İyi ...Hala Çarpılmamış


COVID-19


Bu aralar dünyanın en önemli sorunu, gündem maddesi, problemi ve korkusu malum COVID-19 yani halk arasındaki tabir ile Vuhan virüsü. Tarihe not düşmek adına bloğuma da bir not düşmek istedim... Nedir derseniz Sağlık Bakanlığı web sitesinden alıntı yaptım;

Yeni Koronavirüs (2019-nCoV), ilk olarak Çin’in Vuhan Eyaleti’nde Aralık ayının sonlarında solunum yolu belirtileri (ateş, öksürük, nefes darlığı) gelişen bir grup hastada yapılan araştırmalar sonucunda 13 Ocak 2020’de tanımlanan bir virüstür. Salgın başlangıçta bu bölgedeki deniz ürünleri ve hayvan pazarında bulunanlarda tespit edilmiştir. Daha sonra insandan insana bulaşarak Vuhan başta olmak üzere Hubei eyaletindeki diğer şehirlere ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin diğer eyaletlerine yayılmıştır.

Arzu edenler için Sağlık Bakanlığı buradaki linkte rehberler, formlar, Sıkça Sorulan Sorular, afiş ve broşürler hazırlamış... Bir göz atabilirsiniz...

Ali'nin Akvaryum Maceraları:Kasaya Giriş



---------------15 Ekim 2019---------------------

Son yaptığımız denemeler ve simulasyonlarda minik Raspberry sistemimizin ihtiyaclarimiza cevap vereceğini görmemizin ardından bugün biraz ciddi sayılabilecek bir kutu içerisine almaya karar verdim.

İlk önce elimde var olan bir kutunun arka tarafını gerekli giriş ve çıkış konektörlerine uygun şekilde kesip biçtim ve konektörleri taktim.


Tüm konektörlerin bağlantılarını yaptım arkasından. Sistemi zaten çalıştırdığımız için oldukça basit bir işlem oldu.


Çalışır durumdaki tüm bileşenlerin yerleşimini yaptık oğlumla. Ayrıca bir sonraki adımda hazırlayacağımız modülleri de monte ettik ancak bağlantılarını yapmadık.

Oğlanın uyku saati geldiği için çalışmalara ara verdik. Yarin ana tankımıza montaj yapacağız inşallah.

Projemizin ilk fazı bittiğine göre bir sonraki adımı geliştireceğiz artık.

Sıradaki adım ise biri boş biri dolu damacana kullanarak akvaryumdan su çekip, eksilen suyu doldurmak olacak. Bunu yaparken sisteme ve akvaryuma bir adet su taşma uyarı sistemi ekleyeceğiz. Böylelikle evde olmadığımız dönemlerde haftada bir su değişimini otomatik olarak yapmayı planlıyoruz.

Bu adımın ardından sisteme var olan kameralarımızdan birisini entegre edip uzaktan durumu kolaçan etme projemiz var.

En son ise yemleme isini uzaktan halletme işimiz var ki sanırım onun zaten hazır makineleri var. Uğraşmaya gerek var mi onu bilemiyorum şimdilik.


Projemizin ilk fazının testleri tamamlanınca akvaryumun altında kendisine ayrılmış yere konuldu.


Akvaryumun içerisine gerekli sensörler eklendi.

Bir sonraki adıma kadar biraz kullanalım artık. Gelişmeleri ve test sonuçlarını aktarmaya devam ederim...

Çarpılırsın Kız


Philips Reklamı 1967


Philips demişken 1967 yılında firmanın reklamlarından bir tanesi. Arka plandaki eski tarz receiver veya radyo-ampli kombinasyonunun benzerlerini mutlaka hatırlarsınız. Özellikle makara teypteki tasarımın güzelliğine bakar mısınız...

Philips AH Serisi Müzik Sistemi


Philips'ten 1980'lerin başlangıcından AH serisi müzik sistemi. Sistem, güç amplisi, pre-amplifikatör  ve radyodan oluşuyor. Yazılan çizilenlere göre bu seriler, aslında pek dikkat çekmeyen ancak Hollandalı mühendislerin A'dan Z'ye bir çok konuda Uzakdoğulu rakiplerinden daha üstün işler başardığı sistemlermiş.

Gerek iç tasarım, gerekse de malzeme kalitesi birinci sınıf deniyor. Ben hiç dinlediğimi veya denk geldiğimi hatırlamıyorum valla :)

Ali'nin Akvaryum Maceraları:1 Haftalık Gelişmeler



---------------09 Ekim 2019---------------------

İkinci isi sensörümüzü de denedik sonunda. Bir öncekinde delta aralığı çok hoşuma gitmedi ve değiştirdik. Su an daha sağlıklı şekilde odanın ve akvaryumun sıcaklığını ölçebiliyorum. İçime simdi.


İki sıcaklık sensörü kullanacağımız icin devremizi küçülttük. Devremizi PCB ye lehimleyecegiz artık.

Isı değerlerimizi evin dışında da okuyabilmek için gerekli ayarları da yaptım.

---------------10 Ekim 2019---------------------



Bugün işlerim erken bitince oğlum ile benim çalışma odamdaki minik akvaryumu elden geçirdik. Haftasonu taktığımız sensörleri yerinden çıkarttık. Şu sıralar bu akvaryum 6 adet Lepistes yavrumuza ev sahipliği yapmakta.

Haftasonu yeni denemeler öncesi hazır düzenlemisken bir fotoğrafını eklemek istedim. Çok minik bir akvaryum tabii ki. En azından yavrular için uygun atmosferi sağladığını umuyoruz. Deneme yanılma amaçlı.

---------------11 Ekim 2019---------------------

Yukarıda görünen minik akvaryuma, fitreye müdahale ettim azıcık. Alttaki su giriş bölümlerinin yarısını kapattım, tahliye bölümünü de içten darattım. Aslında en doğrusu pipo filtre herhalde ama sürpriz geldi haylazlar. Hazırlıksız yakalandık. Ama tank içinde filtre boyutunun çok altında bir akıntı var. Ha bu arada su seviyesini de tabii ki yükselttim...



Malum son dönemlerdeki ekonomik durgunluk her yeri sarınca bugün ofisimden erken geldim evime. Biraz çalıştım ve kafam dağılsın diye Pi projeme devam ettim.

Akvaryumdaki LED'leri uzaktan açma kapatma ve zamanlama konusunda çalışmaya başladım. Farklı MosFet ve transistorler ile yaptığım denemeler beni tatmin etmedi.

En kolay ama masraflı yöntemi kullanmaya karar verdim. 5V relay board kullanarak bir devre oluşturdum. Bu arada masraflı dediğim şey 5TL. Belki simdi 10TL olmuştur.


Peki bu 5TL karşılığında ne elde ediyoruz. Ben akvaryum aydınlatmamı 2’ye böldüm. Sabah hafif aydınlatma ile başlayıp öğlen saatlerinde tüm ışıklar devreye girecek. Aksam saatlerinde ise tam tersi olacak. Ayrıca sistem gerektiğinde manuel olarak açılıp kapatabilme lüksüne de sahip olacağım böylelikle.

---------------12 Ekim 2019---------------------

Haftasonun başlaması ile çalışma odamıza geri döndük. Minik deneysel akvaryumumuz su an Lepistes yavruları tarafından işgal edildiği için denemelerimizi bilgisayar başında yapıyoruz. Bu da iyi bir simülasyon oluyor.

İlk olarak daha önceden yapmış olduğumuz bazı devreleri elden geçirdik ve daha stabil hale getirdik. Özellikle LED ışık kontrol tarafında bir miktar daha gelişim sağladık. Bu yeni hali ile simülasyonumuzu bitirirdik.


Daha sonra sistemi ev otomasyonunu kontrol için kullandığımız cihazlara taşıyıp uzaktan kontrol sistemini simüle ettik.

Arkasından basit makro uygulamalarımızı denedik. Makro derken örnekle anlatayım.

Benim kullandığım ısıtıcının termostat ayarı ile akvaryumun su sıcaklığı arasında fark oluşuyor. Sistemi su şekilde düzenledik,

Eğer akvaryum sıcaklığı 26 dereceden az ise ısıtıcı devreye girsin. 26 dereceye ulaştığı anda sistem ısıtıcıyı devre dışına alsın. Bu arada ısıtıcı 26 yerine 28 dereceye ayarlandı. Ancak kontrol ısıtıcı termostatı yerine minik bilgisayarımızda Akvaryum suyu ölçüm noktasında 26 derece olduğu an ısıtıcı sisteminin elektriği kapatılıyor sistem tarafından.


Ali'nin Akvaryum Maceraları: Işık Açma Kapatma


Pazar günü boş vaktimiz olduğunda Raspberry Pi ile uğraşmaya devam ettik. Deneme devre kartı üzerinde LED ışıklarımızın kontrol işlevine çalışmaya başladık. Malum bu arada bu tarz mini bilgisayarlar ile ilk yapılan işlerden bir tanesi de ışık açıp kapatma olayıdır... Bizde eksik kalmadık anlayacağınız...

Çok komplike bir ışık sistemimiz olmadığı için ekstra bir PWM kontrolcü kullanmadan Pi üzerindekileri kullanarak ışıklarımızı kontrol edebiliyoruz.

Bir sonraki adımda ışıklarımızın belirli saatlerde otomatik açılıp kapanması ve gün batımı/doğumu efektlerini ve/veya simülasyonunu denemek var.

Su an için yapabildiğimiz şeyler

1- Tank içi sıcaklık kontrolü
2- Odanın sıcaklık  kontrolü
3- Aydınlatmanın açılıp kapatılması
4- Yukarıdaki fonksiyonların cep telefonu  üzerinden kontrol edilebilmesi ve açılıp kapatılması



Bu arada balıklarımızın doğurması ufaklığı çok mutlu etti. Gözü gibi bakıyor balıklarına. Minik sistemimizin balıkları için faydalı olacağını düşündüğü için işlemleri hızlandırmak adına Lego'dan yukarıdaki kutuyu yapmış. El mahkum kullanacağız artık :=)


Star Wars Ulan Yeter Artık..


Star Wars: The Rise of Skywalker, filmini seyrettiniz mi? Seyrederken küfrettiniz mi? Palpatine’in burada ne işi var dediniz mi?

Efendim Palpatine reis, kendi vücudunu Clone Trooperlar için kullanılan teknolojiyle kopyalamış. Ondan sonra bu şekilde dönmüş. E çok güzel aynı muhabbet Dark Empire kitabında vardı zaten. Disney, Legends'taki her şeye "tu kaka" demesine rağmen çıkış yolu bulamayınca olayı eski Legends döneminden kopyala yapıştır yapıvermiş. Düşün artık Star Wars'ın yakasından... Biraz ara verin yahu...

Louis Vuitton Horizon Earphones


Louis Vuitton ve Master & Dynamic, birlikte piyasaya sürüldükleri kulaklıklardan tam bir yıl sonra yeni nesil Horizon kulaklıklarını tanıtmış. Fransız firmanın ikonik tasarım dilini Master &Dynamic'nin üstün ses teknolojisi ile birleştiren bu şık kulaklıklar beş renkte sunulacak: pembe, neon sarısı, parlak kırmızı, beyaz ve jet siyahı.


PVD kaplı paslanmaz çelik muhafazalar, sıcak ve zengin bir ses üreten güçlü 10 mm berilyum sürücülerini gizliyor. Ayrıca, kablosuz indüksiyon şarjı, ileri besleme Aktif Gürültü Önleme ile  en sevdiğiniz şarkıların tadını çıkarırken etrafınızda olup bitenlere dikkat etmek istiyorsanız ortam dinleme modu gibi birkaç teknik özelliği de var...

Fiyat mı? Sadece 1.000 Dolarcık.... Bu kadar özelliğe az bile :)


Micro Seiki MR-322


Micro Seiki MR-322. Üretim tarihi 1973. Pikap komple aluminyumdan işlenerek üretilmiş. Klasik kayış tipi tasarıma sahip olan pikapta bir Micro Seiki gelenği olarak oldukça güçlü bir motor ünitesi var. Motor çok kuvvetli olunca motorun soğutulması için çevresine alüminyumdan özel bir ısı dağıtıcı koymak zorunda kalmışlar. Kol ise evlere şenlik. Yazılan çizilenlere göre toleransı çok düşük, yağ ile damping sağlanan statik denge tipi bir kol. Dışarıdan aman bu ne be diye bakacağınız alet aslında bir hassas üretim abidesi...

Müzik Sistemleri Reklamı 1940'lar


1940'larda da bol bol aksesuar bulmak mümkün(müş) Çeşitli iğneler, mikrofonlar, uzatma kabloları. Konektörler vesaire

Ali'nin Akvaryum Maceraları: Otomasyona Giriş



Akvaryum hobisini daha eğlenceli ve "kolay" hale getirmek için bazı yollar bulmaya çalışıyorum.
—————————---------------------------------------------
Geçtiğimiz günlerde hobiyi kendime daha eğlenceli hale getirmek için olayın içerisine bilgisayar gireceğini yazmıştım. Evdeki çalışma odama minik bir akvaryum kurduk. Deneysel olacağı için abartmadık tabii ki, akvaryum 10 ila 15lt arası olmalı. Çalışmalarımız sırasında ana akvaryumdaki balıklarımızı korkutmayalım dedik. Hep çoğul kullanıyorum bu işleri çünkü oğlumla yapıyoruz.

Bugün ilk olarak akvaryum içi  sıcaklık ölçümü konusunda çalışmak istedim. Tüm çalışmaları oğlumla yapacağım için onun rahat söküp takabilmesi için ısı sensörüne pin bağlantısı lehimleyerek ise başladık.


Daha 4 yaşını yeni bitirdiği için çok ince işleri yapamıyoruz o yüzden pin lehimi önemli. Böylelikle devreleri veya sensorleri breadboard üzerine Lego ile oynar gibi takabiliyor. Lehimi de beraber yapıp makaron ile korumaya aldık.


Tabii ki bu işlemleri yaparken ufaklıkların elinin yanmaması için babaların elleri yanıyor Sağlık olsun. Lehim işlemini benim hobi odamda optimal havalandırma ve temizliği sağlanmış bir ortamda yapıyoruz. İnsanların lehim atığı solumaları uygun değil malumunuz, hele ki ufaklıkların. Aman dikkat!

Lehim islerinin akabinde breadboard üzerine basit bir devre kurduk. Oğluma hangi deliğe hangi renk pini yakacağını söyleyerek neredeyse devreyi ona yaptırdım. Uygun bir resistörü devremize dahil ettik. Bu işlemler için su geçirmez DS18B20 sensör ve 1 adet 4.7k'lık resistör kullandık.


Oğlanla çalışırken tabii ki ortalık biraz fazla dağılıyor. Görüntü icin kusura bakmayın.

Olayın yazılım tarafinda Reef Pi kullanacağımız için çok fazla şey ile uğraşmaya gerek yok. Tabii ki güncellemeler, Linux depolarından yazılım çekmek, sürücü yüklemek işler var ama sorun değil. Genel olarak basit işlemler sayılır.

Amacım akvaryumdan toplanan verilere istediğim yerden ulaşmak. Bu yüzden SSH kullanacağım ve ev network'ünde gerekli ayarları yaptım. Yukarıdaki fotoğrafta sol tarafta PI3 üzerinde sağ tarafta ise ana bilgisayar üzerinde uzaktan erişim ile ayni veriye ulaşabiliyorum.


Gerekli ayaları yaptıktan bu defa cep telefonu üzerinden verilere ulaşmak için gerekli ayarları yaptım. Akvaryum için sıcaklığı evin herhangi bir yerinden okuyabiliyoruz su an. Muhtemelen kısa zamanda vaktim olursa ayni veriyi ev dışından okumak için gerekli ayarları da yapacağım. Onu da bilahare anlatırım.

İlk gün için güzel bir çalışma yaptık Ali ile. Akvaryum ısısını herhangi bir noktadan okuyabilmek belki büyük bir olay değil ama bu sadece başlangıç tabii ki.

Bir sonraki adımda odanın ambiyant ısı ve nem değerlerini okumak için ayrıca bir sensör ve devre kuracağız. Sonraki adım akvaryum ışıklarının kontrolü ve otomasyonu olacak. Ondan sonrası hayallerimize kalmış; belki PH ölçümü, uzaktan akvaryum içinden görüntü almak, pompa sistemini açıp kapatmak, su taşma sensörü, otomatik su ekleme, iç akıntıyı ölçmek, uzaktan yem kontrolü ne bileyim aklınıza ne geliyorsa yapabilmek mümkün.

Bolca uğraşma, cüzzi sayılabilecek harcamalar, bolca vakit lazım. Gelişmeleri buraya yazmaya devam ederim.


Pioneer SE-20A


Geçtiğimiz günlerde elime 1970 üretimi bir Pioneer SE-20A kulaklık elime geçti, daha doğrusu hediye edildi. Cüneyt tekrar teşekkürler :)

Bu kulaklık aslında dönemi için giriş seviyesi bir kulaklık. Özellikleri şu şekilde; Frekans yanıtı: 20Hz to 18kHz. Maksimum giriş: 500mW. Empedans 4 ila 16Ω.


Kulaklığın tasarımı çok hoşuma gitti. Bazı sorunları da vardı tabii ki. Dilek olay 50 yaşında evet yanlış duymadınız tam 50 yaşında bir kulaklık. Tabii ki özel olarak oturup ciddi bir restorasyon yaptım. Eğer ilginizi çekerse bir inceleme olarak Stereo Mecmuası'nda yayınlayabilirim... 

Denon/Columbia 4015


Denon/Columbia 4015 pikap. Üretim tarihi 1968. Bu pikap toplamda 4 hız desteğine sahip. Kol, statik denge özelliğine sahip bir model. otomatik durma vesaire gibi döneminin standart özelliklerine sahip. Japon üretici pazara göre aynı pikabı Denon veya Columbia etiketi ile satışa sunuluyordu.

Bir Reklam Yapsak, Süper Saçma Olsa


Ali'nin Akvaryum Maceraları: Elden Geçirme


Geçtiğimiz haftalarda Cumartesi günü işlerimi halledince oğlumla akvaryumumuzda yapmak istediğimiz modifikasyonlara odaklandık. Daha önce Hagen kumu satın alıp güzelce yıkamıştım.

Bu Hagen denilen kum çok acayip bir mevzuu Türk akvaryum camiasında.. Aslında ortalıkta Hagen kum diye bir şey yok. Siyah renk kumlara bu isim veriliyor ancak üreticileri ve özellikleri hep farklı farklı.. Bir de üzerine bunun hileli olanları varmış. Zaman içerisinde salınım yapıp balıklarınızı bir güzel öldürüyor. O yüzden mıknatıs testi öneriliyor. Konunun derinliklerine akvaryum.com sitesinden dalabilirsiniz. Ben işimi şansa bırakmayıp gidip İzmir Malawi Akvaryumdan satın aldım.

Yine akvaryum.com  sitesinden kolay bakılabilir bitkiler konu başlığını okuyup bitki konusunda bir strateji belirlemiştik daha önce. Bakımı kolay, göreceli olarak arsız Egeria Densa ve saz bitkilerinin bizim gibi acemiler için uygun olacağına karar verip. Hazırlıklarımızı yaptık.

Oğlumla 4 adet Molly'nin akvaryum dışına alınacağı konusunda anlaşmıştık. Ancak vatoz ve çöpçüler konusunda olay çok sıkıntılı. Balıklarına her birine ismi ile hitap edecek kadar bağlanmış durumda. Bıyıklı çöpçü, çılgın vatoz gibi isimleri var. Bu durumda bu balıkları akvaryumdan çıkartmak maalesef mümkün olmayacak ki bu durum ebebeyn olarak benim hatam.

Keşke araştırıp alsaymışım, satıcıyı dinlemeseymişim. Akvaryumdan balıkları ayırmak için ufak çocuklar nasıl kafalanır gibi bir rehberde yok sitede maalesef :)

Buradaki seçeneğimiz pek yok gibi. Ya akvaryum büyütülecek veya olay şansa kalacak... Eşimde bende işimizi şansa bırakmak konusunda hemfikiriz. Karakter olarak akvaryumculuk hobisinin derinliklerine dalmak istemiyorum. Hem diğer hobilerimden dolayı ekstra vakit yaratmam mümkün değil, hemde olaya -amiyane tabiri ile- sararsam uzmanlaşmadan rahat etmem mümkün değil. Artık o noktadan sonra deniz akvaryumuna mı girişiriz bilemiyorum. Eşimde durumu bildiği için aman Hakan diyor... Ufaklıkta akvaryum bu kadar sahiplenmişken hevesini kırmak istemiyoruz.

İşlemleri benim gibi acemi arkadaşlar açısından bilgilendirme olması açısından kısaca yazayım. Hatalarımız varsa -ki vardır- daha deneyimli arkadaşlar düzeltirler. İlk önce plastik konteynırı temizleyip akvaryumdan çektiğimiz su ile doldurduk. Akvaryumu ilk kurarken satın aldığım iç filtreyi de konteynıra taktık. Konteynır oğlumun yedek oyuncaklarına ev sahipliği yapıyordu. Akabinde balıklarımızı dikkatlice yakalayarak konteynır içerisine koyduk. Dış filtremizi kapattık.

Akvaryumdaki kalan suyu boşalttık. Kirli su balkondaki bitkilere, temiz olan katman ise geri konulmak üzere kovaya ayrıldı. Kumları oğlanın oyuncak küreği ile boşalttık. Bunları yaparken oğluma eldiven giydiriyorum. Keza bende aynı şekilde. Sonunda akvaryum kaldırılabilecek ağırlığa düşünce güzelce temizliğimizi yaptık. Hagen veya artık gerçekte neyse kumumuzu ekledik. Bitkilerimizi diktik. Görsel olarak evet daha düzgün bir şeyler yapılabilirdi ancak tüm işlemleri oğlum yaptığı için kendi beğenisine göre yaptı. Bizde olduğu gibi kabul ettik tabii ki.

Akabinde daha önceden akvaryumdan çektiğimiz suyu akvaryuma geri koyduk. Akvaryumun içindeki su ile konteynır içerisindeki su arasındaki eksik suyu hesaplayarak damaca su kullanarak tamamladık. Bu işlemin ardından dış filtrenin çalışabileceği su seviyesini elde ettiğimiz için sistemi çalıştırmaya başladık. İçerisine Seachem Stability sıvısı ekledik.

Bir gün sonra ilk önce damlama yöntemi ile konteynıra ana akvaryum suyunu geçirirken, konteynırdaki suyu da yine aynı yöntemle akvaryuma geri pompaladık. En sonunda balıklarımızı yakalayıp ana tanka geri koyduk. Balıkların kepçe ile yakalanması işlemi oğlanın en çok hoşuna giden şey özellikle de vatozlar. Sonunda elini suya daldırıp yakalamaya bile çalıştı. Seyretmesi çok zevkli bir süreç. Akabinde normal işleyişimize geri döndük tabii ki..

Bundan sonra su değişimi vesaire gibi gündelik işlemler ile 2 ay civarı balıklarımızı yaşatmaya çalışırız. Akabinde dış filtre içerisinde modifikasyon yaparız herhalde. Elyaf değişimi, seramik vs... O konuda ayrıca görüş teatisi yaparız.. Ha bir de eğlence olsun diye Reef-Pi otomasyon sistemi yapacağım. Led lambaları kontrol etme, sıcaklık kontrolü gibi özellikleri çok gerekli olmasa da, eğlenceli vakit geçirmek için ideal gibi gözüktü bana.

Tüm bu süreçte anladığım iki şey var.. Benim gibi beli çok sağlam olmayan insanlar için akvaryum hobisi biraz "zul" haline gelebiliyor. Daha doğrusu bu tarz işlemler. Yoksa karşısına geçip oturmakta sıkıntı yok. Eğer evinizde 4-5 yaşlarında bir ufaklık varsa kaya gibi sağlam sinire ihtiyacınız var. Her işi yapmak istedikleri için ciddi bir koşuşturma ortamı oluyor. Ayrıca heyecan faktörü de ufaklıklarda maksimize oluyor. Benim açımdan bu büyük eğlence ama herkes için olmayabilir. O yüzden dikkat diyeyim.


Kedi Var!


Punks Not Dead


Geçenlerde bir yerlerden geldi bu çizim. Direkt aklıma gelen şey Punks Not Dead oldu. Misfits, Black Flag, Ramones... İnsanın aklına başka ne gelebilir ki?

Spigen Play 360

Size daha önce burada Spigen Play 360 kılıftan bahsetmiştim. Bir süre boyunca bu ürünü kimse bulamamış ve sadece siyah rengi vardı sanırım piyasada. Geçenlerde yine denk geldim. Ufaklıkların eline vereceğiniz tabletleri korumanın en iyi ve en eğlenceli yolu bu ürün herhalde. Şiddetle tavsiye ederim..

Not. Fiyat 100 Lirayı biraz geçiyor ama şiddetle tavsiye ederim...

Marshall Stockwell


Ses kalitesi şöyledir böyledir onu tartışırız. Ancak şahsım adına tasarımları çok beğeniyorum... Stockwell, Marshall tarafından bugün yapılan en küçük seyahat hoparlörüdür. Bu taşınabilir aktif stereo hoparlör sadece 1,20 kg ağırlığında. Şarj edilebilir lityum iyon piller, 25 saatlik çalma süresi sağlıyor. USB bağlantı noktası, hareket halindeyken cihazlarınızı şarj etmenizi de sağlar. Stockwell, 2.25 ”woofer ve iki kanallı D Sınıfı amplifikatöre sahip. Ek koruma için Stockwell çok fonksiyonlu bir flip clover ile birlikte gelir. Gitar koruma kılıflarından ilham alan kapak, kadife kırmızı astar, ve kasanın önünde altın bir Marshall logosu ile çok ama çok şık gözüküyor.

Bayıldım valla...





Dynaco Mark III


Dynaco Mark III amplifikatörün kullanım ve birleştirme kılavuzu. Fiyatı 1 Dolar olarak belirlenmiş. O dönemlerde bazı firmalar kullanım kılavuzlarını para ile satıyorlarmış... Dynaco Mark III diğer bir çok Dynaco amplifikatör gibi zamanında çok sevilmiş ve hatta günümüzde de çok seviliyor. Retro görünümleri, göreceli makul fiyatları, kolay üretilebilir olmaları bu ürünleri günümüzde hala popüler kılıyor..

Bang & Olufsen Pikap 1930'lar


Avrupa'dan bir reklam. 1930'ların Bang & Olufsen kataloğundan. Normalde B&O deyince süper modern tasarımlar aklımıza gelir. 1930'larda yukarıdaki tasarım ne kadar modern idi, bilmiyorum ama firmanın eski tasarımları böyle imiş diyelim...

Plak Gülümsetir İnsanı


Ali'nin Akvaryum Maceraları: Sehpamızı Elden Geçirelim


Akvaryum ekipmanlarının genelde elektrik kabloları kısa olduğundan elektrik çoklayıcı sistemler veya çoklu prizler akvaryuma yakın yerlere ekleniyor. Su ve elektrik birlikteliği, benim korktuğum bir kombinasyon olduğundan tüm elektrikli cihazların kablolarını uzatmaya karar verdim.

Hazır tatil günü iken çalışmaya giriştim Ali ile...

Herbir kabloyu güzelce kesip biçerek, yeni kablolar lehimleyip makaron ile kapladım ve özel bir kablo kılıfı içerisine yerleştirip akvaryumdan uzağa konumlandırdım.  Tüm akvaryum elektronik sistemi de elimde fazla bulunan bir güç sistemine bağladım.

Hem akvaryum çevresi kablodan arındırılmış oldu hemde olası bir su damlamasi, akması vs gibi durumda zarar verici bir tablo çıkması önlenmiş oldu.


Akvaryumu Ali'nin isteği üzerine basit bir IKEA dolap daha doğrusu komidin sisteminin üzerine koyduk. Boyu alçak olduğu için akvaryumda ne olup ne bittiğini hem rahatlıkla görebiliyor hemde etkileşime giriyor. Akvaryum gelmeden mobilya duvara sabitlenmiş idi. Ne olur ne olmaz diyerek...

Dış filtre sistemini ortalıkta gözükmesin diyerek komidin içerisine ekledim. Bunun için çekmece sistemini modifiye ettim azıcık. Normalde çekmecelere Ali oyuncaklarını koyuyordu. Akvaryum aşkına boşalttı raflarını.

Akvaryum motorunun altına titreşim sönümlendirici malzeme koyunca titreşim bayağı azaldı. Motorun bulunduğu bölümü de ses yalıtıcı ile kaplayacağım bugün. Aslında modern akvaryum elektronikleri normal koşullarda bayağı sessiz ancak tahmin edeceğiniz üzere benim -ve bir çok okuyucumuzun-  duyma eşiği biraz farklı.

Micro Seiki MB-300


Micro Seiki MB-300 pikap. Belt drive bir model. Micro Seiki'nin ucuz serileri olarak üretilmiş bu model arzu edildiği kol ile kombine edilebiliyormuş. Maliyeti ucuzlatmak için firmanın efsanevi elektronik kontrollü motor sistemi yerine belt drive tasarım tercih edilmiş. Üretim tarihi: 1972
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...