Dünyanın En Büyük Plak Koleksiyonu



Dünyanın en büyük plak koleksiyonunun sahibi olan Paul Mawhinney ile yapılan bir röportaj. Plak koleksiyonu için 3 milyon dolarcık talep ediliyor. Muhtemelen çok daha fazlasını da edecektir ancak Paul Mawhinney koleksiyonun bu fiyata satılmadığından şikayetçi. Acaba taktığı gözlüklerden olabilir mi? Sanmam!

Stand Mevzuu



Hifi dünyası ile alakadar olup Finite Elemente markasını duymayan sanırım yoktur. Özellikle Pagode standlerin etkisini bundan seneler önce Lotus firmasında sevgili Tunç Bey ve Halit Bey ile kendi kulağımla duymuştum. Açıkçası şaşırmıştım da. Seneler içerisinde hifi dünyasından tanıştığım ve sohbet ettiğim bir çok tasarımcı da standlerin öneminden bahsediyor. Tabii stand'lerde benim için bir diğer önemli şey estetik. Haydi dolandırmadan söyleyeyim, hatta estetik daha ön planda. Düşünsenize kim gözünün önünde çirkin bir manzara ister ki. Ben senelerdir hifi için tasarlanmamış ama gözümün çok alıştığı bir stand kullanıyorum. Resmi yukarıda mevcut. Kendisinden memnunum gayet...

Finite Elemente'nin Pagode standleri gerçekten harika etkiye sahip, tasarım olarak da güzel ürünler. Beğendiğim bir diğer marka pARTicular. Bu firmanın Parallel, Inferno ve Triangle modelleri gerçekten "olur" Ses ne etkisi vardır onu bilmiyorum ancak harika göründükleri kesin. Firmanın isminde ART'yi büyük yazmasına kesinlikle hakkı var. Bu ürünlerin bir kısmını İstanbul Timpani'de görebilmeniz mümkün. Hatta şunu söyleyim, görünüşleri resimlerden çok daha iyi. Bir diğer favori stand'im ise Rethm markalı. Sevgili dostum Jacob, Taalam standlerde yapacağını yapmış yine. Harika gözüküyorlar. Sese etkisi nedir ne değildir bilmiyorum ama harika gözüktükleri kesin. Fil Elektronik getirse de görsek :)

Neyse şimdi yanlış anlaşılmasın. Stand değiştirmek gibi bir düşüncem yok. Ancak evi komple yenilerken değiştiririm diye düşünüyorum. Konuda nereden nereye geldik. Geçenlerde Finite Elemente sitesini gezerken çok ilginç bir stand sistemi gördüm. Yeni sistemin ismi Modul. Acayip hoş bir web sitesi tasarlamışlar ürünler için. Tamam DIY olarak yapılabilir filan ama konsept çok iyi. Hatta videolarda keyifli. Göz atmanızı tavsiye ederim.

Turhan Selçuk Vefat Etti!


Türk karikatürünün en önemli ismi Turhan Selçuk vefat etti ne yazık ki. Bundan seneler önce tanışma şerefine eriştiğim bu çok önemli isim kendisine özgü çizgisi, esprileri ve zaman meydan okuyan hikayeleri ile her zaman hatırlanacaktır. Abdülcanbaz karakteri ise başlı başına bir kült zaten. Allah rahmet eylesin!

Kırmızı = Ateş!



Öyle bir hastalanmışım ki, kaç gündür evden çıkmak mümkün olmadı. İşin kötü tarafı neden hastalandığımı da bilmiyorum. Bu akşam hayatımda bir değişiklik yapıp film seyretmeye karar verdim. Seçimim Krzysztof Kieślowski'nin üçlemesinden kırmızı (Rouge) renk oldu. Normal koşullarda daha karanlık filmleri seyretmeyi tercih etsem de, bugün biraz değişiklik yapmak istedim. Filmde beni en çok etkileyen şey kesinlikle Jean-Louis Trintignant'ın oyunculuğu oluyor. Sanırım defalarca seyretsem fikrim pek değişmeyecek. Oyuncunun ilk göründüğü film malum "Et Dieu… créa la femme"dır ki bu filmi de ailecek pek severiz zaten. Artık uyku vakti geliyor. Umarım yarın sabaha daha iyi olurum.

Kırmızıyı seyredip akşam ateşlenmem yine umarım. Malum kırmızı ateşin rengi ya...

Elazığ'daki Okuyucularımıza Geçmiş Olsun!



Haftasonu çıkışı nedense öyle bir hastalanmışım ki, dün akşamdan beri hayatım söndü. Hala da kötüyüm. Aslında bugün buraya keyifli bir video koyacaktım ama dün akşam Elazığ kentimizde yaşanan deprem sonucunda yaklaşık 60 kişinin öldüğünü öğrendiğim. Durum böyle olunca videoyu eklemekten vazgeçtim. Sabah, hastalığın etkisiyle pek ne olduğunu anlamadım ancak depremin sadece 6.0 şiddetinde olması ve buna rağmen 60 kişinin ölmesi oldukça vahim bir durum. Şili'de yaşanan 8.8. şiddetindeki depremin ardından ölen sayısının 4 haneli rakamlara çıkmamasına bakarsak Elazığ depreminde karşımıza çıkan bu sonuç üzücü. Tabii ki hemen suçlu bulundu; kerpiç evler. Hayatlarını kaybedenlere rahmet diliyorum. Umarım yaralılarda kısa bir süre içerisinde sağlıklarına kavuşurlar. Elazığ'da Stereo Mecmuasını takip eden okuyucularımız var. Kendilerine de geçmiş olsun diyorum.

Oda Akustiği



Bu aralar forumlarımızda oda akustiği fırtınaları esmeye başladı. Kesinlikle çok çok önemli bir konu. Bu konuda hem Turkeyforumda hemde Stereo Mecmuası forumlarında çeşitli konular birbirinden bağımsız şekilde ilerliyor. Hemen iki forumda da meraklıların kolaylıkla deneyebilecekleri çeşitli metodlar, kolaylıkla yapılabilecek DIY uygulamalar konusunda yazışmalar devam ediyor. Çeşitli egzotik yöntemleri bir kenara bırakırsak odyofillerin deneyebileceği bir çok şey var. Ben ise olayın bambaşka bir yönünden akustik düzenleme konuna girmek istiyorum. Stereo Mecmuası forumlarında tartışılmaya başlanan çeşitli akustik ölçüm programları var. Benim şahsi bakış açım akustiğin çok ilerlediği hatta bir bilim haline geldiği çağımızda dene yanıl yöntemleri ile ilerlemek yerine bilimsel bir şekilde ilerlemenin daha mantıklı olduğu yönünde.

CAD tabanlı çeşitli yazılımlara ulaşmayı başardım. Bildiğiniz gibi bu yazılımları kullanmak kurt bilgisayar meraklıları için oldukça kolay hale gelmiş durumda. Ancak çok sayıda parametreyi hesaplamaya çalışmak çoğu meraklı için çok kolay değil. Mantık aslında çok basit. Odanızı ve içerisinde bulunan her şeyi ayrıntılı şekilde çiziyorsunuz. Bunların malzemelerini bile seçmek mümkün. Ancak sorun şu ki, bunları yapmak yazmaktan çok daha zor.

Tabii birde mikrofonlar kullanılarak bilgisayar hesaplamaları ile düzenleme yapmak için gerekli parametreleri sunan yazılımlar var. Ancak bu yazılımların fiyatları oldukça yüksek.

Bu tarz bir yazılım bulan, bilen ve deneyenlerin Stereo Mecmuası Forumlarına veya bloğun iletişim/yorum bölümlerine eklemelerini rica ediyorum.

Hep birlikte bir yazılım bulabileceğimizi umuyorum.

Haftanın Videosu; Şabanoğlu Şaban'dan Bir Sahne




Şabanoğlu Şaban filmi güldüğüm filmlerden bir tanesidir. Özellikle yukarıdaki sahne harikadır. Tam anlamıyla efsanedir. Bu arada dönemin askeri gerçeklerini de gözden kaçırmamışlar. Örneğin telsizin (yaygın) olmaması ve askeri haberleşme için telefon kullanılması. Tabii olayı fena halde abartmışlar. Haftaya keyifle başlamamız dileği ile :) Bu arada Kemal Sunal'ı rahmetle anmış olalım.

Pikabımın Ana Şasisi Bitti



Yeni DIY pikabımın ana şasisi sonunda tamamlandı. Bu haftada motor olayını çözmeyi planlıyorum. Tamam yukarıdaki fotoğraflardan pikabın tam olarak neye benzediği belli olmuyor. Zaten özellikle fotoğrafları o şekilde seçtim. Tamamlanmış halini tabii ki çok ayrıntılı yazacağım.

Ereshkigal


Yeni pikabın ismini buldum. Bildiğiniz gibi daha önce Kybele 3 olarak kodlamıştım projemi. Ancak yeni bir isim vermek konusunda yoğun istek gelince araştırmalara başladım. Aslında araştırma demekten çok, hafızayı tazelemek gerekiyordu. Lovecraft ile alakalı bir sohbet esnasında konu Nergal'den açılınca, ileri ki saatlerde Babil, Akkadia, Sümer ve Mezopotamya/Anadolu efsanelerinden konu açıldı. Ve bir anda Ereshkigal aklıma geldi. Aradığım isim buydu işte; Ereshkigal. Kuzgun saçlı tanrıça!

DIY Pikap Üretimi Devam


Bu hafta pikabım için bazı yeni parçaların üretimi konusunda çalıştım. Çok hassas olması gereken parçalar büyük bir hassasiyetle üretildi. Özellikle resimde görülen uzun ayakların birbirleri ile orantılı olmalıydı. Pikabın üretiminde adım adım ilerlemek durumundayım. Çizdiğim taslak ve teknik çizimlere göre üretilen her parçanın ardından montaj yapıyorum. Son durumu tekrar ölçüp, teknik çizimlere işliyorum. Bu sayede bir sonraki adımda üretilecek parçaların nihai ölçüleri ortaya çıkıyor. Tam deli işi değil mi?

Bu arada bu hafta sonu ana şasi bölümünün montajını yapacağım. Gelecek hafta ise motor ünitesi konusundaki çalışmalara başlayacağım...