi ile el atacağımı söylemiştim. İkinci bölüm için 45'lik konusunu ele almaya çalışacağım. 45'lik, bildiğiniz gibi 45 devirlik plaklar için kullandığımız bir kısaltma. 45'lik deyince genel olarak 7” (18cm) plaklar aklımıza gelir ancak 10” (25cm) veya 12” (30 cm) boyutunda olup 45 devir plaklara da bol bol rastlamak mümkün. Günümüzde 45 devir 12” boyutundaki plaklar özellikle odyofil pazarına hitap ediyor. Biliyorsunuz kayıt için en iyisi düşük hızlar, müzik çalmak için ise en iyisi yüksek hızlardır. Bu konuyu şimdilik bir kenara bırakalım. İlk olarak 45'liklerin doğuşuna bir göz atalım.

RCA Victor firması 45 devirlik plakları 1949 yılında yayınlamaya başladı. Aslında bu yeni format Columbia plak firmasının 33 devirlik plaklarına rakip olarak ortaya çıkartılmıştı. 78'liklerin ortalarda hala görüldüğü bu dönemlerde daha küçük iğnelerle okunabilen bu yeni plaklara “Microgroove” denilmeye başladı.  Böylelikle 1950'lerde tüm kayıt firmaları RIAA sistemini kabul etmeden önce zaten son derece karışık olan plak formatları dünyası daha da karışmıştı. Ortalarda onlarca standart, onlarca ekolayzır eğrisi vardı. RCA veya Colombia'ya yakın şirketler onların formatlarında plak basıyor ancak ses kayıtlarında hemen herkes farklı standartları kullanıyordu. Bu yetmezmiş gibi bazı firmaların kendi devir standartları vardı. Bunlar belki okuyunca pek karışık gelmiyor. Ancak bu tam anlamıyla bir kaostu. Zaten sonunda kayıt firmaları da bu durumu kabul ettiler ki, RIAA standartları kabul edildi. Uzun yıllar format savaşları devam etse de, 33'lükler standart hele geldi ancak 45'likler unutulmadı. Onlar farklı bir şekilde tekrar önem kazanacaklardı. Ancak önce biraz tarih...

1950'lerde RCA plak firması bazı Walt Disney filmlerinin müziklerini 45 devirlik plaklara basmaya başladı. Her albüm 2 adet 7”lik plak içeriyordu. Plak kapakları üzerinde çok çalışılmıştı. Tamamen renkli ve Walt Disney illüstrasyonları ile zenginleştirilmiş kapaklar, metinler ve hikayelerle zenginleştirilmişti. Muhtemelen 45 devir fetişizmi ilk bu yıllarda ortaya çıkmıştı. Günümüzde bu plaklar binlerce dolar fiyatlara alıcı bulabiliyorlar.


33'lükler standart hale geldiğinde 45'likler rafa kalmadı artık onların yeni bir görevi vardı. Bir şekilde albümler (LP uzun çalarlar) ortaya çıkmadan önce ilk single'lar 45'lik olarak ortaya çıkıyordu. 45'liklere gelen taleplere göre albümlerin yayınlanıp yayınlanmamasına karar veriliyordu. Tabii ki, bu olmaz ise olmaz bir durum değildi ancak müzik endüstrisinin oldukça sevdiği bir yöntem olduğu da yadsınamaz bir gerçekti. 45'likleri koleksiyoncular için değerli kılan özelliklerden bir tanesi de budur. İlk olarak bir çok 45'lik single ileri de asla albümlerde kendisine yer bulamadı. Bazıları satmadığından, bazıları ise o dönemde beğenilmediğinden. Ayrıca albüm öncesinde yayınlanan bir çok 45'lik, şarkıların ham halini içeriyordu. Bir çok zaman albümlerde, aynı şarkılar yeniden düzenlenmiş halde albümlerde bulunabiliyordu. 45'liklerin önemi de aslında budur. Günümüzde CD formatında basılmamış, döneminde ise asla albüm olarak yayınlanmamış hemen her şey 45'lik olarak bulunabilir. Bu durum onları kayıtlı müzik tarihi içinde çok önemli hale getiriyor.

1960'lerde yeni bir vaka ortaya çıkmıştı. Müzik artık radyoların ortaya çıkmasıyla daha hızlı tüketilir olmuştu. Eğer söyleyecek iyi bir şarkınız varsa onu hızlı şekilde piyasaya sürmek zorundaydınız. Satmanın tek yolu buydu. Bir senede 4-5 45'lik yayınlayan müzisyenlere rastlanır olmuştu. Yayınlanan tüm bu 45'liklerden bir albüm yapmak neredeyse imkansızdı. 1960'larda soul, funk gibi müzik akımlarıyla ortaya çıkan bu trend rock müziğin popülerleşmesi sürecinde de hız kesmedi.


1960'lar deyince keyifli bir mola verelim. Birde özel Jukebox plaklarından bahsedelim Aslında bunlar 7” boyunda olmalarına rağmen 33 devir hızındaydılar. Böylelikle 6 şarkı kaydedilebiliyordu. Daha sonraki yıllarda bu plaklarda da 45 devir hızı standartlaştı. Bu plakların genelde özelliği müzik dinleyicileri için basılan 45'liklerden farklı içeriklere sahip olmalarıydı. Sonuçta bir jukebox sınırsız sayıda 45'lik plak kapasitesine sahip değildi ve müzisyenlerin birkaç 45'likteki en sevilen şarkıları bu özel jukebox plaklarına kaydedilirdi. Bu plaklarda koleksiyoncular için fetiş alanlarından bir tanesidir.

Bugün plak koleksiyoncularına hitap eden internet üzerinden yayın yapan bir çok web sitesinde, koleksiyoncuların fotoğraflarına baktığınızda oldukça agresif görüntüye sahip, bol dövmeli insan ile karşılaşırsınız. Bunun en önemli sebebi 1970'lerden itibaren punk müzikte ortaya çıkan EP akımıdır. Genel olarak 45 devirlik 7” boyutunda yayın yapan punk gruplarının albüm yapmalarının önünde bir çok engel vardı. Çoğu zaman bir albümü dolduracak kadar fazla şarkıları olmuyordu. Şarkıları olduğunda ise onları basabilecek bir plak şirketi bulmak kolay değildi. Plak şirketi bulamayınca albüm yayınlamak için finansman sağlamak 45'liklerde daha kolaydı. Bunun üzerine bir çok müzik mağazası punk gruplarının kasetlerini satmak konusunda istekli değildi. Punk grupları için ilk akla gelen çözüm kaset formatında kayıt yapıp, onu ilkel şekilde çoğaltıp satmaktı ancak müzik mağazaları bu oyuna gelmediler. Kaleyi fethetmenin yolu 45'lik basmaktı. Ve tabii ki bastılar!

Bir sonraki yazıda 45'liklerden bahsetmeye devam edeceğim.


Plak Koleksiyonculuğu: Yeniden Basılan Plağın Koleksiyonu Olur Mu?


Yeniden basılan plağın koleksiyonu olur mu, olmaz mı? Plak koleksiyoncusu (1) nedir, ne değildir. Son zamanlarda bu konunun ülkemizde de tartışıldığını daha fazla duyar olduk. İsterseniz bu konuya kısa bir yazı ile  giriş yapalım. İlerleyen günlerde (veya haftalarda) farklı yazılarla bu yazıyı geliştirmeye devam ederiz.

Plak koleksiyonculuğu aslında tüm dünyada azımsanamayacak sayıda insanın uğraştığı bir konu. Yüzlerce web sitesi, üye sayısı onbinlerle ifade edilebilecek topluluklar ve hatta basılı dergiler (örneğin Record Collector) ile tüm dünya çapında bir hobi, uğraş veya bir hastalık. Plak koleksiyonculuğu aslında görüldüğünden çok daha geniş bir alan. Bazı meraklılar "Picture Vinyl" denilen üzerinde resim bulunan baskıları, bazı meraklılar belirli bir müzik dönemine veya topluluğa ait plakların farklı baskılarını topluyor. Herkesin farklı bir fetişi var. Ancak bu koleksiyonculuğun en yaygın olduğu iki bölgede; (2) Amerika ve Uzak Doğu'da (özellikle Japonya) 45'likler çok çok önemli. Bu konuda aslında pek haksız değiller. Sebeplerini ayrı bir başlıkta tartışırız. 78'lik veya bizde popüler adıyla taş plaklar da koleksiyoncular için ayrı bir alan. Ancak 78'lik alanı kendi içerisinde bir çok alt dala bölünüyor. Tabi konu sadece bunlarla sınırlı değil, 16 devirlik plaklar, farklı hızlara ve standartlara ait plaklar, ciddi bir meraklı kitlesi tarafından takip ediliyor. 1950'lerde RIAA standartları ortaya çıkmadan önce ortalıkta çok fazla hatta daha doğru bir deyişle neredeyse her firmanın kendi standartları vardı. Bu konuyla alakalı olarak buradaki yazımda bayağı ayrıntı bulabilirsiniz. Bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Biz Stereo Mecmuası'nda genelde hifi pazarına yönelik ürünleri mercek altına alıyor ve haberlerini veriyoruz. Ancak odyofil pazarına hitap eden ürünlerde geçmişteki plak standartlarına yönelik ayar yapılabilecek özel donanımlar (pikap katları gibi) binlerce Dolarlık fiyat etiketlerine sahip iken, bu pazara kardeş bir alanda farklı firmalar, sessiz sedasız bu standartları destekleyen ürünleri çok daha makul fiyatlarla uzun yıllardan beri pazara sürüyorlar. (3) Hatta hifi dünyasının bir adım uzağındaki firmalar ürettikleri pikaplarda 1950'lerin öncesindeki hızları destekleyen pikaplar üretiyorlar. Bu tarz ürünlere büyük hifi dergilerinde veya hifi web sitelerinde rastlamak pek mümkün değil. İşin komik olan tarafı daha ortalarda büyük hifi siteleri yok iken, bu üreticilerin web siteleri, çeşitli koleksiyon topluluklarının web sitelerinde boy gösteriyordu.

Plaklar ve onlarla alakalı elektronikler aslında günümüzde de önemli bir pazar ancak bu pazarın büyük bir kısmı koleksiyoncular ve die-hard (sıkı mı desek acaba) plak dinleyicilerinden oluşuyor. Odyofiller, bu pazarın sadece küçük bir kısmı. Aklıma geldi. Benzer bir durum vakum tüp pazarı içinde geçerlidir. Sanılanın aksine bunca yıldır vakum tüplerin yaşamasının en önemli sebebi, gitar meraklılarıdır ve pazarın en önemli bölümünü onlar oluştururlar. Kısacası gitar meraklılarının ilgi duyduğu tüplerde sürümden, odyofillerin ilgi duyduğu tüplerde ise satış fiyatından kar edilir. Bu tespiti bir kenara not edelim, bir başka yazı da başlangıç noktamızı oluşturacak.

Anlayacağınız plak koleksiyonculuğu üst başlığının altında onlarca alt başlık var. Ve konu dallanıp budaklanıyor. Bu yazımda bir soruya odaklanayım; "yeniden basılan plağın koleksiyonu olur mu, olmaz mı?"


Öncelikle konuyu bir açalım. Yeni basılan ile yeniden basılan plak arasında önemli bir fark var. Örneğin bugün yayınlanan bir albümün basılan plağını yeni basılan plak olarak nitelendirmek lazım. Bu tarz plaklar, koleksiyoncular için birer malzeme. Özellikle de sınırlı sayıda basılan albümler. Ancak yeni albümlerin bir çoğunun baskısı oldukça adetli olduğundan değerlerinin çok yükselmeyeceği aşikar. Ekonominin temel kuralı olan arz-talep dengesi, plaklar içinde geçerli. 30.000 adet basılan bir albümle, 3.000 adet basılan bir albüm arasında her açıdan farklar oluşuyor. Zaten önemli toplulukların albümleri, özellikle de kısıtlı sayıda basıldı ise Amazon gibi çeşitli alışveriş sitelerinde boy gösterdikten çok kısa bir süre (4) sonra stoklar bitti ibaresini görebiliyorsunuz. Bu tarz plaklar koleksiyoncuların ilgisini çekiyor.

Yeniden basılan plaklar ise, isminden anlaşılabileceği gibi geçmişte yayınlanıp baskısı tamamen tükenen albümlerin yeniden basılması anlamına geliyor. Genel olarak, bildiğimiz anlamda plak koleksiyoncuları bu tarz yeni baskıların peşine çok düşmüyorlar. Ancak günümüzde popüler olan özel 45 devir baskılar, kendisine yeni bir meraklı topluluğu yani koleksiyoncular yaratmış durumda. Bu durum bazı tartışmaları beraberinde getiriyor. Sınırlı baskı ve 45 devirler için, bazı önemli koleksiyon sitelerinde başlıklar açılıyor. Plak şirketlerinin kataloglarından son derece az basılan bazı 45 devirlik özel baskılar, koleksiyoncuların ilgisini çekmiş durumda. Zaten bu yüzden başta bazı Amerikan firmalarının yayınladıkları özel baskıların satıştaki son örneklerinin fiyatları bir anda artıveriyor. Bu özel baskıların kendi koleksiyoncu pazarı oluşmuş durumda.

Konu dallanıp budaklanacak, ancak şimdilik bu kadar :)
(1) Normal koşullarda ben yazılarımda koleksiyoner şeklinde kullanıyordum. Ancak TDK sözlüğüne göre koleksiyoncu olarak Türkçeleştirilmiş. Bundan sonra daha "koleksiyoncu"yu kullanmaya çalışacağım.
(2) İngiltere'yi de bu listeye eklemek lazım. Ancak son yıllarda bozulan ekonomisi nedeni ile bazı çok büyük arşivler Uzak Doğu'ya satılmış ve taşınmış.
(3) Bunlardan en bilindiklerinden bir tanesi Amerikalı Esoteric Sound firmasıdır. Koleksiyonculara yönelik çok ilginç ürünleri olan firma nadiren hifi dergilerine de konu oluyor.
(4) Amazon'da 15 dakika içinde tükenen bir albümü kendi gözümle gördüm örneğin.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...