Filmlerde Pikaplar ve Plaklar; Blues Brothers





Senelerdir seyretmekten kesinlikle sıkılmadığım filmlerden bir tanesi de Blues Brothers'tır. Yeni başladığım filmlerde gördüğüm pikap ve plak gözüken sahneleri bir araya toplama faaliyetinde eklemekten en keyif aldığım resimlerden bazıları da bu filmden. Filmdeki sahne Jake Blues hapishane'den çıkınca bütün gün kardeşi Elwood ile takılırlar ve akşam evlerine gelirler. Evde sohbete başlamadan önce Elwood pikabı çalıştırır. İlk fotoğrafta arka sağda pikap görülebilir. Hatırlarsanız kısa bir süre iki kafadar uyurlar ve sabah plak boş dönerken olanlar olur:...  Resimlerin daha yüksek çözünürlüklüleri buradan görülebilir.

Eğer sizinde gözünüze çarpan filmler varsa isterseniz Stereo Mecmuası Forumlarında Filmler başlığı altında ayırdığımız bölüme ekleyebilir veya isterseniz bana direkt mail atarak bu bölümümüzün gelişmesine yardım edebilirsiniz.

Filmlerde Pikaplar ve Plaklar; Charlie's Angel





Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımla iddiaya girdik. Aslında biraz tongaya düştüm diyebilirim. Charlie's Angel filminde bir sürü plak vardı diye iddia edince bende yok dedim ve ne yazık ki kaybettim. Filmde yukarıdaki sahnede bir pikap ve çok sayıda plak varmış. Benim gözüm daha çok Cameron Diaz'a takılmış. Daha yüksek çözünürlüklü resimler için buraya tıklayın

Kaybedilen iddia bana bir fikir verdi. Filmlerde denk geldiğim pikap gözüken sahneleri bir araya toplamaya karar verdim. Eğer sizinde gözünüze çarpan filmler varsa isterseniz Stereo Mecmuası Forumlarında Filmler başlığı altında ayırdığımız bölüme ekleyebilir veya isterseniz bana direkt mail atarak bu bölümümüzün gelişmesine yardım edebilirsiniz.

Ufak bir not filmdeki ilgili sahneyi mesajınıza eklemeyi unutmayın. Print Screen (PRT SC) tuşunu kullanarak filmlerden kolayca resim alabilirsiniz.

Blog Action Day 2009: İklim Değişikliği Konusu




Bu sene ilk kez Stereo Mecmuası olarak toplu bir hareketin parçası olmaya karar verdik. Hareketin ismi Blog Action Day. Mantık çok basit ve etkili Ekim 15 günü tüm dünyadan binlerce site, blog ve benzeri platform o sene ile ilgili belirlenmiş konuda yazı yazıyorlar. Ayrıntılı bilgiyi www.blogactionday.org adresinde bulabilirsiniz. Bu seneki konu iklim değişikliği.

Söyle bir durup düşündüğünüzde iklim değişikliği 20-25 sene önce filmlerde görüp tüylerimizin ülperdiği fantastik/gerilimsel bir ütopya iken 21. yüzyılın başlarında hayatlarımızın “tatsız” bir parçası haline geldi. İklim değişikliğinin en önemli sebebi küresel ısınma. Bilimsel verilere göre 20. yüzyılda küresel sıcaklık yaklaşık “1” derece arttı. Bu “1” derece belki gözünüzde önemli ve etkili bir rakam değil ancak sıcaklığın artması ile buzulların erimesi sonucunda deniz seviyesinde endişe verici bir yükselme görülüyor. Bu konuda çalışmalar yapan Uluslararası İklim Değişikliği Paneli gibi kuruluşların öngörü raporları bile endişeleri arttıran cinsten. Ülkemizdeki sıcaklık önümüzdeki yıllarda 4 ila 5 derece arasında artış gösterecek. Bu artış ülkemizdeki su kaynaklarının azalmasına, kuraklığa ve daha fazla doğal afete yol açacak. Geçtiğimiz senelerde ülke çapında yaşadığımız ve büyük şehirlerimizde de etkili olan susuzluk, ülkemizin tarım üretiminin düşmesi, son birkaç senedir artan ve şiddeti ülkemizdeki kötü kentleşme ile daha da öldürücü hale gelen seller, su baskınları ve diğer doğal afetler geleceğin sadece basit ama insanı düşündüren ipuçları. Kömür ve benzin gibi fosil yakıtların kullanımı, ülkemizdeki plansız ve çarpık sanayileşme, bir türlü kontrol altına alamadığımız dengesiz nüfus artışı, bazen devlet eliyle, bazen piknik keyfi uğruna, bazen dikkatsizlikten, bazen kasıtlı olarak yokedilen ormanlar ve onlarca faktör bireysel olarak hepimizin dünyamıza ve ülkemize verdiği zararlardan sadece birkaç tanesi. Sonuç olarak geleceğimizi yokediyoruz ne yazık ki.

İklim değişikliği ile savaşın başlangıcı bireysel bilinçlenme ile başlıyor. Özellikle çocuklarımızı çevreye dost yetiştirmek ülkemizin geleceği için çok önemli. Evimizdeki klozetlerin sifon ayarlarını düşürmek, enerji tasarrufu yapmak için yeni nesil ampüller kullanmak, ulaşım için arabamızı kullanmak yerine eğer yaşadığımız şehirde var ise metroyu kullanmak günlük yaşantımızda kolaylıkla yapabileceğimiz şeyler. Sitemizin okuyucularının büyük bir kısmını oluşturan odyofil ve videofiller için bile yapabileceğimiz birçok şey var,
  • Müzik ve ev sineması sistemlerimizi kullanmadığımız zaman stand-by konumuna geçirmek yerine kapatmak.
  • Uzaktan kumandalarımız ve diğer teknolojik oyuncaklarımızda kullandığımız pilleri günlük çöplerimizin içerisine atmayıp özel atık kutularına atmak.
  • Özellikle teknolojiyi yakından takip ederek sıklıkla ürün değiştiren okuyucularımızın çevre duyarlılığına sahip daha az enerji tüketen cihazları tercih etmeleri.
  • Hem bütçemizi sarsmayacak hemde akustik olarak daha iyi sonuç verecek mekanlarımıza uygun ses sistemleri almak. Bunu bir örnekle açıklayayım 20-25 metrekarelik bir dinleme odasına asla kullanamayacağınız 400W’lık bir ampli almak yerine daha düşük güçlü bir ampli almak bile mantıklı düşündüğünüzde çevreci bir yaklaşım olarak nitelendirilebilir.
  • Akşam yapacağımız dinleti için sistemi sabahtan ısınması için açmak yerine eve gelmeden yeterli süre önce elektrik akışını sağlayabilecek zaman ayarlı elektrik sistemleri kullanmak.

Bu konuda sizlerinde aklına farklı fikirler geliyorsa lütfen aşağıdaki yorum bölümüne yazınız. Sonuç olarak hepimiz bu dünyanın bir parçasıyız, o daha kötüye gittiğinde bizim yaşamlarımızda ona paralel şekilde kötüleşecektir.

Hifi Sitelerine Ne Oluyor?



Son günlerde hatta son altı aydır Türkiye'deki hifi konulu ticari firma siteleri dahil olmak üzere, forum, blog, satış sitesi ve her türden dijital platform için tatsız durumlar var. Neredeyse tüm sitelerde anormal bir düşme söz konusu. Alexa üzerinden takip ettiğimiz tüm veriler bu düşüşü doğruluyor. İstatistikleri bir kenara bırakırsak hifi dünyamızın en hareketli alanları olan alım satım siteleri ve forumlardaki gözle görülür durağanlık bile rakamlarla uğraşmadan durumun vehametini gözler önüne seriyor. Stereo Mecmuası forumları dahil tüm forumlarda konu açma ve mesaj yazma sıklığı azalırken, genel ziyaretçi sayılarında yüzlerce olarak ifade edilebilecek düşmeler gözleniyor. Son arama trend raporlarımızda bir önceki seneye göre temel hifi kavramlarının aranma sıklığı bile anormal düşüşü gösteriyor. Bu durumun ters olduğu iki şehir var; Eskişehir ve Kocaeli. Sadece bu iki kent yaşayan hifi meraklıları internet gezintilerini arttırarak devam ettiriyorlar.

Alexa istatistiklerinde de benzer bir durum söz konusu. Türk hifi siteleri (ticari veya değil) yüzlerce ve binlerce sıra birden düşmüş durumdalar. Tabii ki Stereo Mecmuasında da benzer bir durum sözkonusu. Bir önceki aya göre 150.000 sıra birden düşmüş durumdayız. Ancak bu bize özgü bir durum değil, sektör genelinde durum daha da vahim. Not olarak tüm siteler arasında -genel forum siteleri hariç- liderliğimiz açık ara sürmekte. Tabii normal insanlar olsaydık bununla böbülenir, lideriz, en büyüğüz diye atar tutardık. Ancak görünen durum en azından web siteleri için pek parlak değil. Ne olduğunu iyi anlamalıyız.



Geçtiğimiz yaz ayları boyunca özellikle ev sineması, LCD ve OLED gibi televizyon teknolojileri konusunda yaşanan internet trafiği artışı son bir ayda oldukça azalmış görünüyor. Özellikle Anadolu'nun güney ve doğusundaki sanayileşmiş kentlerde görünen hızlı trafik son bir aydır oldukça durağanlaşmış durumda. Yaz sonu fiyatlarda düşme beklentisi sebebi ile satınalmaya yönelik bir trafik olarak düşündüğümüz artış hem fiyatlardaki beklenen düşmelerin olmaması hemde okul açılışı ile artacağı düşünülen ekonomik hareketliliğin beklentilere cevap vermemesi sonucunda düşme eğilimine bırakmış durumda. Bu sektörde en büyük trafik artışı medya tank olarak isimlendirilen cihazlar ve markaları çevresinde yoğunlaşmış gözükmekte.



Eski trafiğin nereye doğru kaydığını gözlemlemek amacı ile genel müzik trendlerine baktığımızda yine ciddi bir düşüş ile karşı karşıyayız. Yazın son aylarından itibaren genel olarak tüm Türkiye'de bir miktar trafik düşüşü yaşanıyor. Son bir kaç haftada ise düşüşün hızı artmış durumda. Normalde geçen sene okulların açıldığı dönemde bu trendin tam tersini görüyorduk. Bunun sebebi beklenen bir çok albümün çıkışının gecikmesi olarak gösterilse de genel anlamda müzik konusunda da bir düşme söz konusu.



Müzik piyasasında ise caz, klasik ve blues gibi daha az dinleyici kitlesine sahip türlerin genel anlamda düşüş eğiliminden etkilenmedikleri görülüyor. Bu dinleyici kitlesi ne olursa olsun geçen seneki internet trafiğine yakın değerlerde arama yapmış. Pop dinleyicilerinin internet hareketliliği ise yaz sonu olması itibarı ile düşüşe geçmiş durumda. Rock müzik içinde benzer bir durum söz konusu. İnternet trafiğinde en yüksek artışı sağlayan müzik türü ise Rap. Görünen o ki yıl sonuna doğru eğer beklenen albümler çıkarsa rap müziğine ilgi geçen seneki değerler ile eşitlenecek gibi.

Bu durumu önümüzdeki ay boyunca gözlemlemeye devam edeceğiz. Hifi ve ev sineması sistemlerine meraklı insanların müzik ve benzeri konulara yönelmediği analizlerden belli oluyor. Anlayabildiğimiz kadarı ile göreceli olarak daha ucuz ve az harcama gerektiren fotoğrafçılık gibi ikincil hobiler hifinin önüne geçmiş olabilir. Bu sene yaz bitmiş olmasına rağmen fotoğrafçılık ve bu konuyla ilgili alt başlıklarda genel trafik artıyor.

Bu gözlemleri neden yazdım. Stereo Mecmuası'nın başarısındaki sır rakamların dilinde saklı diye hep söylüyorum. Rakamları nasıl okuyacağımız ve ne konulara ağırlık vermemiz gerektiği konusunda ilk kez böylesine belirsiz bir dönem yaşıyoruz iki senelik süreçte. Bu durumu paylaşmamın bir diğer sebebi ise kullanıcıların görüşlerini alabilmek. Hifi platformlarımızı tekrar canlandırmak için neler yapabiliriz galiba hepimizin düşünmesi gerekli.