Gençliğimizin harika Atari, Sinclair, Commodore 64, Amstrad ve Amiga ile geçen dönemlerin dönemlerinin ardından bilgisayar maceralarım başlamıştı. İlk bilgisayarımı hatırlıyorum ama anılar yaş itibarı ile yavaş yavaş siliniyor maalesef. Sayısız bilgisayar, sayısız donanım ile geçen uzun yıllar hepimiz gibi beni de bir Windows kullanıcısı yapmıştı.
Dönem dönem farklı Linux distroları hayatıma girse de, hiçbiri kalıcı olamadı maalesef. Hep birşeyler eksik geldi. Senelerin alışkanlıkları belki ama donanım ve yazılım tarafındaki sorunlar zaman zaman saç baş yoldurdu. Belki benim kabiliyetsizliğim belki de genel problemler bilemiyorum. Kali, Ubuntu, Mint, Debian vesaire derken kaç tane distro denedim hatırlamıyorum. Ha son dönemlerde Linux tarafında da son derece kullanıcı dostu distrolar çıkmış olasa da, artık eskisi kadar istekli değildim açıkçası.
İnsan alışkanlıklarını yaş ilerledikçe daha zor değiştiriyor galiba...
Eskiden beri yazın bir bölümünü yazlıkta geçiriyorum. Ali doğduktan sonra süreler iyiden iyiye artmaya başladı. İşlerimi yazlıkta kesintisiz şekilde gerekinimim arttıkça kullanıdığım dizüstü bilgisayarlarda da, ihtiyaçlarım farklılaştı haliyle. Eskisi gibi büyük ve ağır oyun bilgisayarları yerine Dell XPS tarzı hafif, ince ve göreceli kuvvetli cihazlara dönüş yaptım. Cihazın kendine özgü sorunları damağımda pek hoş bir tad bırakmadı açıkçası.
Apple kendi işlemcileri olan "M" serisini kullanmaya başladığında Seçil Hanıma bir Macbook Air aldık. Geçmişte birçok Macbook kullandım ama bu yeni Air serisi çok hoşuma gitti. Dene yanıl derken cihaz tüm ihtiyaçlarımı karşılayınca dur bakayım kendime de bir tane alayım diyerek bir sonraki sene M2 işlemciye sahip bir makine aldım ve çok memnun kaldım. Artık eskisi gibi oyun oynamak hayatımın önemli bir parçası değildi ayrıca bu da ihtiyaçlarda bir fark yarattı. Oğlum ile oyun oynamak istediğimizde yazlıkta emrimize amade güncel bir Playstation ve bir de Nintendo Wii zaten bulunuyordu.
Zaman geçtikçe Mac ekosistemine bayağı alıştım. Cihazın son derece sorunsuz ve performansının şaşırtıcı olması da işleri kolaylaştırdı doğrusu. Her ne kadar eksikleri olsa da, Microsoft Office gibi yazılımların Mac ortamında da çalışabiliyor olması, geçen zaman içerisinde bir çok yazılımın bulut tabanlı sistemlere geçiş yapması vesaire derken bu yaştan sonra Mac' e bayağı alıştım hatta en verimli çalıştığım cihazım oldu.
Geçen sene Mac masaüstü tarafta kullanıcıların devrim diye nitelendirdiği M4 işlemcili Mac Mini cihazlarını çıkartınca "ulan alıp bir denesem mi" diye düşünürken siparişimi verdim ve cihaz elime ulaştı.
Zaten evde kullanmakta olduğumuz Apple TV'den az büyük gözüken bu alet acaba dedikleri kadar iyi mi falan diye düşünürken kurdum ve kullanmaya başladı. Zaten elim alışkın olduğu için kurulum vesaire çok kolay oldu ve cihazı aktif olarak kullanmaya başladım.
Hakan Bey ne aldınız derseniz, M4 işlemcili en basit varyantı. Oyun dediğim gibi artık eskisi gibi en önemli ihtiyaçlardan bir tanesi değil. Zaten elimin altında "pavyon styla" dev bir oyun bilgisayarım var. Evde yine oğlanla arada sırada oynayalım diye Xbox 360 vesaire güncel oyun konsollarından var.
M4 Mac Mini ile sanırım 1 seneyi aşkın bir zamandan beri haşır neşirim ve hemen bütün işlerimi bu cihazda yapıyorum. Hayatımı gerçekten çok değiştirdi ve kolaylaştırdı. İlerleyen dönemlerde belki hayatımı kolaylaştıran donanım ve yazılımlardan da bahsederim.
































