Betta Akvaryumu İçin Mini Otomasyon Sistemi

 


Geçtiğimiz sene kurduğumuz ilk akvaryumda yaz tatili büyük bir sıkıntı yaratacağından dolayı akvaryumla eş zamanlı olarak oldukça gelişmiş sayılabilecek bir otomasyon projesine başlamıştım. Tabii bu gelişmişlik olayının ucu bucağı yok. Şöyle demek daha doğru olacaktır. Kendi açımdan gelişmiş. Gün sonunda yaptığımız sistem 4 ay boyunca süren yaz tatilimiz boyunca beni çok rahat ettirdi. Balık besleyen meraklıların çektiği eziyetleri okuduğum için biz güle oynaya tatilimizi yaptık. Ama asıl önemlisi oğlum ile harika vakit geçirdik ve gerçekten çok çok fazla şey öğrendik. 

Bu seneki projemiz -artık biliyorsunuz- Wild Betta akvaryumu. İlk adımlarımızı uzun bir yazıda sizlere anlatmaya çalışmıştım. Bu akvaryumun anti-teknoloji tankı olacağını yazmıştım. Nerede yazdığımı bile hatırlıyorum. Akvaryum.com sitesinde Sn. Nursu Hanımın bir akvaryum tanıtımı içerisine. Hem buradan selam göndermiş olalım hemde bizim Betta akvaryumu için nasıl bir ilham kaynağı olduğunu da yazayım. 


Öncelikle akvaryum.com diye bahsettiğim site bir forum sitesi. Bizim Mecmua'nın forumları gibi. Meraklıların bilgi paylaştığı bir platform. Geçen sene biz kendi akvaryumumuzu kurarken bahsi geçen hanımefendinin akvaryumlarını oğlum ile çok ilgi ile takip etmiştik. Forumda belki çok daha güzel akvaryumlar var, müthiş biyotoplar var, ancak Sn. Nursu Hanımın akvaryumlarında değişik bir aura var. İçten demek lazım belki de. Birkaç örnek fotoğrafı yukarıya ekleyeyim kendisinin hoş görüsüne sığınarak. Hatta bir de yeni öğrendiğim ve Betta platformlarında bol bol duyduğum bir deyimi de yazayım. Ben bile yaşarım orada...  Bunu ilk Sn. Sadettin Kesergen'den öğrendim. Sonrasında çok şeyde öğrendim kendisinden. Selam olsun... 

Neyse konu konuyu açıyor yine. Ne demiştik,  anti-teknoloji tankı. 

Ulan madem anti-teknoloji tankı olacak, ne alaka otomasyon diyorsanız, haklısınız. Ama bir sorun neden yaptın diye... 

Belki bilirsiniz ben elektrik konusuna gerçekten takıntılıyım. Kendi elektronik cihazlarımı geçtim, Mecmua'nın aktif olduğu dönemlerde  yüzbinlerce Euro değerinde ekipman test ettiğim için elektrik çok önemli. Bir sıkıntı da yaşanacakları düşünemiyorum bile. Yeni akvaryumun veya ismiyle Fifty Shades of Brown tankımızın ışıklarını otomatik açıp kapatmak için bir zaman ayarlı priz alayım dedim. 

İki tür zaman ayarlı priz var, birincisi mekanik olanlar. Seslerinden nefret ettim. Benim gibi saat bile kullanmayan bir insan için hele ki çalışma odasında nasıl bir eziyet anlatamam... İkinci tür ise dijital olanlar. Bunların da harc-ı alem(1)  olanları var piyasada. Maalesef yapım gereği güvenemiyorum.. Düzgün bir marka olanlar ise ucuz değil. Hazır olmuşken wifi'li olsun, o da olsun bu da olsun deyince işler geleneksel olarak çığrından çıktı yine. 

Bunun üzerine eldeki parçalar ile "0" yazıyla sıfır maliyet ile minik bir otomasyon sistemi yaptık oğlumla. Bu defa ki basit ama... Sadece ısı sensörleri ile odayı ve akvaryumun içini kontrol ediyor. Yine ısıtıcı bu sensörler tarafından açılıp kapatılıyor. Optimal sıcaklık sağlanıyor. Bir de ışıkları, gerek akvaryum içi LED'leri gerekse de ambiyans ışığını, açıp kapatıyor. Başka bir şey yok. Vallahi de olmayacak... 


Daha önce çok yazdım çizdim, bu konu hakkında, uzatmayacağım. Kasasını aynı buradaki gibi yaptık ama daha küçük edisyonu oldu. Bağlantılar filan daha önceki konularda var zaten en aşağıdaki linkten göz atabilirsiniz.

(1) Kaan Beye düzeltme için teşekkürler

 

Yeni Mallar ve Yeni Ürünler

 


Geçtiğimiz yazılarımdan bir tanesinde Betta Beslemek ve Yem Paradoksu başlığı altında sonu gelmeyen bir alışverişin içine girdiğimi ve dışarıdan gelen destekler ile bol bol yem stokladığımı yazmıştım. Tamam normalde bir şeyleri stoklamaya bayılırım da, söz konusu balıklar ve akvaryum olunca hiç öyle bir hevesim yok. Bu Betta denen balık bir acayip arkadaş, yem seçmek vesaire her şey bunlarda. Neyse...

Bahsettiğim başlıkta yazdıklarım haricinde binbir çeşit yan üründe var elimde. En sevdiğim markalardan bir tanesi olan  Seachem Betta Basics vesaire. Yaz yaz bitmez. 

Geçenlerde bir video izledim ki, normal koşullarda video izlemek yerine okumayı tercih ederim. 5 dakika video seyredeceğime aynı bilgiyi muhtemelen 1 dakikada okumak mümkün. Gereksiz zaman kaybı bana sorarsanız. Video kısa olunca hadi dedim seyredeyim. Beyaz saçlı muhtemelen orta yaşlarında bir adam, ülkemize ithal edilen balıklardan satın aldığınızda yapmanız gerekenleri anlatıyor. Bilgili bir abiye de benziyor, dur dedim, 2-3 dakika seyredeyim. Bir dükkan, bir sürü raf, raflarda bir sürü Betta. Abi anlattıkça anlatıyor. Hızlı hızlı onu yapacaksınız, su önemli, değişim şöyle olacak falan filan. Anlattıkları da mühim. Neyse videonun sonunda bu abi kalkıp Tropical Sanital Ketapang mutlaka kullanın demez mi? 

Ulan ben böyle bir şey aldım mı, yoo hayır. Yurtdışında okuduğum meraklıların yazılarında hiç denk gelmedim. Birkaç güzel arkadaş edindim Whatsapp gruplarında. Dedim ki, böyle bir ürün var ne diyorsunuz. Abi, çok güzel, başarılı demezler mi, Haydi bakalım otur bilgisayarın başına ver sipariş. 

Bu arada beyaz saçlı abi diye bahsettiğim kişi, Burak Beymiş. Yerel Betta balıkları camiasında tanınan bir kişiymiş. Beta Pet Shop diye bir mağazası var. Bir göz atarsınız arzu ederseniz. Ben yukarıdaki ürünleri bahsi geçen web sitesinden aldım.

Aklınıza yanlış bir şey gelmesin. Bahsettiğim ürün matah paralar değil artı ille benim gibi kutulu olmanıza da gerek yok. Açık halde de satılıyor. Açık halde satılmak dediğim de benim yeni öğrendiğim bir kavram. Daha büyük gramaj veya hacimli ürünler tahmin edebileceğiniz üzere daha ucuz oluyor. Bazı firmalar bu büyük kutulardan size istediğiniz gramajlarda satıyor. Daha ucuza geliyor böylelikle ürün. İlle kutulu almanıza gerek yok yani. 

Tam bahsettiğim ürünü alırken bir de Tropical Sanital Aloe Vera diye bir şeye denk geldi. Bunun da faydasını gören çokmuş. Aynı şekilde bu ürünün de açığı kapalısı var. Hadi dedim bundan da koyalım sepete. Ha bu arada ille Betta'da kullanacaksınız diye bir şey yok. Bu Aloe Vera farklı balıklar içinde faideli bir eser. Onu da koyduk sepete... 


Daha benim balığım yok ama ekipmanımızın maşallahı var.. Bunlardan faydalanan bir de balık var evde. Oğlumun "Gek Gek Yele" Bettası. Onun hikayesini anlatmadım galiba. O da başka bir yazının konusu olsun...
   

Hitachi Muzik Sistemi


 

Benim ilk müzik setim basit bir Hitachi boombox idi. Çünkü evimizde o vardı. Garip gri rengi aynı yukarıdaki gibi yeşil ışıkları vardı. Japon firma belki hifi camiasında en azından batıda çok bilinmese bile, Japonya'da bir dönem çok ilginç ve yenilikçi ürünleri ile boy göstermiş ve başarılı olmuş. Bu aralar yukarıdaki sistemi araştırıyorum. Bilgi buldukça ekleyeceğim... 

Some Get Stoned

 


Supreme Turntable

 




Bu Supreme garip bir firma..  Nisan 1994'te New York'ta kurulmuş bir Amerikan kaykay dükkanı ve giyim markasıdır  Marka, kaykay ve hip hop kültürlerinin yanı sıra genel olarak gençlik kültürüne hitap ediyor. Marka giysi ve aksesuar üretmekte, ayrıca kaykay da üretmektedir. Ayakkabıları, kıyafetleri ve aksesuarları ikincil pazarda yaygın olarak satılmaktadır. Ayırt edici kırmızı kutu logosu büyük ölçüde Barbara Kruger'ın propaganda sanatına dayanmaktadır. 

Supreme, Avrupa ve Amerika'da Perşembe sabahları ve Japonya'da Cumartesi sabahları dünyanın dört bir yanındaki perakende konumlarının yanı sıra web siteleri aracılığıyla yeni ürünleri piyasaya sürüyor. 

Yani olay şu, Supreme kendisi çok nadir bir şeyler üretiyor. Bir ürünü alıp kendi tasarım anlayışına göre tasarımı değiştiriyor. Kendi logosunu basıyor. Ve orijinalinin en az 5 katı pahalıya satıyor. Yukarıdaki basit bir Numark pikap. Aynı taktik uygulanmış. Fiyat ise bana sormayın :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...