Filmlerde Pikaplar ve Plaklar; Mad Man



Mad Men, Matthew Weiner tarafından senaryolaştırılan Amerikan televizyon dizisi. Yapımcılığı Lionsgate Television tarafından üstlenilen dizi, ABD ve Kanada'da ilk gösteriminin ardından dünyanın bir çok ülkesinden talep görmüş. Sanırım ülkemizde de gösteriliyor(muş) 2013 yılı itibarı ile dizinin beşinci sezonu devam ediyor. Dizinin ana konusu Amerika'Nın New York şehrinde Sterling Cooper isminde kurgusal bir reklam şirketinde yaşananları yansıtan dizi, 1960'lar Amerikası'nda geçmektedir. Dizide üst düzey reklam şirketi yöneticisi Don Draper ve hayatındaki insanlar konu edilmektedir. Ayrıca 1960'lar Amerikası'ndan günümüze meydana gelen sosyal değişiklikler gözler önüne serilmektedir. Yukarıda Don Draper'i plak dinlerken görüyorsunuz. Hatta şarkıyı da söyleyeyim, Beatles'ın Revolver albümünden Never Knows’

Disket Sürücüden Neler Yapılabilir?


Eski bir  Apple 5.25" disket sürücüden ne yapılabilir. Sanırım hiç bir şey! Disketler artık tarih oldular. Amerika'dan Jeff Kobi diye bir vatandaş, meşhur Sonic Impact T-Amp'i parçalara ayırıp, disket sürücü kutusunun içerisine monte etmiş. Zamanında Tripath TA2024B yongaseti ile donatılmış bu T sınıfı ampliler 30 dolara satılıyordu. Sanırım böylesine bir proje için gözden çıkartılabilir bir tutar. Disket sürücünün mandalı açma/kapama düğmesi, sağ taraftaki ışık ise güç göstergesi olarak değerlendirilmiş. Orijinalde bulunmayan tek şey, sağ alttaki ses kontrolü. Eh onsuz da olmuyor...

Electro-Voice Georgian



Günümüzde daha çok profesyonel pazarda ve özellikle büyük seslendirme sistemlerinde gördüğümüz Electro-Voice veya tanıdık ismiyle EV çok çok uzun yıllar önce hifi pazarında da önemli bir oyuncuydu. Ben şu an firmanın çok eski horn tiz sürücülerini kullanıyorum mesela. Neyse konumuz Electro-Voice'un Klipsch lisansıyla ürettiği Klipschorn tasarımlı hoparlörleri. Tasarımları gerçekten müthiş. Şimdilik sadece afişini buldum. Kendisini bulur bulmaz eklerim sayfalarıma...

Jamaicalı Seyyar Plakçı



1970'lerin Jamaica'ından seyyar plakçı. Demek ki sadece Türkiye'de değil dünyanın bir yanında varmış seyyar plak satıcıları. Hoş bizdekiler kaset satıyordu ama olsun. Of bunlarda nasıl kafa buluyordur insanlar. Jamaica deyince insanın aklına hemen bulutlu kafalar geliyor; i want to get high so high :)

Orbit Turntable



Kickstarter projelerinden sık sık bahsediyoruz sizlere. Bu projeler çok geniş kitlelere ulaşabiliyor. Örneğin sizlere şimdi anlatacağım proje, sanki ortalıkta hiç pikap üreticisi yokmuş gibi başarıya ulaşan bir proje oldu. Üreticilerin bir şekilde farklı platformları da kullanması gerektiğinin bir kanıtı bence. Belki benzer bir durum Türkiye'de de vardır. Araştırmak ve incelemek lazım. Pikap projesinin ismi, Orbit Turntable ve U-Turn Audio isminde gencecik tasarımcılardan oluşan bir firma tarafından üretilecek. Tasarımcılar 60.000 Dolarlık bir yatırım için arayıştayken 230.000 Doların üzerinde bir yatırım aldılar. Pikap çok özellikli bir pikap değil tabii ki. Unipivot bir kola, MDF üzerine farklı renkler ve desenler uygulanabilir bir şasiye sahip. En ucuz modeli 150 Dolardan satılacak.

Yukarıdaki edisyon, ressam Abby Kaiser tarafından elde boyanmış ve donanımı biraz daha farklı. Fiyat ise 500 Dolar.

Williamson Amplifikatör





1930′larda ortaya çıkan Push Pull mimari 1947′de D T N Williamson tarafından mükemmelleştirilince, daha fazla güç elde etmenin kapıları da açılmış oldu. Williamson, İngiliz Wireless World dergisi tarafından yayınlanan makalesinde o döneme kadar görülmüş en mükemmel push pull ampli tasarımına imza atmakla kalmıyor, yepyeni bir dönemin başlangıç noktasını da oluşturuyordu. Aslen KT66 için tasarlanan mimari daha sonra farklı lambalara da uyarlanarak tam bir çılgınlık halini alır. Özellikle anglo-sakson dünyada birbiri ardına yayınlanan dergiler ile ses sistemleri dünyasının asla olmadığı kadar gelişmesini sağlar. Bir örneği...

Masaki Ashizawai Kondo'yu Anlatıyor (İngilizce Altyazı Eklendi)



Bakın baştan söyleyeyim yukarıdaki video Japonca ve hiçbirimiz bir şey anlamayacağız. Ancak videodaki görüntüler çok hoş. Kondo'nun şu an başındaki kişi olan Masaki Ashizawai firmayı ve ürünlerini anlatıyor. Bunu yaparken neredeyse tüm Kondo ürünlerini görebilmek mümkün. Zaten 5 dakika civarında sürüyor. Bir göz atın boş zamanınızda :)

Güncelleme videonun İngilizce alt yazılısı bulundu ve aşağıya eklendi.... 

Ne Severim Eski Radyoları



Haydi bakalım hayırlısı. Adım adım eski lambalı radyolar genç yaşlardaki kitlelerin ilgisini çekmeye başladı. Bu sürecin sonunda ne olacağını hepimiz biliyoruz. Tabii ki fiyatlar artacak. Bir çok sitede özellikle de fotoğrafçılık ile alakalı sitelerde yukarıdaki tarzda fotoğraf hatta illüstrasyonlara denk gelmek mümkün. Yukarıdaki fotoğrafla bayağı oynanmış ama sonuç eğlenceli gözüküyor.

Ürkünç Kardan Adam



Scary Snowman'i tanıyan var mıdır bilmem. Ben uzun zamandır takip ediyorum. Olay aslında bir kardan adam kostümü giyen bir arkadaşın yoldan gelip geçenleri korkutmasına dayanıyor. Sanırım bu sıralar dördüncü senesinde arkadaşlar. Bayağı komik işler olabildiği gibi arada sırada şaka yapan adamların dayağı yedikleri de oluyor. Amcalar Amerikalı ve farklı yerlerde bu korkutma işini yapıyorlar. Yukarıdaki video Rhode Island'ta bilindik bir sokakta çekilmiş. Zannedersem üniversite sayesine çevrede bayağı genç olması sebebi ile bu sokağı seçmişler. Neyse konuyu uzatmayayım. Videonun yaklaşık 1. dakikasında korkan arkadaşlar Türkçe saydırıyorlar. Dünyanın ne kadar küçüldüğüne bir kanıt. Belki ilgilenen olur diyerek yazayım dedim. Sizce Türkiye'de bu şaka yapılsa neler olur...

Hiç Görmediğim Bir TDK Kaset



Seneler boyu elimden hemen her tip boş kaset geçmişti ama TDK'nın bu modeline hiç rastlamadım. Muhtemelen alüminyumdan üretilen bu formu daha önce daha önce gördüğümü de hatırlamıyorum. TDK markasının üst model kasetleri ile her zaman başarılı sonuçlar alınırdı ama ülkemizde fiyatları çok pahalıydı. Bu modeli hatırlayan var mı acaba okucularımızdan?

Müslüm Gürses'in Ardından Birkaç Satır



Müslüm Gürses'i de kaybettik. Kendisi ile tanışmam yine üniversite yıllarında İzmir'de sanayi sitesinde çalıştığım yıllarda olmuştu. O dönemleri bloğumda bir kaç kere anlatmaya çalıştım. Kaset satıcılarının seyyar arabalarda bangır bangır müzik çalarak ortalarda gezindiği bu garip ortamda Müslüm Gürses'in gerçekten fanatik bir dinleyicisi vardı. O dönemlerde işyerimizde bir çırağımız vardı. Esmer bir çocuktu, adını hatırlamıyorum. Gözleri felfecir okurdu, zeki bir velet idi. İki ismi çok severdi Ferdi ve Müslüm. Çalışarak biriktirdiği paralar ile albümlerini satın alır, naif bir şekilde koleksiyon yapardı. O yıllarda çok sert müzik dinliyordum ve ne yalan söyleyeyim bu akımları pek sevmezdim. Ama bir gerçeğin içerisinde yaşadığımı biliyordum, bu insanlar duygularına tercüman olması için o burun kıvrılan müzisyenleri seçmişler. Onları kendilerine yakın hissediyorlardı. Bu çocukların hiçbirisi iyi bir okulda okumamışlardı, küçücük yaşlarında insanın ruhunu körelten sanayi sitelerinde çalışmaya başlamışlardı. Onların duygularına örneğin Iron Maiden hitap etmezdi, zaten ne anlattıklarını da anlamazlardı. Onların ruhlarına hitap eden Orhan idi, Ferdi idi, Müslüm idi.

Yazık çocukcağız biriktirdiği paralarla aldığı kasetleri Hakan abisine beğendirmek için uğraşırdı. Oturur dinlerdim bende. Ne yapayım. Heves etmiş. Ama hafızamda pek azı kalmıştı dinlediklerimin  ta ki askere kadar.

Azer Bülbül'ün vefatının ardından yazdığım yazıda olduğu gibi hafızam askerde yenilendi. Bir ortam ki, herkes bu tarz müziği dinliyor, bende dinliyorum yapacak bir şey yok. Zaman zaman adamlar bazı konularda haklı diyorum. Adam haklı Beyler durumu :) Gerçekten yerel sorunlardan bahsediyorlar, başlık parası, yokluk vesaire.

Zaman geçiyor Müslüm Gürses tarzını değiştiriyor. Murathan Mungan ile kesişen yolları Gürses''i bambaşka bir dinleyici kitlesi ile tanıştırıyor. Bu bir değişim süreci. Kızan oluyor, bağrına basan da. Ama herkes bir şeyi gayet iyi biliyor. Geçmişteki gibi geniş arabesk dinleyicisi kitleleri yok artık. Sanayi sitelerinde ter döken zamane gençleri artık Orhan, Müslüm, Ferdi dinlemiyor. DJ Tiesto, Paul van Dyk, Armin van Buuren dinliyorlar. Toplum 20 sene içerisinde batılılaşmayı başarmış. Güler misin, ağlar mısın...

Müzik dünyasında varolabilmenin, belki de vefatına kadar sevdiği işi yapmayı yani şarkı söylemeyi başarmış bir insan Müslüm Gürses. Sevelim veya sevmeyelim, müzik dünyamızın önemli bir figürü vefat etti. Allah rahmet eylesin.

Plaklı Kumaşlar veya Kumaş Üzerinde Plaklar



Bu aralar vintage, retro ve pop art desenleri pek bir moda biliyorsunuz. Her türden kumaş bulabilmek mümkün. Perdeler, yatak takımları (nevresim deniyor galiba) yemek servisleri yani kumaştan ne üretiliyorsa binbirt çeşit desen bulabilmek mümkün. Tabii bir de işin kaplama kumaşları var. Bu kumaşlar ile evinizde varolan mobilyaların yüzlerini değiştiriyorsunuz ve açıkçası pek pahalı değiller. Bir sitede bu kumaşlardan plaklı olan bir tanesi denk geldi. Uygulanmış hali yukarıda. Hiç fena gözükmüyor değil mi?

Criterion Tüplü Amplifikatörler



Geçmişten bugüne amplifikatör fiyatları nereden nerelere gelmiş:) Criterion benim daha önce duymadığım bir üretici. Araştırdığım kadarı ile küçük bir firma hatta kendisini laboratuvar olarak nitelendiriyor. O dönemlerde gelenek olduğu üzere ampliler 2 şekilde satılıyor. Kit halinde ve fabrikada montajlanmış şekilde. Kit şeklinde satılan amplilerin tüm parçaları size paket içerisinde geliyor ve adım adım siz birleştiriyorsunuz. Günümüzde Amerikalı Bottlehead ve Japon Sun Audio gibi firmalar bu geleneği devam ettiriyorlar. Tabii ki daha fazla para verip sizin yerine montajlanmış halini de satın alabiliyorsunuz. Günümüzdeki firmalarda da aynı seçenek taibi ki var.

Hoparlör Anıtı



Almanya'da yapılan bu çalışma bir açık hava enstalasyonu. Fransızcadan çevirisi yerleşim ama nedense dilimizde pek kullanılmıyor. Serginin konusu, amacı veya hedefi konusunda bir fikrim yok muhtemelen rastgele ortaya çıkmış bir çalışma. Hoparlörlerin bir çoğu eski müzik setlerinden çıkmış muhtemelen ancak bazı tanıdık dostları da görebilmek mümkün. Serginin amacı neydi acaba?

C Tipi Triyod Tüp Üretimi



Youtube mahlası Glasslinger olan bir meraklı C tipi olarak tanımlanan triyod tüplerin üretimi ile alakalı bir video yayınlamış. Yukarıdaki video neredeyse 1 saat civarında sürüyor ve ne yazık ki İngilizce. Ancak bu uzun video aynı zamanda triyod tüplerin üretim süreçleri ve özellikleri ile alakalı güzel bilgiler içeriyor. C tipi tüpler ilk kez Captain H. Round tarafından British Marconi Co. için 1913 yılında tasarlanmış. Yüksek frekanslarda yüksek gain sağlayan bu tüp zaman içerisinde unutulmuş. Glasslinger video'da da anlayacağınız gibi bugün bu tüpleri üretebilen ender insanlardan bir tanesi. Keyifli seyirler...

Plak Duvarı



Hollanda'da eski bir duvar üzerine yapılan reklam çalışması. Aslında bu reklamın Music On Vinyl (MOV) firmasının işi olabileceğini düşündüm ilk bakışta. Biliyorsunuz firmanın buna çok benzeyen bir duvar kağıdı vardır web sitesinde. Neyse kimin ise, kimin! Sonuçta harika bir fikir. Hoş böyle bir çalışmayı ülkemizde yapsanız neler olabileceğini hepimiz tahmin edebiliyoruz. İlla ki futbol taraftarlarının karşı takıma yazdığı bol küfürlü sloganlar, saçma sapan bir sürü afiş ve her türden absürtlüğü en geç bir hafta içerisinde görürdük bu çalışmanın üzerinde. Nasıl bir memlekette yaşıyoruz yahu...

Seyyar Plak Satıcısı



Bundan uzun seneler önce İzmir'de I. Sanayi Sitesinde çalışırken seyyar kaset satıcılarını hatırlıyorum. Bu amcalar dönemin moda arabesk, taverna ve fantezi adı verilen müziklerini son ses çalarak ortalıkta dolaşan ve dolayısıyla işin ticaretini yapan amcalardı. O dönemlerin neredeyse tüm önde gelen isimlerini bu amcalar sayesinde tanıdım. Acıların kadını Bergen, evlerinin önü boyalı direk şarkıyı kesip haydi sahneye diyen piyanist şantör Arif Susam'ı, insanların uğruna kendi vücutlarına tercihen kollarına faça attıkları Müslüm Babayı o dönemlerde tanıdım. Bu amcalar saatlerce dükkanın önünde dururlardı ve çaldıkları kasetlerin sonu gelmezdi. Tabii ben o dönemlerde Iron Maiden dinleyen bir genç idim. Anlayacağınız durum fena bir kavram karmaşası.

Neyse bizdeki seyyar kaset satan amcalar gibi Amerika'da da seyyar plak satan amcalar varmış zamanında. Yukarıdaki fotoğrafı görünce ilk aklıma gelen şey, bizim akset satan amcalar olunca konu uzadı işte...

Uzun Günler



Valla plak dinlemenin hayatımdaki önemi en az çizgiyle bu kadar güzel anlatılabilirdi sanırım. Çizim Lane Nelson tarafından yapılmış bir blog sitesinde denk geldim ve hemen ekledim tabii ki bloğuma :)

Filmlerde Pikaplar ve Plaklar; An Education



An Education, 2009 yapımı bir film. Film bir Amerikan-İngiliz ortak yapımı sayılabilir. İngiliz gazeteci Lynn Barber'ın anılarına dayandırılan film 2009 yılında en iyi görüntü ve en iyi aktrist alanlarında Oscar Ödüllerine aday gösterilmişti. Filmin konusu meşhur Oxford üniversitesine giren genç bir kız ile pek dürüst olmayan bir erkek ile ilişkilerini anlatıyor. Arkadaşımız kızı tabii ki harika restoranlara, güzel partilere götürerek kandırıyor. Ancak kızcağız sonunda gerçekleri anlamaya başlıyor. Daha fazlasını anlatmayayım filmin keyfi kaçmasın. Daha çok çiftlerin birlikte izleyebilecekleri bir film. Yukarıda filmden bir enstantane görüyorsunuz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...