![]()
Son 6-7 aydır kaleme aldığım yazılarda ve özellikle e-dergimizin “Editörden” bölümlerinde yaz aylarında son derece sıkıntılı dönemler yaşanabileceğini yazıyor ve uyarılar yapıyordum. Aslında forumlarımızın “Serbest Kürsü” bölümlerinde bu duruma başta Sn. Sinan Beşkurt olmak üzere piyasaları takip eden dostlarımız bir kaç senedir uyarılar yapıyorlardı. Sonuçta kendi sayfalarımda genel ekonomik durumlar ve takip ettiğim sektörlerle ilgili durum tespiti yazısı yazmayacağım. Farklı bir mahlas ile bu konularda yazdığım yazıları konuyla alakalı sitelerde okuyanlar vardır zaten. Benim yazılarımdan daha önemlisi ileriyi gören ekonomistler zaten yıllardır bu konuya işaret eden yazılar yazıyorlar.
Bu yazımda Stereo Mecmuası’nın yayın konularından birisi olan hifi sektörünü ele alacağım.
- Ülkemizde bir türlü görünür pazarda popülerleşmeyen D sınıfı -aslında T sınıfı gibi tüm dijital- amplilerde bu sene yine hareketlilik artmış durumda. Pazarın kuvvetli oyuncularından son zamanlarda çok ilginç ürünler, çok ilgi çekici fiyatlara satışa sunulmuş durumda. Bu ürünlerin ülkemizde popülerleşmemesinin en önemli sebebi hiçbirisinin arkasında firma desteği olmaması. Aslında firmalar bu konuda pek haksız değiller. Tüm dünyada durum böyle. Bu ürünler fabrika çıkışı olarak adetli satın alınmak zorunda. Ne kadar çok alırsanız, o kadar iyi indirim alıyorsunuz. Bunun yanında ürünlerin Çin menşeili olması özellikle vergiler anlamında firmaların elini kolunu bağlıyor. Bu durum sadece ülkemizde değil, tüm dünyada böyle. Önde gelen bir çok dijital sınıf ampli üreticisinin fabrikadan direkt satış yapması ise her şeyi daha da zorlaştırıyor. Ürünlerin fiyatlarındaki düşüşler ile ülkemizdeki bir meraklı da çok kolaylıkla bu ürünleri internet üzerinden satın alabiliyor ki, şu an Nuforce firmasının yeni Icon serisi de dahil olmak üzere, çevrede o kadar çok dijital sınıf ampli kullanan var ki, inanamazsınız.
-Son iki yıldır desktop audio denilen yeni bir terim ile karşılaşıyoruz. Kısaca açıklamak gerekirse temelinde bilgisayar olan, masa üstünde kullanılabilen genelde aktif hoparlör veya dijital sınıf ampli + hoparlör kullanan, genelde DAC ile desteklenmiş sistemlere desktop audio deniyor. Benim evimde bu tarz bir sistem zaten var diyebilirsiniz. Burada önemli olan nokta Logitech veya Creative gibi bilişim firmalarından ziyade hifi firmalarının hoparlörlerini kullanılması. Bu yeni yaklaşım ülkemizde de gitgide popülerleşiyor. Bu durumu gözlemlediğimden geçtiğimiz hafta Mission M-iSphere ve Audio Engine A2 incelemelerini yayınladım ve yazılar oldukça ilgi gördü. Bilgisayar sistemlerinde PC transport projesinde olduğu gibi özel sistemler kullananların yanında standart ve dizüstü bilgisayarları kullanan çok fazla insan var. DAC’lar konusunda ise son zamanlarda öylesine bir zenginlik yaşanıyor ki, şaşırmamak mümkün değil. Bu arada satır arasında ülkemize yeni bir kaç DAC girişi olacak yakınlarda. Fiyatlarında son derece makul olacağı söyleniyor. Sürprizi bozmamak için ayrıntı vermiyorum. Ama bazı firmalarımız yurt dışındaki gelişmeleri yakında takip ediyorlar ki, bu durum övgüye değer.












