Braun Fetişi


Avrupa'lı bir abimiz Braun fetişizmini bambaşka bir boyuta getirip firmanın 1970'lerde hatta daha öncesinde ürettiği her modelden birer tane alıp evini müze haline getirmiş. Aslında yukarıda fotoğrafa bakınca Braun tasarım anlayışının  neden bu kadar çok sevildiğini anlayabilmek mümkün. Her üründe benzer dokunuşlar ve basitlik. Kıskandım valla...

The Adventures of Tintin


Internet ve dolayısıyla bir şekilde insanlık tarihini arşivleyen en önemli yapı olan archive.org sitesinde Tintin çizgi romanları farklı formatlarda meraklılara sunulmakta. Kişisel olarak da katkı da bulunduğum bu sitede yer alan Tintin arşivinin adresine buraya tıklayıp gidebilirsiniz.

Tabii ki yeni nesiller için tabletler, telefonlar ve bilgisayarlardan kitap, çizgi roman okumak cazip olsa da, ülkemizde de oldukça makul fiyat etiketleri ile satılan çizgi romanları edinmekte fayda görüyorum.

İğneye Dİkkat Edin Plaklarınızı Mahvetmeyin!


1960'lardan bir reklam ama hangi iğne üreticisinin onu bilemiyorum. 60 saat müzik dinledikten sonra iğnenizi değiştirin plaklarınıza zarar vermeyin diyor reklamda. Düşünsenize günümüzde de durumun böyle olduğunu. 5.000 Dolar verip referans bir iğne satın alıyorsunuz, 60 saat sonra değiştirmeniz gerekiyor. Kabus gibi...

Seagram's Reklamı


Yukarıdaki Seagram's reklamını ben daha eski zannediyordum ancak meğerse 2000'li yıllardan imiş. Seagram's Kanada kökenli bir şirketmiş ve cin ile tanınıyormuş. Benim pek bu tarz içeceklerle alakam olmadığı için cahilim bu konuda. Viski ve rakı dediğinizde olay tabii ki değişir. Ancak konsept güzel :) Arkadaki DJ amca sayesinde bloğun geneline uygun hale gelmiş.

OM/ONE Hoparlör


OM/ONE Hoparlör dünyanın ilk havalarda uçuşan hoparlörüymüş. OM Audio tarafından 179 Dolar'a satılan bu hoparlör tahmin edebileceğiniz üzere Bluetooth 4.0 teknolojisi ile çalışıyor. İçerisindeki dahili pil ile 15 saat kesintisiz müzik dinlenebileceğini söyleyen firma ürünün modern tasarımının altını bolca çizmiş. Şaka bir yana fena da gözükmüyor hani...

Nasıl çalıştığına dair video aşağıda.

Akıllı Saat Mı İstiyorsun, Al Sana Saat


Akıllı Saat Mı İstiyorsun, Al Sana Saat başlığını pek sevdim. Bu aralar Apple'ından Motorola'sına, Samsung'undan Sony'sine tüm büyük üreticiler akıllı saatler ile kafayı bozup ortaya saçma sapan ürünler çıkartıp bir de utanmadan reklamını yapıyorlar. Burada Motorola'nın hakkını yemeyeyim yalnız en güzide tasarım onların saatinde daha doğrusu akıllı saatinde. Avrupalı bir kardeşimiz bu işlere kafayı takmış ve kendi akıllı saatini üretmiş. Saati ve dakikayı gösterebilen bu akıllı saat, yağmur suyu dahil her türlü ıslak ortamdan nefret ediyor.

Büyük firmalar herşeyi millete satabiliyor bende yapabilir miyim diyen kardeşimiz bayağı sipariş almış. Kardeşimizi ticari başarısı için kutluyor satın alanlara da Allah Acil şifa versin demek istiyorum.

Animasyonlu Albüm Kapakları: The Weeknd - House of Balloons


House of Balloons, Kanadalı The Weeknd tarafından kaydedilmiş bir şarkı. R&B, soul with trip-hop ve dream pop tone tarzındaki şarkı bayağı ses getirmiş ve kapağını gördüğünüz haliyle single şeklinde yayınlanmış. Albümünün yeniden yapılmış hareketli halini yukarıda, aşağıda ise orijinal kapağı görebilirsiniz…

OMA Ironic


Oswalds Mill Audio veya kısaca OMA benim gerçekten hastası olduğum bir firma. Adamlar gerçekten ruh hastası tasarımlar yapabilme konusunda bambaşka bir kabiliyete sahipler. Ironic adını verdikleri hoparlör sistemi bu ruh hastası tasarım anlayışının tüm izlerini taşıyor. Aşağıda nasıl yapıldığı ile alakalı bir video var. Nasıl çalar bilmem ama çok farklı gözüküyor.

Lego Plak Kapakları: Iron Maiden Trooper EP


The Trooper, Iron Maiden'ın Piece of Mind albümünde yeralan ve Steve Harris tarafından yazılmış bir şarkıdır. Şarkı plak ve kaset formatlarında albümün B tarafının ilk şarkısıdır. Aynı zamanda albümden çıkan ikinci single'dır. Single olarak 20 Haziran 1983 tarihinde yayımlanmıştır. İngiltere listelerinde 12 numaraya kadar yükselmiştir. The Trooper Alfred Lord Tennyson'ın 1854 yılında Kırım Savaşı sırasında gerçekleşen Balıklava Muharebesi'ni anlatan Hafif Süvari Alayının Hücumu - Charge of The Light Brigade adlı şiirinden esinlenilerek yazılmıştır. Iron Maiden konserlerinin vazgeçilmez parçalarındandır. Konserlerde şarkının girişinde vokalist Bruce Dickinson genellikle bir Birleşik Krallık bayrağı sallar. Kaynak Wikipedia


Plak Çalsın Hop Hop Oynayalım :)


Şu 1970'lerin dergi reklamlarına bayılıyorum. Müzik hayatın gerçek bir parçasıydı herhalde o yıllarda. Bu tarz reklamlara çok denk geliyorum. Bu bir pikap üreticisinin reklamı ancak Lasus diye bir marka hiç duymadım. Fransızların Tepaz markasının reklamlarına benziyor ama emin olmadım...

All You Need Is Vinyl


All You Need Is Vinyl serisi bir çizer arkadaşımızın duvarları süslemesi için yaptığı bir illüstrayon serisi. Bunların hemen her memleket ismi yazanı var ancak tahmin edebileceğiniz üzere tabii ki Türkiye versiyonu yok. Fiyatları makul mantıklı sayılır bir kaç tanesini alıp mutfağa asabiliriz aslında.

Bak Ne Güzel Sİstem Olmuş!


Oh Oh bakın bu güzel bir manzara işte! Tahmin edebileceğiniz üzere yine bir taşınabilir pikap güzel bir raf sistemi. Pek şık gözüküyor. Elin ecnebisi bu tarz pikapları 100 Dolar civarlarında alabiliyorken biz aval aval bakıyoruz. Ortamı Led Zeppelin plakları ile tamamlayan bu kardeşimizin gözlerinden öpüp, "aferin" demekten başka yapabilecek bir şey yok...

Nasıl Yapılır: McIntosh Fabrikası



McIntosh Laboratory, 1949 yılında Frank McIntosh tarafından kuruldu. Frank McIntosh, çeşitli radyo ve televizyonlar için tasarım danışmanı olarak çalışırken, müşterileri için kuvvetli ve az distorsiyon üreten amplilere ihtiyaç duydu. Bunun üzerine Gordon Gow ile birlikte çalışmaya başladı ve ilk tasarımlara başladılar. 1960′lara gelindiğinde firma çok sayıda patent almış ve hifi ürün geliştirme konusunda Amerika’nın lider firmalarından bir tanesi olmuştu. 1970′lerin sonlarında Frank McIntosh emekli oldu ve en eski çalışanı Gordon Gow firmanın patronu oldu. McIntosh 1970′lerde MC 2300 ve MC 2500 güç amplileri ile bir efsane haline gelmişti. Bu serilerin devam ürünleri 1990′lara kadar ortalığı kasıp kavurmaya devam etti. 90′ların başında McIntosh Japonlar tarafından satın alındı. Bunun sebebi Japonların McIntosh ürünlerine büyük ilgi göstermesi ve özellikle erken dönem lambalı amplilerin hala pazar payı olmasıydı.

Firmanın yeni sahibi Clarion, McIntosh markalı ev sineması sistemleri ve araba müzik sistemleri konusuna girdi. Arkasından 2003 yılında Japon D&M Holding markayı satın aldı ve en son 2012 yılında İtalyan yatırım grubu Fine Sounds SpA, markanın yeni sahibi oldu. McIntosh markası zaman içerisindeki yolculuğunda bazı diğer markalar gibi vizyonunu kaybetmedi. Üretimi ve tasarımı her zaman Amerika’da yapılmaya devam etti ve ürünlerini bağımsız olarak üretmeye devam ettiler. Discovery Chanel'da yayınlanan How It's Made programında McIntosh Fabrikası konu ediliyor. İyi seyirler...

Kenwood Reklamı


Günümüzde Kenwood denilince aklınıza geliyor? Şahsen benim çeşitli zincir mağazalarda satılan küçük ev aletleri geliyor. Eskinden ise Kenwood büyük Japon üreticiler arasında sayılır iyi müzik sistemleri üretirdi. Hatta benim gençliğimde çok ilginç müzik setleri vardı. Daha eski yıllarda ise diğer büyük Japon üreticiler ile kapışabilecek kalitede harika ürünler üretmişlerdi. Yukarıdaki reklam 1980'lerden Fransa'dan..

Bu tarz reklamları hatırlar mısınız bilmem?

Şu makasla işaretli yeri kesip gönderdiğinizde genelde katalog gönderirlerdi.

Çanta Pikaplar


Amerika'da geçtiğimiz senelerde başlayıp tüm dünyayı etkisi altına alan taşınabilir pikap modası dur durak bilmiyor. Bu modaya ülkemizdeki saçma sapan fiyatlardan dolayı bizler daha katılabilmiş değiliz ancak yukarıdaki fotoğrafı çeken arkadaşımız olayın biraz tadını kaçırıp evini çanta müzesi haline getirmiş. Aslında laf aramızda fena da durmuyor hani :)

Dışavurumcu RCA Reklamı


Vallahi yukarıdaki illüstrasyonu nereden bulduğum muamma. Ancak harika bir çizim. Tahminen RCA tarafından kullanılmış çünkü bu tarz reklamları hep RCA kullanırdı. Sanırım bana delisi olduğum Dışavurumcu Alman Sinemasını hatırlattığı için hemen bloğuma aldım.

Tanrıçalarda Plak Dinler!


Güzel bir illüstrasyon. Bir abimiz eski Yunan tanrıçasının eline tutuşturmuş plağı koymuş tapınağın önüne. Pek güzel olmuş...

TDK SA 100


TDK SA 100 yada tam koduyla TDK SA-100 IEC II/TYPE II High Bias kasetler. Bunlar gerçekten çok kaliteli kasetlerdi. Ancak bu serinin en kaliteli olanları SA-X modelleriydi. Zamanında elimden geçtiğini hatırlıyorum. Böyle kasetlere en sevdiğimiz albüm veya şarkıları kaydederdik en gözde kasetimiz olurdu. Arada sırada eBay gibi sitelerde düşük fiyatlara denk gelince almamak için kendimi zor tutuyorum.

Braun SK 6


Braun firmasının harika SK6'sı. 1960'larda üretilen bu cihazlar tabii ki Dieter Rams tasarımı. Minimal çizgiler ile tasarım muhteşem. Bu cihazlar günümüzde tasarım meraklılarının peşinden koşturduğu hatta kovaladığı ürünler haline geldi. Ah bende bir gün şöyle basit bir sisteme sahip olsam ya...

Nordmende Spectra Futura 1968


Nordmende hepimizin çocukluğunda tanıdığı markalardan biriydi. Ben direkt olarak ilk televizyonlarını hatırlıyorum. Garip tasarımlı bakalit radyoları da vardı. Yukarıdaki harika tasarım firmanın 1968 yılında pazara sunduğu Spectra Futura serisinden radyo ampli kombinasyonu yani kısacası receiver. Renkler filan harika ya...

Lego Plak Kapakları: Beatles - Please Please Me


Please Please Me, İngiliz The Beatles grubunun 1963 yılında piyasaya sürdükleri ilk resmi albümleri. Albüm 10 saatten az bir süre içerisinde meşhur Abbey Road stüdyolarında canlı olarak kaydedilmiştir. Albüm kapağı için George Martin Londra Hayvanat bahçesinde çekim yapmak istese de Zoological Scociety Of London bunu kabul etmemiştir ve albüm kapağı fotoğrafı Angus McBean tarafından EMI Londra idari binası içindeki merdiven boşluğunda çekilmiştir.

The Curse of Venus Aversa Türkiye'de!


THE CURSE OF VENUS AVERSA
Dani Filth / Kurt Amacker
(80 sayfa - İngilizce )
Hikaye : Dani Filth / Kurt Amacker İllüstrasyon : Monty Borror Kapak : Jamie Huntley

Çizgi roman yazarı Kurt Amacker'ın kickstarter projesi, Cradle of Filth'in ilk çizgi romanı The Curse of Venus Aversa , Viktorya döneminde sevgilisi Gabrielle'in öldürülmesinden sonra Lord Daniel Impudicus'un gölgelerde geçen hikayesini konu alıyor.

Satın almak ve detaylı bilgi için: Figuratif

Lego Speaker


Çinli kardeşlerimiz ürün üretmek konusunda çok iddialı. Adı sanı belli olmayan bir Çin firması yukarıdaki hoparlör sistemini üretmiş. Bluettoth teknolojisi verine klasik 3.5mm bağlantı ile müzik çalan ürün dahili pili ile inanırsanız 20 saat civarında kesintisiz müzik çalabiliyormuş ama 2 saat dinleyebilirseniz öpün başınıza koyun derim ben. Ses kalitesi firmaın iddiasına göre -sizin de tahmin edebileceğiniz üzere- muhteşemmiş. 50 Dolar'ın altındaki fiyatı ile dosta güven düşmana korku veren ürün her türlü ucuz Ç,n malı ürünü satın alabileceğiniz internet sitelerinde emrinize amade!

Regency Hifi


Regency dediğinizde benim ilk aklıma gelen oteller. Ancak çoook eskiden Regency bayağı bilinen bir hifi markasıymış. Yukarıdaki reklam muhtemelen 1950'lerden. Yukarıda görünen konsolun içerisine firmanın o dönemlerde ürettiği bileşenleri seçip bir sistem oluşturabiliyorsunuz tabii ki hemen herşey mono. Lambalı ampli, hoparlör ve plakçalardan oluşan bir set o dönemlerde 250 Dolar'ın altına mal oluyormuş.

KonstruKt & Joe McPhee - Babylon;The First Meeting Of Istanbul



KonstruKt & Joe McPhee - Babylon "The First Meeting Of Istanbul"
Roaratorio Records LP

 KonstruKt ve Joe McPhee'nin İstanbul Babylon'da verdiği konserin plak kaydı yayınlandı. Bizzat dinlediğim bir konserin kaydını bir de plaktan dinlemek bayağı değişik bir olay olacak benim için. Bu konser ile alakalı izlenimlerimi sizlerle ayrıntılı ama "à la Hakan tarzı" paylaşmaya çalışmıştım. Bu kez plak ile alakalı izlenimlerimi paylaşmaya çalışacağım.

 İlk önce Joe McPhee hakkında bir kaç satır yazalım.1939 doğumlu müzisyen, saksafon ailesinin tüm üyeleri ile beraber neredeyse hemen her üflemeliyi çalabilen bir müzisyen olarak tanınıyor. Kariyerindeki ilk albüm 1967 yılında Clifford Thornton'un "Freedom and Unity." Aslında 32 gibi geç bir yaşta müzik dünyasının içerisine giriyor McPhee. Burada bizzat kendisinden dinlediğim bir hikayeyi aktarmaya çalışayım. Bir gün daha müzik piyasasında ismi geçmez iken, otel odasında saksafon çalarken kapı çalınır ve kapıda Ornette Coleman belirir. Çok iyi çaldığını söyler ve herhangi bir toplulukta çalıp çalmadığını sorar ve hikaye başlar. Joe McPhee ile konser öncesinde kuliste uzun uzun sohbet ederken Ornette Coleman'dan hep büyük bir saygı ile bahsetti.

Zaten başta Ornette Coleman olmak üzere John Coltrane, Albert Ayler gibi isimler onun müziğe başlamasında önemli birer figür. 1970'lerde bir çok Amerikalı free-jazz müzisyeninin kariyerinde gördüğümüz üzere Avrupa macerasına başlar. Werner Uehlinger'in meşhur "hat Hut Records" firması McPhee'nin müziğine özel bir önem verir ve çok sayıda albümünü basar. McPhee'de İsviçre'li firmaya bir nevi danışmanlık yapar. Özellikle 90'lı yıllarda Ken Vandermark, Peter Brötzmann, Evan Parker, Mats Gustafsson, Jeb Bishop, The Thing, Clifton Hyde, Jérôme Bourdellon, Raymond Boni ve Joe Giardullo gibi Avrupalı isimlerle plaklar yapar.



Göreceli ilerlemiş yaşına rağmen konserlerde yine fırtına gibi esen müzisyenin örneğin Albert Ayler'i anmak için William Parker, Warren Smith ve Roy Campbell ile 2009 yılında çaldıkları "Live At The Dynamo" konser kaydına bakmak yeterlidir. "Music Is The Healing Force Of The Universe" şarkısındaki sololara bir kulak vermek yetip artacaktır. Tabii benim gibi şanslı kişilerden iseniz İstanbul Babylon'da bizzat bu durumu tespit etmiş olmak ayrıca bir mutluluk..

KonstruKt konserde hemen her zaman ki kadrosu ile çalmıştı. Bir farklılık olarak "Moog Theremin" kulaklarımıza bir yenilik olarak çarpıyor. Konserle ilgili yazımda "KonstruKt bu konserde yeni elektronik oyuncaklar ile donanmış şekilde çıktı sahneye" demiştim. McPhee müzikte özellikle elektroniklerin işin içerisine girmesinden hiç şikayetçi olmadığı gibi destekliyormuş diyerek bir de not düşmüştüm. Hal böyle olunca ortaya ilginç bir sound çıkmıştı. Bakalım plağa nasıl yansımış. Albümde Joe McPhee'yi tenor saksofon ve cep trompetinde, Korhan Futacı'yı tenor ve alto saksafon, zaman zaman vokal ve gitar ve Moog Theremin'de, Umut Çağlar'ı micromoog, elektrikli organ ve gitarda, Özün Usta'yı baslarda ve kurada, Korhan Argüden'i ise davullarda dinleyeceğiz.



Gelelim konserin plak baskına, ilk önce şarkı listesi;

Side A 
Flyswatter (10:32) 
Simple Questions / Complex Answers (11:10) 

Side B 
Involution (12:20)
Tek’e (10:27)

Albümün açılış parçasında yukarıda bahsettiğim yeni oyuncağım sesleri ile kozmik bir başlangıç yapıyoruz.Şarkılar ile ayrıntılı yorumlara girmeyeceğim ancak B yüzünün son şarkısı olan "Tek’e"yi mutlaka dinlemeniz lazım. Anadolu'dan esintiler ile evrensel müziğin çok güzel bir buluşması olan bu şarkı üzerindeki soloların yanında şarkının melodi yapısı ve gelişimi kendi müzik zevkim açısından harika bir şarkı diyebilirim. Konser sırasında bu kadar ayrıntılı şekilde yorumlama şansım olmamıştı haliyle ancak dikkatlice dinleyip şarkıyı irdeledikçe ayrı tatlar bulmak mümkün. Albüm boyunca Joe McPhee'nin az ve öz sololarını duyacaksınız, özellikle on iki dakikaya yaklaşan "Involution" şarkısına özellikle dikkat!

Roaratorio tarafından basılan plak içerisinden dijital kopyasına da erişim sağlanabiliyor. Son derece sade tasarlanan plağın baskı kalitesi ortalamanın azıcık üzerinde ancak müzik yine birinci sınıf! Şarkı sonlarındaki alkışlarda benimde katkımın olduğunu bilmek ve canlı seyrettiğim bir konserin kaydını plaktan dinlemek ayrıca bir keyif oldu.

Plağı nerelerden satın alabileceğinize dair not, en kısa zamanda aşağıdaki yorum kutucuğuna eklenecektir...

Walkman


Yukarıdaki manzarayı hatırlayanlar çoktur okuyucularım arasında. Yabancı dergilerde büyük zincir mağazaların bu tarz reklamları olurdu. Bir çok elektronik cihaz seçeneği fiyatları ile eklenir ve bizlerde Türkiye'den ağzımızın suyu akarak bakardık. Bu kadar çeşidi bu fiyatlarla bizim memlekette bulmak imkansız gibi bir şeydi. Yurt dışına gidenlerden dilenirdik. Benim ilk Walkman'im Philips markaydı ve kaseti ileri çevirme tuşu varken geri tuşu yoktu mesela. Dur bakayım stoklarda bir yerlerden çıkacak mı acaba?

Wurlitzer Zodiac


Wurlitzer'den daha modern tasarımlı Zodiac isimli Jukebox'larının reklamı. Yıllarını tam bilemiyorum ancak dokümanlara bakınca bu modeller 1970'li yılların başlarında üretilmişler. Günümüzde biraz sorunlu oldukları söyleniyor, anladığım kadarı ile plak değiştirmeyle alakalı sıkıntı yaşanıyormuş.Valla evimin bir köşesinde bir tanesi dursa hayır demem doğrusu...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...