Van Der Graaf Generator Konser Yazısı
-
Bu hafta bir ilki de web sitemizde yaşadık. Geçtiğimiz ay içerisinde
efsanevi Van Der Graaf Generator topluluğunun Almanya Aschaffenburg
Konserini izleyen ...

Türk karikatürünün en önemli ismi Turhan Selçuk vefat etti ne yazık ki. Bundan seneler önce tanışma şerefine eriştiğim bu çok önemli isim kendisine özgü çizgisi, esprileri ve zaman meydan okuyan hikayeleri ile her zaman hatırlanacaktır. Abdülcanbaz karakteri ise başlı başına bir kült zaten. Allah rahmet eylesin!

Öyle bir hastalanmışım ki, kaç gündür evden çıkmak mümkün olmadı. İşin kötü tarafı neden hastalandığımı da bilmiyorum. Bu akşam hayatımda bir değişiklik yapıp film seyretmeye karar verdim. Seçimim Krzysztof Kieślowski'nin üçlemesinden kırmızı (Rouge) renk oldu. Normal koşullarda daha karanlık filmleri seyretmeyi tercih etsem de, bugün biraz değişiklik yapmak istedim. Filmde beni en çok etkileyen şey kesinlikle Jean-Louis Trintignant'ın oyunculuğu oluyor. Sanırım defalarca seyretsem fikrim pek değişmeyecek. Oyuncunun ilk göründüğü film malum "Et Dieu… créa la femme"dır ki bu filmi de ailecek pek severiz zaten. Artık uyku vakti geliyor. Umarım yarın sabaha daha iyi olurum.
Kırmızıyı seyredip akşam ateşlenmem yine umarım. Malum kırmızı ateşin rengi ya ;)

Haftasonu çıkışı nedense öyle bir hastalanmışım ki, dün akşamdan beri hayatım söndü. Hala da kötüyüm. Aslında bugün buraya keyifli bir video koyacaktım ama dün akşam Elazığ kentimizde yaşanan deprem sonucunda yaklaşık 60 kişinin öldüğünü öğrendiğim. Durum böyle olunca videoyu eklemekten vazgeçtim. Sabah, hastalığın etkisiyle pek ne olduğunu anlamadım ancak depremin sadece 6.0 şiddetinde olması ve buna rağmen 60 kişinin ölmesi oldukça vahim bir durum. Şili'de yaşanan 8.8. şiddetindeki depremin ardından ölen sayısının 4 haneli rakamlara çıkmamasına bakarsak Elazığ depreminde karşımıza çıkan bu sonuç üzücü. Tabii ki hemen suçlu bulundu; kerpiç evler. Hayatlarını kaybedenlere rahmet diliyorum. Umarım yaralılarda kısa bir süre içerisinde sağlıklarına kavuşurlar. Elazığ'da Stereo Mecmuasını takip eden okuyucularımız var. Kendilerine de geçmiş olsun diyorum.
Evet bu yaz konser manyağı olacağız galiba. Bir çok konser olacak bu sene İstanbul'da. Bob Dylan gibi devlerin yanında beni özel olarak ilgilendiren iki festival var ki off!!! diyorum. Birincisi Unirock Open Air Festıval ikincisi ise Sonisphere Festival. Unirock festivaline gelecek gruplar şu şekilde; Cannıbal Corpse, Nevermore, Amorphis, Obituary, Necrophagist, Dark Funeral, Overkill, Sabaton, Belphegor, Grave Dıgger, Heaven Shall Burn. Bu festivalde benim için özellikle Cannibal Corpse ve Obituary mutlaka görülmesi gerekenler. Arkasından da Dark Funeral. Ama asıl coşku Sonisphere Festival'de. Katılan gruplar, Metallica, Megadeth, Slayer, Anthrax, Heaven&Hell, Rammstein ve Mastodon. Bunlar yetmiyormuş gibi daha onlarca konser var. Şimdi soru bu, bu konserlere gidecek zamanı nasıl bulacağız. Haydi zamanı bulduk bu kadar para nasıl bulunacak.
Ha şimdi bu son iki konser ne alaka diyeceksiniz. Ben senelerdir hemen her türden müziği dinlerim ancak ilk gençlik ve ergenlik dönemlerimde bu tarz müziği çok sağlam şekilde dinledim. Benim için çok zevkli bir nostalji olacak bu konserler. Bu yaşta böylesine grupları seyretmek için enerjim yeterince var mı bilmiyorum ama neden 20'li yaşlarımızda gelmedi bu gruplar. Neyse sağlam bir şarkı ekstrem müzik meraklılarına gelsin. Cannibal Corpse'dan Hammer Smashed Face..
Bu aralar forumlarımızda oda akustiği fırtınaları esmeye başladı. Kesinlikle çok çok önemli bir konu. Bu konuda hem Turkeyforumda hemde Stereo Mecmuası forumlarında çeşitli konular birbirinden bağımsız şekilde ilerliyor. Hemen iki forumda da meraklıların kolaylıkla deneyebilecekleri çeşitli metodlar, kolaylıkla yapılabilecek DIY uygulamalar konusunda yazışmalar devam ediyor. Çeşitli egzotik yöntemleri bir kenara bırakırsak odyofillerin deneyebileceği bir çok şey var. Ben ise olayın bambaşka bir yönünden akustik düzenleme konuna girmek istiyorum. Stereo Mecmuası forumlarında tartışılmaya başlanan çeşitli akustik ölçüm programları var. Benim şahsi bakış açım akustiğin çok ilerlediği hatta bir bilim haline geldiği çağımızda dene yanıl yöntemleri ile ilerlemek yerine bilimsel bir şekilde ilerlemenin daha mantıklı olduğu yönünde.
CAD tabanlı çeşitli yazılımlara ulaşmayı başardım. Bildiğiniz gibi bu yazılımları kullanmak kurt bilgisayar meraklıları için oldukça kolay hale gelmiş durumda. Ancak çok sayıda parametreyi hesaplamaya çalışmak çoğu meraklı için çok kolay değil. Mantık aslında çok basit. Odanızı ve içerisinde bulunan her şeyi ayrıntılı şekilde çiziyorsunuz. Bunların malzemelerini bile seçmek mümkün. Ancak sorun şu ki, bunları yapmak yazmaktan çok daha zor.
Tabii birde mikrofonlar kullanılarak bilgisayar hesaplamaları ile düzenleme yapmak için gerekli parametreleri sunan yazılımlar var. Ancak bu yazılımların fiyatları oldukça yüksek.
Bu tarz bir yazılım bulan, bilen ve deneyenlerin Stereo Mecmuası Forumlarına veya bloğun iletişim/yorum bölümlerine eklemelerini rica ediyorum.
Hep birlikte bir yazılım bulabileceğimizi umuyorum.
Şabanoğlu Şaban filmi güldüğüm filmlerden bir tanesidir. Özellikle yukarıdaki sahne harikadır. Tam anlamıyla efsanedir. Bu arada dönemin askeri gerçeklerini de gözden kaçırmamışlar. Örneğin telsizin (yaygın) olmaması ve askeri haberleşme için telefon kullanılması. Tabii olayı fena halde abartmışlar. Haftaya keyifle başlamamız dileği ile :) Bu arada rahmetli Kemal Sunal'ı rahmetle anmış olalım.

Yeni pikabın ismini buldum. Bildiğiniz gibi daha önce Kybele 3 olarak kodlamıştım projemi. Ancak yeni bir isim vermek konusunda yoğun istek gelince araştırmalara başladım. Aslında araştırma demekten çok, hafızayı tazelemek gerekiyordu. Lovecraft ile alakalı bir sohbet esnasında konu Nergal'den açılınca, ileri ki saatlerde Babil, Akkadia, Sümer ve Mezopotamya/Anadolu efsanelerinden konu açıldı. Ve bir anda Ereshkigal aklıma geldi. Aradığım isim buydu işte; Ereshkigal. Kuzgun saçlı tanrıça!

Bu hafta pikabım için bazı yeni parçaların üretimi konusunda çalıştım. Çok hassas olması gereken parçalar büyük bir hassasiyetle üretildi. Özellikle resimde görülen uzun ayakların birbirleri ile orantılı olmalıydı. Pikabın üretiminde adım adım ilerlemek durumundayım. Çizdiğim taslak ve teknik çizimlere göre üretilen her parçanın ardından montaj yapıyorum. Son durumu tekrar ölçüp, teknik çizimlere işliyorum. Bu sayede bir sonraki adımda üretilecek parçaların nihai ölçüleri ortaya çıkıyor. Tam deli işi değil mi?
Bu arada bu hafta sonu ana şasi bölümünün montajını yapacağım. Gelecek hafta ise motor ünitesi konusundaki çalışmalara başlayacağım...
.jpg)
Sizlere geçtiğimiz haftalarda burada DIY pikap çalışmamın malzemelerinin büyük ölçüde tamamlandığından bahsetmiştim. Geçen hafta ise Facebook'ta pikabın ismi ne olsun tartışması yapmaya başlamıştık. Bu hafta pikabın çalışmalarına tam gaz başladım. Yukarıda Fatih Burs'un objektifinden çalışmalar sırasında çekilmiş bir fotoğraf var. Aslında daha fazlası da var ama sürpriz :)
Etiketler
ayar
bilgisayar
Blog Yazarlığı Hakkında
Denon
DIY projeleri
Dual
editörden
ekonomi
Filmlerde Pikaplar ve Plaklar
haftanın resmi
haftanın videosu
inceleme
internet
ıssız adam
Kişisel
konserler
makale
Mağazacılık
Mobilya
Müzik Dünyası
pikap
pikap iğnesi
pikap katlari
pikap kolları
plak
Project
Sistemim
Stereo Mecmuası haberler
Stereo Mecmuası İle Alakalı Dış Linkler
Sumiko
söyleşi
tanıtım
Top 5
Video
Yaygın Elektronik Cihaz Arızalarına Basit Çözümler
yenilik
şiir

