Plak Koleksiyonculuğu: Pre-amp Mevzuu



Plak Koleksiyonculuğu yazı dizime devam ediyorum. Serinin son yazısı Plak Koleksiyonculuğu: Plak Standartları‘nda belirttiğim üzere bu yazının konusu pikap katları veya pikap pre-amplifikatörleri. Bu yazımda hifi pazarından ziyade geniş plak koleksiyonları olan ve farklı yıllarda üretilmiş plaklardan oluşan bir arşivi olan meraklıların yaklaşımlarından bahsedeceğim. Plak Koleksiyonculuğu: RIAA Öncesi Plak Özellikleri yazımda farklı yıllarda üretilmiş plaklar konusunda geniş bir listeleme yapmış ve ayrıntılı (aynı zamanda herkes için çok gerekli olmayan) bilgilere yer vermiştim. Bu yazıyla yazı dizimin ilk bölümünün sonuna gelmiş oluyorum. Bundan sonraki bir kaç hafta boyunca boyunca Plak Koleksiyonculuğuna ilk adımlarını atan meraklılar için rehber niteliğinde yazılara yer vermeyi planlıyorum.

Şimdi isterseniz konumuza gelelim.

Yazının ilk paragrafında belirttiğim gibi plakların ortaya çıktığı dönemden bugüne o kadar farklı özelliklere sahip plaklar üretilmiştir ki, ciddi anlamda plak koleksiyonu yapan bir meraklı için bizim hi-fi pazarından tanıdığımız ürünlerden ziyade daha farklı özelliklerle donatılmış ürünler daha uygundur. Örneğin koleksiyonculara yönelik pikaplar konusunda oldukça kapsamlı bilgileri sizlerle paylaşmıştım. Tabii ki hi-fi pazarında bu ihtiyaçlara yönelik ürünler bulabilmek mümkündür ancak fiyatları son derece düşündürücüdür. Tanıştığım, yazıştığım ve sohbet etme fırsatı bulduğum bir çok plak koleksiyoncusu için öncelikler biraz farklı. Uyumluluk sihirli bir kelime gibi sanki.


Rek-O-Kut Re-Equalizer, çok özellikli bir pikap katı; 350 Dolar. Esoteric Sounds'taki dostlarımızdan ilginç bir yaklaşım

Tabii ki imkanı olan plak koleksiyoncularında üst uç sınıf hi-fi sistemlere sahip olduklarını da görüyoruz. Neyse. 1950'liler öncesinde Amerika için, 1960'lar öncesi Avrupa için ve 1975 öncesi dünyanın kalanı için ortak bir plak standardından bahsedemiyoruz. Durum böyle olunca standartlara uymayan plakları keyifle dinleyebilmek için kilit bileşen pikap katları.

Bu amaca uygun plak katlarının olmazsa olmazı yüksek frekanslara yükseltme (aslında patlama demek lazım) yapabilme ve alt frekanslarda kapsamlı bir oynama yapabilme imkanı sunmaları. Bu sayede belirli bir yıl üretilmiş bir plağı bugünün standartlarında dinlemek mümkün oluyor. Anlayacağınız olaya eskiden kullandığımız ekolayzırlara benzeyen bir mantıkla yaklaşmak lazım. Sadece bu kadar değil. Dikey modülasyon kullanılarak üretilen plakları dinlemek için (Pathé/Edison) standardın son derece dışında ayar seçeneklerine ihtiyacımız var. Bunlar tabii ki yeterli değil, Stereo ve Mono ayarlarının yanında özellikle Mono için farklı seçeneklerde olmaz ise olmaz. Mono sağ ve sol kanal, Mono sadece sol kanal, Mono sadece sağ kanal ilk aklıma gelenler.

Tüm bunların dışında pikap katınız ile iğnenizin uyumu çok mühim. Bildiğiniz gibi MM standardında bir pikap kafası kullandığımızda pikap katımızı MM moduna alırız. Ancak MC yani Moving Coil'ler işin içerisine girdiğinde çok daha farklı ayarlar yapmamız gerekir. Basit bir pikap katında MC moduna geçtiğinizde standart bir ayarlama yapılır. Ancak özel bir MC kafa kullanıyorsanız, gain, yükleme empedansı ve omaj olmak üzere farklı bir çok ayar seçeneği ile uğraşmanız gerekir.


Vadlyd MD12. Neredeyse aklınıza gelecek tüm ihtiyaçlarınızı karşılayabilecek bir ürün. Fiyat: 1.000 Doların üzerinde

Tüm bunların sonunda tahmin edebileceğiniz gibi ortaya çıkan pikap katının üzerinde bol bol düğme olması gerekli. Bir taraftan kafa/iğne için gereken ayarları yaparken, bir taraftan ses frekansı üzerinde ayarlar yapmamız ayrıca diğer bazı özelliklere göre ek seçeneklere ihtiyacımız olacak. İşler karışıyor değil mi?

Ancak şunu unutmayın, muhtemelen ülkemizdeki bir plak meraklısı bu tarz farklı üretilmiş plakları belki de hiç göremeyecektir. Bu yüzden tüm bu yazdığım çizdiğim konuların üzerinde çok fazla kafa yormayın. Eğer bir gün bu denli geniş bir koleksiyonunuz olursa bu tür yazılara geri dönersiniz :)


EMT JPA-66. Eğer yeterince paranız varsa pikap katlarının kutsal kasesi. Hayalimiz :)

Bu tarz ürünlerin neredeyse hepsinin ortak özelliği son derece çirkin olmaları :)  Üzerinde o kadar fazla düğme olan bir cihazı tasarlamak son derece zordur. Zaten koleksiyoncuların dünyasında cihazların güzel gözükmesi gibi bir beklenti yok. Ancak yazımın sonunda pikap katlarının kutsal kasesinden bahsetmek istiyorum.

İlk örneği 1940 yılında üretilen JPA-66, pikaplarına, iğnelerine ve neredeyse ürettikleri tüm ürünlere hayran olduğum ve kesinlikle hayır diyemeyeceğim Alman EMT firmasının bir ürünü. Aslında yayıncılık için kullanılan EMT ürünleri haliyle 1950'ler öncesindeki plak standardı karmaşasının içerisinde tasarlanmaya başlamıştır. EMT koleksiyoncularla aynı sorunları yaşayan başta radyo olmak üzere yayın endüstrisine müthiş ürünler armağan etmiştir. Günümüzde EMT efsanevi pikap katı JPA-66'nın yeni versiyonlarını üretmeye devam ediyor. Neredeyse her standardı destekleyecek ayar seçeneklerini üzerinde barındıran ürüne 4 adet (evet yanlış okumadınız tam dört adet) pikap kolu bağlanabiliyor ve her biri için ayrı ayar yapılabiliyor. Tüm bunları okuyunca acaba alınabilecek bir şey mi diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Evet alınabilir bir ürün ama 10.000 Doların oldukça üzerinde bir tutar cüzdanınızda var ise :)


Hiç yorum yok :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...