Ya Şundadır Ya Bunda...

Teneke Hoparlörler



Teneke kullanılarak neler yapılabilir konusunu irdeleyen Amerikalı bir grup çatlak "The Can" adını verdikleri bir projeyi ortaya çıkartmışlar. Amaç teneke kullanılarak üretilecek bir hoparlör tasarlamak. Tasarım şu an bayağı ilerlemiş durumda ve seri üretim için para toplanıyor. Monkey Wrench isimli bir tasarım topluluğunun başını çektiği bu ekip bir kaç farklı hoparlör tasarlamış durumda. Yukarıda iki farklı teneke hoparlör var. Sağdaki direkt olarak mini-jack ile kullanılırken solda bulunan ise gücünü USB'den alan daha büyük bir hoparlör. Şimdi sıkı durum, projenin bağışçılarının isimleri hoparlörlerin altına eklenecek bir panele yazılacak ve panel altın kaplı olacak. Bu ne perhiz ne lahana turşusu diye bir deyim vardır ya. Söylemek için tam yeri...

DJ Kediler


Bir DJ setinin başına kediler gelirse ne olacaktır diye düşünenler için yukarıdaki animasyon geliyor. Haylaz ufaklıklar bayağı eğleniyorlar gibi görünüyor ancak pikaplar ve özellikle plakların halini düşünemiyorum bile. Geçenlerde bir sitede denk geldim bu animasyonlara. Gif formatında hazırlanmış ve plaklar  ile kediler arasındaki ilişkileri anlatan çeşitli animasyonlar buldum. Sonrasında siteyi tekrar ziyaret etmek istediğimde site kaybolmuştu. O an için bilgisayarıma kaydettiklerimi önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşırım...

Tivoli CD Çalar


Sizlere ayın başlarında Tivoli sistemlerin yükseldiğinden neredeyse trend olduğundan burada bahsetmiştim. Tivoli son yıllarda çeşitli CD çalarlar da üretmiş. Bundan haberim yoktu. Giriş seviyesi bazı sistemlerde bu ucuz fiyatlı CD çalarlara denk gelebilmeniz mümkün. Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz uzaktan kumanda ünitesinin kredi kartı boyutunda olduğunu düşürseniz cihazın oldukça küçük boyutlu olduğunu görebilirsiniz. Söz konusu Tivoli olunca gerek ahşap gerekse de cihazın ön tarafı için bir çok renk seçeneği de mevcut. Merak ediyorum performanslarını...

IKEA Uppleva



Geçenlerde Stereo Mecmuası web sitesine eklediğimiz bir haber. Kendi bloğuma da eklemek istedim... Ev eğlencesinde yeni bir boyut. IKEA Uppleva ürününü meraklılara sundu. Ürün BluRay çalar, çevresel ses özelliğine sahip stereo hoparlörler, kablosuz subwoofer ünitesi ve yeni moda Smart ile mobilyayı birleştiren ilginç bir tasarıma sahip. İlk adımda Avrupa ülkelerinde pazara sunulacak ürün muhtemelen ekonomik bir fiyat etiketi taşıyacak. Son derece sempatik bir tanıtım videosunu yukarıda seyredebilirsiniz. Dünyada trend yavaş yavaş buraya doğru kayıyor. Bakalım IKEA bu ürünü ülkemize getirecek mi?

Uzaktan kumanda sahnesi son derece eğlenceli... Bu arada müziği merak edenler için; Paul Reeves'ten "Cafe De Paris" şarkısı..

IKEA Brada Notebook Standı Modifikasyonu



Yeni aldığım bir notebook için bir stand'e ihtiyacım vardı. Aslında hazır bir ürün almak istiyordum daha doğrusu notebook soğutucu almak istiyordum ancak aldığım notebook biraz büyük olduğundan uygun bir soğutucu ne yazık ki bulamadım. Piyasadaki en büyük soğutucu bile ne yazık ki ihtiyacımı karşılamıyordu. Bu sıralar bol bol Diablo III oynadığımdan notebook'un biraz ısındığını fark edince kısa vadede bir çözüm üretmem gerekiyordu. Ne yazık ki daha önce modifiye ettiğim Coolermaster soğutucumu da kullanamıyorum.  15.6" notebook'lar için üretilen bu başarılı soğutucu yeni bilgisayarın yanında netbook gibi kalıyor.. Neyse soğutucu çözümünün ucuz olması da gerekliydi. Sanırım bu hafta en geç gelecek hafta içerisinde alüminyum bir soğutucuyu yapacağım. CNC tezgahı kullanarak sanırım bir kaç saatte tam istediğim gibi bir şey üretebilirim.

Bu fikirlerden hareketle IKEA'dan Brada Notebook standı satın aldım. Satış fiyatı 9.95TL olan ürünün yanında evde bulunan iki adet fanı da kullanarak geçici bir stand yapmaya karar verdim.

İlk adımda yukarıda görüldüğü gibi delik açma aparatı kullanarak Brada üzerinde iki adet fan deliği açtım...



IKEA'nın bu ucuz standı plastik olduğu için kesip biçmek çok kolay. Bir dakikadan daha az sürede iki adet deliği gayet düzgün şekilde açtım.. Yukarıda gördüğünüz gibi iki elimde iki tane yuvarlak parça kalıverdi bir anda..



Fan pervanelerinin deliklerini açtıktan sonra fanları yerlerine monte etmek için fan başına ikişer delik açmam gerekti. Vidalara uygun delikleri açmak yine bir dakikadan az sürdü. Deliklerin açılmış halini aşağıda görüyorsunuz...



Şimdi artık montaj bölümüne geçebiliriz. Yaklaşık 20TL tutan malzemelerle işimiz bitti. Şimdi birazcık el becerisi ile modifiye edilmiş Brada'mızı tamamlayalım...


Toplamda 2 büyük dört küçük deliği açtıktan sonra yapmam gereken tek şey fanları yerine monte etmekti. Gayet kolay bir şekilde vidaları takıp fanların montajını tamamladım.



Yaklaşık 10 dakika sonra fanları takılmış bir Brada Notebook stand'imiz var artık. Gönül rahatlığı ile Diablo III oynamaya devam edebilirim...

Animasyonlu Albüm Kapakları: Sex Pistols - Never Mind the Bollocks


Geçtiğimiz haftalarda sizlere burada  Sex Pistols'un meşhur "Never Mind the Bollocks, Here's the Sex Pistols" albümünden bahsetmiştim. O yazıda bol bol bilgi bulabilirsiniz ancak kısa bir özet geçmek gerekirse; albüm 1977 yılında Virgin Records tarafından yayınlandı. Albümde kullanılan dil geniş kitleleri şoke edecek türdendi. Albümdeki bir çok şarkı 1976 yılında resmi olmayan ancak elden ele dolaşan bootleg bir albümde görülmüştür. Meraklılar için bahsettiğim albümün ismi "Spunk". Albüm daha doğrusu albüm öncesi yayın aslında demo kayıtlarından oluşuyor ve 1976-1977 arasında yapılan kayıtları içeriyordu. Albümün elden ele dolaşmaya başlaması "Never Mind the Bollocks"tan hemen önce başlamıştı. Albümünün yeniden yapılmış hareketli halini yukarıda, aşağıda ise orijinal kapağı görebilirsiniz…


Dur Abla Ne Yapıyorsun!


Bu animasyonu görünce içimden "Dur Abla Ne Yapıyorsun" demek geldi. Sanırım bu görüntüler eski bir filme ait. Tabii filmi hatırlayanlar varsa aşağıdaki yorum kutusuna ismini yazabilirler. Daha önce bulduğum animasyonlara göz atmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz...

TEAC Horn Hoparlörler



TEAC horn hoparlörleri olduğunu biliyor muydunuz? Vallahi ben bilmiyordum. TEAC, Alman hoparlör üreticisi Avantgarde Acoustics ile işbirliğine giderek kendisi için 3 adet hoparlör tasarlatmış. Daha doğrusu var olan hoparlörler üzerinde özel bir geliştirme çalışması yapılmış. G2 olarak kodlanan hoparlörlerin en ucuzu 28.000 en pahalısı ise 40.000 Dolar karşılığı Japon yenine satılan hoparlörler sadece Japonya pazarında satılıyor. Yazılan çizilenlere göre TEAC'ın yaptığı dokunuşlar hoparlörü çok başarılı hale getirmiş ve büyük ihtimalle dünyanın kalan pazarlarında da satışa sunulabilirmiş.

Hem Dinlerim Hem Efkarlanırım


Plak Animasyonu sayısını arttırmaya devam ediyorum. Yakında bunları yeni bir bölüm haline getirmek gerekecek sanırım. Tüm listeye ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Diablo 3 Molası



Bugün Diablo 3 çıkıyor. Sanırım önümüzdeki 4-5 gün boyunca cehennemin derinliklerinde iblis kovalıyor olacağım. Bu sene bloğumu Haziran başında tatile sokmayı planlıyorum. Önümüzdeki 10-15 gün boyunca banttan yayın yapacağım. Bu süre zarfında işlerimi tamamlayıp bol bol Diablo 3 oynayacağım sanırım. Battle.net Avrupa server'larında sanırım bol bol karşılaşırız. Bakalım neler yaptı Blizzard tasarımcıları....

Beklediğim Karakter; Vijjk Doktor



Bir arkadaşım göndermiş. Bayağı güldüm. Bu tarz reklamlar bence çok başarılı oluyor. Teknosa tarafından hazırlanan reklam Diablo III öncesinde bilgisayarım oyunu kaldırır mı sorusundan hareket etmiş. Filmdeki teyzeler çok komik. Özellikle en sondaki beyaz saçı teyzenin Witch Doctor telaffuzunda yaşadığı sıkıntı çok hoş olmuş. Oyuna şaka maka çok az kaldı. Heyecan dorukta...

Tivoli Müzik Sistemi



Son zamanlarda bir çok meraklının Tivoli cihazları ile oluşturduğu mini sistemleri çok fazla görmeye başladım. Özellikle Amerikan hifi forumlarında bu tam anlamı ile bir trend haline geldi. Herkesin ortak görüş belirttiği nokta ise ses kalitesi. Çok ilginç. Aslında sistemler bilindik Tivoli cihazları temelinde kuruluyor. Örneğin yukarıda sol tarafta görmeye alıştığımız radyo/ampli ünitesi var. Bu üniteye ekstradan satılan hoparlörler ekleniyor. Bu üniteyi daha doğrusu hoparlörü sağ tarafta görebilirsiniz. Normalde radyo/ampli ünitesi mono yapıda bu hoparlörleri ekleyince stereo ses elde etmek mümkün. Sisteme eklenen son cihaz ise CD çalar ki, fiyatına göre mükemmel olduğu yorumlarına çokça rastlamanız mümkün.

Bu arada ülkemizde Tivoli nereden alınır?

Filmlerde Pikaplar ve Plaklar: James Bond?



Bloğumda arada sırada güncellediğim bir bölüm var; Filmlerde Pikaplar ve PlaklarYukarıdaki sahne bir James Bond filminden. Hayal meyal hatırlıyorum ama filmin ismini bir türlü çıkartamadım. Hatırlayan varsa lütfen aşağıdaki yorum bölümüne bir not bırakırsa çok sevinirim.

Amatörler İçin Western Electric Tüpler


Biliyorsunuzdur, 1940'larda günümüzdeki gibi büyük hi-fi firmaları yoktu. Hemen her meraklı kendi imkanları ile kendisine müzik dinlemek için cihazlar yapmaya çalışıyordu. Zaten günümüzün firmalarının bir kısmı bu dönemlerde ortaya çıkmıştır. Elinden bu tarz işler gelen meraklılar zaman içerisinde yerel bir üne kavuşuyordu. Bunun en önemli sebebi herkesin elinden bu işlerin gelmemesiydi. Yukarıda 1940'lara ait bir Western Electric reklamı var. Amatörler için tüpleri tanıtan bir reklam. Dikkat ederseniz 300B'nin bir nevi atası diyebileceğimiz 300A tüpler var ilanda. Yani bayağı eski. Dikkatinizi bir şey çekti mi? Fiyatlara dikkatlice bakın. Bugün bir WE 300A tübün fiyatını araştırın ve o dönemlerdeki satış fiyatı olan 9.75 Dolar ile kıyaslayın... Gördüğünüz gibi hifi dünyası nereden nereye gelmiş...

Trombon Dock Sistemi



Bu son dönemlerde denk geldiğim en eğlenceli ürünlerden bir tanesi. Christopher Locke tarafından tasarlanıp her biri elde üretilen yukarıdaki iPod/iPhone dock sistemi hiç güç gerektirmeden çalışıyor. Trompeti bir nevi horn hoparlör olarak kullanan tasarım 400 DOlar fiyat etiketine sahip. Tasarımcı eğer istiyorsanız sizin göndereceğiniz nefesli enstrümanları da kullanabiliyor(muş) Aşağıdaki videoda ses performansı ve işleyiş konusunda bir miktar fikir sahibi olabilirseniz. Çok eğlenceli...

Sex Pistols - Never Mind the Bollocks, Here's the Sex Pistols LP



Never Mind the Bollocks, Here's the Sex Pistols (veya kısaca Never Mind the Bollocks) ilginç bir şekilde Sex Pistols'ın ilk ve tek stüdyo albümüdür. Hem müzikseveler, hem eleştirmenler hemde müzik tarihçileri açısından albümün müziğe etkisi hatta müzik tarihini değiştiren albümlerden bir tanesi olduğu genel olarak kabul görür. Bende bir müziksever olarak albümün müzik tarihine etkisini önemseyenlerdenim. Sonuçta dünya müziğinde yepyeni bir akımın başlamasına vesile olmuştur. Bu arada bu albüm kesinlikle ilk punk albümü değildir ancak en büyük etkiyi yapan albüm olduğu muhakkaktır.Zaten albüm en taraflısından en tarafsızına kadar arşivinizde olması gereken listelerinin en üstlerinde kendisine yer edinir. Tabii ki rock müzik ile ilgilenenler için söylüyorum :)

Albüm 1977 yılında Virgin Records tarafından yayınlandı. Albümde kullanılan dil geniş kitleleri şoke edecek türdendi. Albümdeki bir çok şarkı 1976 yılında resmi olmayan ancak elden ele dolaşan bootleg bir albümde görülmüştür. Meraklılar için bahsettiğim albümün ismi "Spunk". Albüm daha doğrusu albüm öncesi yayın aslında demo kayıtlarından oluşuyor ve 1976-1977 arasında yapılan kayıtları içeriyordu. Albümün elden ele dolaşmaya başlaması "Never Mind the Bollocks"tan hemen önce başlamıştı. İlginç...

"Never Mind the Bollocks, Here's the Sex Pistols" yazdığım gibi Sex Pistols'ın vokalist Johnny Rotten ile yayınladığı tek albüm. Bu albümdeki şarkıları zaman içerisinde bir çok toplama albümde görebilmek mümkün. Hatta bu toplama albümlerin bir kısmı yeni bir albüm gibi bile yayınlanmıştır korsan olarak. Aslında albümün oluşturulması da biraz karmaşık bir durum idi. Albümdeki dört şarkı topluluğun daha önceki 45'liklerinden alınmıştı. Geriye kalan bir çok şarkı ise B-side'lar, deneysel şarkılar ve sorunlu şarkıların yeniden ele alınmasıyla oluşturulmuştu. Tahmin edebileceğiniz gibi Sex Pistols'ın dönemin İngiliz mahkemeleri bol bol problemi oluyordu. Özellikle "God Save the Queen" ve "Anarchy in the UK" daha önce 45'lik olarak yayınlanmış ve ortalık birbirine girmişti. Bu iki şarkının İngiltere'ye ve Kraliçe'ye direkt olarak saldırdığı -ki saldırıyordu- söyleniyor ve topluluğun başı dertten kurtulmuyordu. Aslında bu albüm toplumdan dışlananların haykırışı idi. Son derece sinirli ve kızgın bir albümde... Hatta bugün için dahi bayağı sinirli bir albümdür...

Topluluğun albümü tamamlarken iyi müzik yapmak gibi bir sıkıntısı yoktur. Vokaller bambaşka bir kafa ile -ayrıntısına giremiyorum- yapılmış, gitardan davula kadar hatalarla doludur. Zaten albümün geniş kitlelere ulaşmasının sebebi budur. Albüm samimidir...

Albümün şarkı listesini vermeden önce bir küçük ayrıntıdan bahsedeyim. Albümün 11 şarkılık ve 12 şarkılık 2 ayrı versiyonu var. Farklılık "Bodies" isimli şarkı. Albümün farklı ülkelerde farklı versiyonları yayınlanmıştı hatta kapakta da bazı farklılıklar vardır. Liste şu şekilde;

A Yüzü
"Holidays in the Sun" – 3:22 *
"Liar" – 2:41
"No Feelings" – 2:56
"God Save the Queen" – 3:20
"Problems" – 4:11


B Yüzü
"Seventeen" – 2:02
"Anarchy in the U.K." – 3:32
"Bodies" – 3:03 *
"Pretty Vacant" – 3:18
"New York" – 3:07
"EMI" – 3:10

Albüm 2007 yılında yani albümün 30. yılı dolayısıyla Virgin Records tarafından tekrar yayınlandı. 180 gram basılan plak içerisinde ek olarak 45'lik olarak "Submission" eklenmişti. Aynı yıl günümzde orijinal baskıları inanılmaz fiyatlara satılan "Anarchy in the UK", "God Save the Queen", "Pretty Vacant" ve "Holidays in the Sun", 7" 45'lik plak formatında basıldı. Ancak günümüzde bu 45'likleri bulmak mümkün değil. Tıpkı orijinal baskılar gibi yeni baskılarda tükenmiş ve büyük tutarlara el değiştiriyor.

Bu arada albümün 180gram plak baskısından da, farklı bir şey beklemeyin. Son derece içten, kızgın bir albüm ve son derece kötü bir kayıt.

Tembo Trunks



Taşınabilir müzik çalarların popüler hale gelmesi ile birbirinden ilginç ürünler ortalıkta görünür hale geldi. Nedense elektrik kullanmadan sesi yükseltebilen farklı hoparlörlere talep oluştu. Birbiri ardına ilginç tasarımlara rastlamak mümkün. Yukarıdaki tasarımın ismi Tembo Trunks ve Scott Norrie tarafından tasarlanmış. Norrie'nin iddiasına göre bu hoparlörler standart kulaklıkların üç katı ses verebiliyor. Ürün suda dahi kullanılabiliyor. Fiyatı 40 Doların altında. Kullanmak için şarjda dahil hiçbir ek enerjiye ihtiyacınız yok. Meraklısına...

Teppaz Pikaplar



Bloğumda denk geldikçe çocuklara yönelik üretilmiş pikaplara yer veriliyor. Bir kaç örneğe buradan veya buradan ulaşabilirsiniz. Yukarıdaki reklam afişi Teppaz isimli Fransız pikap üreticisinin. Bu üretici hifi açısından önemli bir pikap üretmemiş olmamasına rağmen taşınabilir pikapları ile popüler olmuş. Dönemin moda renkleri ile tüketicilere sunulan ürünlerin farklı hoparlör yapıları fiyatlarındaki farklılığı ortaya çıkartıyor. Bu arada fiyatlara baktığınızda muhtemelen "eskiden Fransız Frank'ı" vardı diyeceksiniz...

İzmir Boyoz Festivali



Bugün ailecek boyoz festivalindeyiz. Festivalin tanıtımı şu şekilde; İzmir’in değeri Boyoz, Müzelerde sergilenmeyen, resmi literature girmeyen, hakettiği değeri alamayan Boyoz; geleneksel hale getirmeyi düşündüğümüz bu festivalle hakettiği değeri alacaktır. Amacımız Boyoz’u markalaştırmaktır. Boyoz önemlidir, çünkü İzmir insanının kahvaltıdaki acaba ne yesem sorusuna her daim cevaptır. Boyoz önemlidir, çünkü İzmir kadını için rejimleri unutturan,rujunu bozma uğruna karnını doyurandır. Sadece kahvaltıda değil gece yarısı eğlence sonrasında da İzmir’linin keyfidir Boyoz… Amacımız İzmir’in değeri Boyoz’u ve Gevreği İzmir ruhuna yakışır şekilde bir festival dönüştürmek.

Herkse şimdiden afiyet olsun...

Garrard Model 210



BLoğumda genelde Garrard dediğimde 301 veya 401 modellerini ekliyorum. Tabii 301 ve 401 modellerine öylesine güzel modifikasyon ve restorasyon çalışmaları yapılıyor ki, hayran kalmamak mümkün değil. Bir kaç harika örneğe buraya veya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ancak bu modellerden çok önce İngiliz firmanın Model 210 gibi modelleri meraklıların hayallerini süslüyordu. Yukarıdaki reklam ne kadar güzel görünüyor değil mi? Bu arada bu modele şaşırtıcı şekilde bit pazarlarında rastlayabilmeniz mümkündür.

17. İzmir Kitap Fuarı



TÜYAP ile Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği İzmir Fuarında düzenlenen 17. İzmir Kitap Fuarını bu sene de ziyaret ettim. Aslında fuar 22 Nisan 2012 Pazar akşamı sona erdi. Verilen resmi kayıtlara göre bu sene fuarı 332 bin meraklı ziyaret etmiş. Benim gördüğüm kadarı ile ilgi oldukça yoğundu. Genç, yaşlı bir çok insanın ellerinde kitap poşetleri vardı yine. Bu sene fuarda yine derli toplu bir yerleşim yapılmıştı ve en önemlisi önemli indirimler vardı Bende bayağı kitap aldım. Bu sene yazı biraz geç kaldı ama yine de fuarı düzenleyenleri tebrik etmek lazım. İnşallah seneye daha da iyi olur…

Bugünün Anlam ve Önemine İstinaden



Bugünün anlam ve önemine istinaden bir şarkı eklemek istedim bloğuma. İtalyan progresif rock devi Area'dan L'Internazionale. BU çok bilindik melodiyi albümlerinde hiç yayınlamamış olsalar da, neredeyse tüm konser kayıtlarında hatta nadir bootleg'lerinde bile bulabilirsiniz. Sanırım ilk olarak 1976 yılında yayınlanan Are(A)zione konser albümünde görüldü bu melodiler. Bu arada 1979 yılında İtalyan Cramps şirketinden yayınlana 1976 konser kayıtlarını da okuyucularıma tavsiye ederim. Demetrio Stratos, Paolo Tofani, Patrizio Fariselli, Steve Lacy ve Paul Lytton gibi çok acayip konuk müzisyenler var. Video son derece kötü ama yapacak bir şey yok!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...