Hi-fi Dünyasında İlginç Yatırımlar!



Hi-fi dünyasındaki satın almalar tam gaz devam ediyor. Bazı Uzakdoğulu finansman kuruluşları ve yatırım ajansları tüm dünyada tanınan ve ilgi gören firmaları satın alıyor. Bunlardan en dikkat çekeni IAG biliyorsunuz. Son yıllarda hızla büyüyen topluluk ilerleyen dönemlerde yine sürprizler yapabilir. Bunun yanında bazı büyük üreticilerin satışı ile ilgili görüşmelerinde devam ettiğini duyuyoruz. Eğer olursa bir satış var ki, ciddi bir bomba. Eğer gerçek olursa hi-fi pazarında daha ilgi çekici gelişmeler yaşanması mümkün...

Bazı yatırım gruplarının önemli satın almalar yaptığından bahsettm. Bunlardan en ilgi çekeni Fine Sounds SpA. Bu firma aslında Quadrivio adındaki İtalya kökenli bir yatırım grubunun parçası. İlginç alanlarda fonlamalar ve yatırımlar yapan grup, hi-fi alanında Fine Sounds adıyla bazı operasyonlar yapıyor. Yatırım yaptıkları alan hi-fi gibi tüm dünyada kullanıcı sayısı noktasında önemli yoğunluğa sahip olmayan bir alan. Ancak bazı dedikodular Uzakdoğulu fonların bu yatırımları yapmasının arkasında önümüzdeki on yıl içerisinde pazarın şimdikinden daha fazla büyüyeceği beklentisi var. Bu beklenti pek hayal gibi gözükmüyor. 5 yıldır tüm dünyada yaşanan ekonomik krizlerin etkisiyle pazar daralırken, Uzakdoğu'da önemli bir büyüme var. Bu büyümenin en önemli ekseni Avrupa markalar. Bir çok Uzakdoğu firmasının ürettiği referans kabul edilen ürünlerin Uzakdoğu payları azalırken bazı Avrupa markalarına aşırı talep var.

Dikkat ederseniz son yıllarda bazı Uzakdoğu markaları yönlerini Avrupa'ya çevirdi. Fiyat indirimleri ile desteklenen bu strateji başarılı olmuş gibi görünüyor olsa da, Avrupa pazarı daraldıkça bu firmaların işlerinin zorlaşacağını söylemek mümkün. Son yıllarda özellikle Güneydoğu Asyalı ara dağıtımcı firmalar yüksek indirimlerle Avrupa ve Amerika'ya ürünler gönderiyorlar. Bu durum Avrupa'daki fiyat dengelerini de bozmuş durumda. Tabii ki bu bahsedilen dengeler çok üst sınıf ürünler için geçerli. Bu yüzden pazarın büyük çoğunluğunu oluşturan giriş seviyesi ve orta gelir düzeyi bu gelişmelerden olumlu etkilenmiyor.

Fine Sounds son dönemlerde Sonus Faber'i de satın alarak dikkat çekmişti. Bu ilginç yatırım grubu Amerika'lıların meşhur Audio Research markasını satın aldığında Amerika pazarı bayağı sarsılmıştı. Hemen arkasında Wadia Digital'i satın alarak yine dikkatleri üzerine toplayan Fine Sounds'un Uzakdoğu'da büyük meraklı kitleleri tarafından dikkat çeken firmaları satın almasıyle gelişen pazarın önemli oyuncularından bir tanesi olmasının yolunu açmıştı. Ayrıca Wadia, son yıllarda Apple ürünleri etrafında dönen aksesuar ve yan ürün pazarında önemli bir oyuncu. Bu açıdan hi-fi firmalarının bu pazara açılma stratejilerinde dikkat çekici bir örnek.

Fine Sounds, amplifikatör ve dijital kaynak alanında yaptığı yatırımları hoparlör ile tamamlayınca, analog alanında da bazı yatırımların olacağı konuşuluyordu. Ancak firma ilginç bir strateji ile Amerika'nın önemli dağıtım kanallarından bir tanesi olan Sumiko'yu tamamen satın aldı. Satın alma sonucunda Fine Sounds, hedef pazarlarından bir tanesi olan Amerika'da bir anda en kuvvetli gruplardan bir tanesi haline geldi. Bu satınalma ile Sumiko firması, Sonus Faber, Audio Research ve Wadia'nın Kuzey Amerika dağıtıcısı oldu. Firma ayrıca geçmişten beri subwoofer üreticisi REL, pikap üreticisi Pro-Ject ve SME, pikap iğnesi üreticisi Sumiko Phono Cartridges ve plak temizleyici üreten Okki Nokki'nin temsilciliğini yapıyor. Bu anlaşmalar devam edecek hatta REL'in dağıtımının tüm dünyada Fine Sounds kanalıyla yapılması konusunda el sıkışılmış bile. İlerleyen aylarda bu markalardan bir veya bir kaçı yeni bir satın almanın konusu olabilir. Hatta bazı gelişmeler var.

Amerika pazarının yanında, Uzakdoğu pazarında da dağıtım konusunda önemli operasyonlar yapan Fine Sounds, bir çok ülkede Sonus Faber markasını kullanıyor. Marka imajını kullanarak yapılan pazarlama faaliyetleri sonucunda geçen sene için 30 milyon Dolar kardan bahsediliyor. Firmanın Audio Research için yaptığı yatırımı düşünürsek, zarar yerine kar etmiş olması pazarın büyüklüğünün bir göstergesi.

Bu satın almaların sonu gelecek gibi gözükmüyor. Tüm dünya hi-fi pazarını etkileyen gelişmelerin yanında daha küçük ölçekli ülkeler ekseninde yeni oluşumlarda söz konusu. Aslında Türkiye'de de benzer bir devinim yaşanıyor ancak ülkemizdeki devinim, belirli bir stratejiden çok, rakip firmaların ticaret alanına girmek, ticaretini baltalamak veya geçmişten gelen bazı çekişmelerin sonucu olarak yaşanıyor. Belki bunlar ilk bakışta sizlere pek mantıklı gelmeyebilir ancak ticaretin sert kurallarında bu durum gayet anlaşılabilir. Tek sorun belirli bir stratejiden uzak hamleler ile Türkiye pazarını domine etme potansiyeli olan markalar pazardan silinip gidiyor ve ikinci el pazarındaki dengesizlik firmaların hareket alanlarını daraltıyor. Ancak sessiz sedasız iyi markaları toplayan ve belirli bir strateji çerçevesinde hareket eden firmalarda var. Bence gelecek 4-5 yıl içerisinde koşullar ve hareket tarzları değişmez ise, ülkemizde az marka taşıyan ancak finansal ve pazarlama açısından kuvvetli firmaların güçlendiği ve yönlendirdiği bir pazar karşımıza çıkacak.

Hiç yorum yok :