Ereshkigal Üzerinde Farklı Bir Tat


Stereo Mecmuası'nın yeni sayıısnın hazırlıkları devam ediyor. Yeni sayının konuklarından bir tanesi yukarıdaki fotoğrafta açıkça görülebiliyor. Ereshkigal'in üzerine de pek yakıştı doğrusu...

Best Buy Türkiye Pazarından Çekiliyor


Geçtiğimiz aylarda Best Buy ziyaretimle alakalı izlenimleri yazmıştım ve bazı tehlikelerden bahsetmiştim. Bu dönemlerde firmanın gelişim süreci devam ediyordu ve Best Buy bir süre sonra Ankara mağazasını açtı. Teknoloji marketlerde çok büyük bir rekabet olduğunu biliyoruz. Bu rekabette ön plana çıkan araç -Türkiye için- öncelikle fiyat. Arkasından çalışanlar, mağazanın yapısı, hizmet kalitesi gibi onlarca faktör sayılabilir. Tabii ki, hizmet kalitesinin ön plana çıktığını iddia eden anlayışlarda var ancak Türkiye pazarında bu anlayışla çıkılan maceraların başarısız olacağı geçmiş örneklerle görüldü.

Best Buy, büyüdükçe pazara güzel bir rekabet rüzgarı getirme potansiyeline sahip idi. Tabii bunun için hızlı şekilde gelişerek satın alma gücünü arttırması gerekiyordu. Olmadı ne yazık ki.. En üzüldüğüm şey, geçmişte birlikte çalıştığım belki ufak tefek bir şeyler öğretme fırsatı bulduğum bir çok genç arkadaşımın yani çalışanların emeklerinin uçup gitmesi. O mağazalar kimbilir ne emeklerle hazırlandı, raflar ne umutlarla dolduruldu. Açılış öncesinde kimbilir kaç gece çalışması yapıldı. Tüm bu yorgunluklar mağazacılığın kaderidir ancak mağazanın açılış günü gelip ilk müşteriler içeriye girdiğinde her şey unutulur. Yorgunluk bile... Ama bu kadar emekle açılan bir mağazanın kapanması insanda emin olun büyük bir yıkıntı yaratır. Ama her sektörde olduğu gibi bu sektörde de başarı ve başarısızlık hikayelerine bol bol rastlarsınız. Ama gerçek başarı hikayeleri pek azdır. Mağazacılık ne yazık ki işte böyle bir şey...

Trine The Game


Geçtiğimiz günlerde alışveriş yaptığımız bir markette sepet içerisinde aksiyon ürünü olarak bilgisayar oyunları vardı. Seçil Hanıma bir tane bana da bir tane oyun aldık. Ben Trine diye bir oyun almış bulundum. Son zamanlarda oynadığım en keyifli oyun oldu. 5TL'lik fiyatına bakarsam mükemmel bir karar olmuş. Trine atlamalı zıplamalı bir oyun ki bunlara boyun dünyasında platform oyunu deniyor. Oyunun mantığı basit. Bir hırsız, bir büyücü ve bir savaşçıdan oluşan bir takımı yöneterek bölümleri geçmeye çalışıyorsunuz. Oyunun mantığı çok güzel kurgulanmış. Her üç sınıfın kendine has özellikleri var, gerektiği zaman karakterleri değiştirerek bölümleri geçmeye çalışıyorsunuz. Bölümler çok zor değil, belirli bir mantık ile geçmek mümkün. Grafikler çok güzel, insanın içini rahatlatan türden. Oyunun bir diğer güzelliği bir bölüm oynayıp kapatıp aklınıza gelince bir kaç bölüm daha oynayabileceğiniz yapıda olması.


Oyun oynamayı sevip fazla zaman ayırmayı sevmeyenler için zevkli bir oyun. Üreticisinin web sitesinde sistem ihtiyaçlarına ve diğer ayrıntılara göz atabilirsiniz. İlginizi çekerse sizi buraya alalım... Oyun görüntülerini bu web sitesinden aldım ki çok daha fazlası mevcut...

Elektronik Alışverişlerinde Biraz Şans Olacak



HP-Compaq 100EU bilgisayarlarda alakalı yaşadığım sorunu burada yazmıştım. Ürünün anakartı değiştirilerek teslim edildi. Teslim günü bizimkiler çok keyifli. Diğer eve geldim makineyi taktım ve yine aynı arıza. Elektronik konusunda bazen insanın şansı tutmuyor. HP'nin tüketici elektroniği servislerini bilmiyorum ama kurumsal ürünlere bakan servislerinin son derece iyi olduğunu biliyorum. Bir şekilde sorun çözülecek. Yaklaşık 2 senedir HP Pavillion DV6 laptop kullanıyorum son derece memnunum. Benim elimde zavallı laptop normal kullanım ömrününün bir kaç katını geçirmiştir şimdiden ama tık demedi (Maşallah diyeyim) ancak diğer bilgisayarda bir şanssızlıktır gidiyor. Allah'tan elimde bol bol bilgisayar var da kimse makinesiz kalmıyor.

Şubat Sessizliği


2011 yılı hi-fi dünyasına pek hayırlı gelmedi. Normal koşullarda şu günler itibarı ile hala CES fuarında sergilenen ürünleri konuşuyor olmamız lazımdı. İşin ilginç tarafı bu sene bir çok önemli Avrupalı web sitesi CES'e muhabir göndermedi. Bunun yanında dünyada sektörün önde gelen web siteleri ve dergilerinde de özellikle yeni ürünler konusunda bir kısır döngü yaşanıyor. İlerisi için önünü göremeyen bir çok firma bu sene ar-ge faaliyetlerini azaltmış durumda. Geçtiğimiz sene bu durumun tam tersi yaşanıyordu. Firmalar yaşanan durgunluğu "bypass" etmek için devamlı yeni ürünler pazara sürmüşlerdi. Anlaşılan bu sene bu taktiği uygulayan pek fazla firma kalmadı. Hal böyle olunca yeni ürün bültenlerinde çok ciddi bir azalma söz konusu oldu. Bu aralar ortalıklarda çok fazla ürünü olmayıp DIY projeleri bir adım ileriye götürüp firmalaşma yoluna giren çeşitli girişimcilerin ürünlerini görüyoruz. Bu alanda özellikle hoparlör pazarı rakipsiz durumda. Ortalıkta o kadar fazla tek sürücülü hoparlör bülteni var ki, şaşırırsınız. Türkiye'de olmamıza rağmen bizim elimize ulaşan bültenleri onlarla ifade edebiliyorum. Sektörün önemli web sitelerini düşünemiyorum bile.

Ülkemizde de genel bir sessizlik söz konusu. Sessizlikten sıkılan bir çok firma şu an için lojistik hazırlıklara ağırlık vermiş görülüyor. Dünyada olduğu gibi web sitelerini güncelleyen veya yeni baştan tamamen hazırlayan bir çok firma olduğunu biliyorum. Ayrıca son aylarda bir çok temsilcilik bırakılmış veya el değiştirmiş durumda. Bu haberler kulaktan kulağa yayılırken, bazılarında tatsızlıklar da çıktığını duyuyoruz ancak elimize resmi bülten geçmeden bu konularla alakalı haber yapmamaya özen gösteriyoruz.

Forumlar ve web sitelerinde de genel bir sessizlik sözkonusu. Özellikle büyük yabancı forumlarda son aylarda yaprak kımıldamıyor. Türkiye'de pek farklı değil. Ne olup ne bittiği konusunda şimdilik fazla ses çıkmıyor ancak geçen sene pazarda büyük ivme yaratan dijital stream çalarlar ve DAC'lar cephesindeki ateşin sönmesinin olumsuz etkilerinin olduğunu yadsınamaz. Buna karşın DIY dünyasında hareketlilik artmış durumda. Bu seneki DIY festivallerinin (başta Triode Fest) çok keyifli geçeceği şimdiden belli. Bu konuya bilahare el atacağım.
Bakalım ilerleyen haftalarda neler olacak...

Hedefimiz 2 Milyon Plak. Benim Değil Canım...


Goldmine dergisi zaman zaman plaklarla ilgili video haberler yayınlıyor. Bunlardan en beğendiğimi daha önce burada yayınlamıştım. Bu kez ilgimi çeken bir diğer videolarını yayınlıyorum. Bu vdeo'da "Archive of Contemporary Music" plak koleksiyonundan bahsediyorlar. Arkadaşların birincil amacı Amerika'da yayınlanmış her plaktan arşivlerine eklemek. Hatta hızlarını alamamışlar, her plaktan iki adet arşivliyorlar. Video, İngilizce ama anlamasanız bile görüntüler her şeyi anlatıyor.

Şifayı Kaptık Yine :)


Bu aralar acayip bir grip salgını var. Bu seneki salgına keçi gribi sebep olmuş. Onu bunu bilmiyorum da, dün bütün gün yattım, muhtemelen bugünde yatarım. Hatta yarın da.. Aman dikkat edin kendinize, bu seneki girip berbat bir şey!

His Masters Voice Güzeli


Hollandalı fotoğrafçı Peter Kemp'in Musica serisi fotoğraflarından "His Masters Voice" fotoğrafları. Fotoğraflardaki modelin ismi Raffaella Huizinga. Harika fotoğraflar.





Bir Yıldız Daha Kaydı; Gary Moore 1952 - 2011


Bir yıldız daha kaydı. 2011 pek hoş başlamadı. 4 Nisan 1952'de doğan Kuzey Irlandalı gitar ustası Gary Moore, 6 Şubat 2011'de vefat etti.1960'larda başlayan müzik kariyeri boyunca öylesine isimlerle birlikte çalma fırsatı buldu ki.

Okul günlerinde Phil Lynott ve Brian Downey gibi isimlerle çalmaya başlayan Moore'un asıl yükselişi İrlandalı rock topluluğu Thin Lizzy ile çalmasıdır. Bir çok insan Moore'un farklı dönemlerinden bahseder ve sever. Eh bu gayet normal  rock, jazz, blues, country, electric blues, hard rock ve heavy metal el attığı müzik tarzları. Solo kariyerinin yanında B.B. King, Albert King, Colosseum II, Greg Lake ve Skid Row (1) gibi döneminin önemli müzisyenleri ve toplulukları ile harika albümler yapmıştır. Bana sorarsanız en keyifli albümleri Colosseum II albümleri. Colosseum II ilk oluşumun küllerinden yeniden doğmuştu. Biliyorsunuz Moore'un yanında Don Airey, John Mole ve Jon Hiseman topluluğun temel taşları. Göz atmak gerekirse Colosseum II albümleri şunlar;

-Strange New Flesh (1976)

-Electric Savage (1977)

-War Dance (1977)

Moore, Belfast'ta doğmuş. Erken yaşta gitar ile tanışmış. 8 yaşında akustik gitar çalmaya başlayan Moore, 14 yaşında ise ilk elektro gitarını edinmiş. Bu arada Moore aslında solak ama sağ gitarlar daha çok bulunduğundan ve sol gitarlara göre genelde ucuz olduğundan büyük ihtimal sağ gitar çalmaya başlamış. 1968 yılında 16 yaşındayken Dublin'e taşınmış. Bu dönemde Albert King, Elvis Presley ve Beatles plakları dinlerken Jimi Hendrix ve John Mayall's Bluesbreakers'ı canlı seyredince özellikle blues-rock tarzlarına yönelmeye başlamış. Sonrasını zaten hepimiz biliyoruz. Onlarca albüm... Bir çok başarılı performans.

Moore dendiğinde ilk aklımıza gelen şeylerden bir tanesi de, Gibson Les Paul gitarları. İlk kez 1959 yılında Gibson ile tanışan Moore, öldüğü güne kadar ağırlıklı olarak Gibson gitarları kullandı. Yukarıda gördüğünüz gitar Gibson'ın usta gitarist için tasarladığı Gary Moore BFG Signature modeli. Bu arada bir çok kullanıcı Gibson sayfalarında Moore'un ölümünün ardından 1 gün geçmesine rağmen bir başsağlığı mesajı bulunmamasını ciddi şekilde protesto ediyorlar. Buna karşılık müzisyenin kullandığı bir diğer önemli marka olan Marshall daha ilk saatlerde bir başsağlığı yayınlamıştı. (2)

Bir müzisyeni anmanın en iyi yolunun arkasından methiyeler düzmek yerine onun müziğini dinlemek olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden ülkemizde hala çok sevilen Moore'un 1990 yılı albümü "Still Got the Blues"a ismini veren parçanın videosunu eklemek istiyorum.<

Bu albümden benim daha fazla sevdiğim bir parça olan "Oh Pretty Woman"ın videosunu da bonus olarak ekleyeyim. Blues devi Albert King (3) de videoda bizzat görünüyor. Toprağı bol olsun. Müziği ile Gary Moore her zaman anımsayacağız! (1) Bu Skid Row meşhur Amerikalı Glam topluluğu değil. Sadece isim benzerliği :) (2) Bu satırları okuduğunuz sırada bir yazı yayınlandı ancak Moore severlerin tepkisi sanırım bir süre daha devam eder. (3) Albert King (1923 – 1992) B. B. King ve Freddie King ile birlikte üç önemli elektrik blues gitaristen bir tanesi olarak tanınır. Rahmetlinin sol Gibson Flying V gitarının da büyük fanıyım. Genelde hard rock ve heavy metal topluluklarının gözdesi olan bu gitar, Albert King'in eline çok çok yakışıyor.

Yeni Sayı Yolda!


Stereo Mecmuası'nın yeni sayısı yolda. Bayağı kapsamlı bir hifi sayısı geliyor. Hazırlıklar devam ediyor. 10 güne yayınlarız herhalde!

Bir Plak Fuarından


The Philadelphia Record Exchange sırasında çekilmiş bir fotoğraf. Fotoğraf, Flickr'dan FourthFloor nickli kullanıcıya ait.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...