Kulaklık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kulaklık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Section 8 Kulaklık Yorumu



Bir yerlerden bir yerlere giderken uzun zamandan beri yanımda müzik dinleyebileceğim bir cihaz taşırım. Geçmişte kasetçalarlar, sonrasında CD çalarlar ve son yıllarda taşınabilir müzik çalarlar. Yıllarca Palm cep bilgisayarımı taşınabilir müzik çalar olarak kullandıktan sonra bozulunca cep telefonumu hemen arkasından da Creative Zen Vision kullanmaya başladım. Uzun zamandır kendisiyle mutlu mesut yaşıyorum. Taşınabilir müzik çalar konusuna hiçbir zaman ek bir masraf yapmayı düşünmedim ya cihazları çok ucuza almışımdır veya değişim (takas) yoluyla elde etmişimdir. Benim elimde bu modası geçmiş cihazları görenler abi niye iPod veya daha kaliteli bir şeyler almıyorsun diye sorarlar hep. Cevabım ise rahatlığım içindir olur. Çünkü matah bir şey kullanmayınca düşmesi, çizilmesi veya bozulması sorun olmuyor. Parçalandı deyip geçebiliyorum...

Benzer bir seçimi kulaklılarım için de yaptığımı söyleyebilirim. Şimdiye kadar hep sıradan ürünler kullandım. Liste aslında pek uzundur sanırım. Birine hediye ederim, bir tane daha alırım, bozulur, bir yerleri kopar veya parçalanır. 20TL veya daha azına bir şeyler alır hayatıma devam ederim. Sonuçta bir yerlere giderken veya yürürken kullanıyorum dijital müzik çalar ve kulaklık kombinasyonunu.

Tüm bu karmaşanın içerisinde elde ettiğim ses kalitesi trafik gürültüsünden daha iyi. Ancak sadece o kadar, fazlası değil. Geçmişte evde kullandığım kulaklığa yaklaşmak için bir girişimim oldu ancak harcayacağım paranın gereksiz olduğuna karar verdim. Merak edenler hiç evde kulaklık olarak Stax'ın hiç fena olmayan bir kombinasyonunu kullanıyorum. Durum böyle olunca aynı kaliteye ulaşmak neredeyse imkansız ve son derece pahalı.



Geçenler Forum Bornova'daki Bimeks mağazasını ziyaret ettiğimde ilginç paketlerde satılan ve fiyat etiketi 9.90TL olan kulaklıklar gördüm ve hemen atladım üzerine. Üreticisi Sector 8 diye bir firmaymış. Şimdiye kadar ne duydum ne denk geldim. Ambalajları oldukça cazipti bende Ray Charles olanından alıverdim bir tane. Çeşit bayağı çok, KISS, Jim Morrison (Doors) rapçi Tupac için yapılan çeşitli modeller var. Sonrasında web sitesine baktığımda Jimi Hendrix ve The Who versiyonlarını gördüm. Keşke The Who'yu alsaydım dedim ama nasıl olsa bunun ömrü çok uzun olmaz bir tane daha alırım.

Ürünün ambalajı filan mükemmel. Mıknatıslı açılır kapak eklemiş olmaları bile şaşırtıcı. 10TL'lik bir üründe bu kadar süs püs olmaması lazım. Paketi açınca bir çift yedek pad (veya ismi neyse) eklenmiş ve bir de minik kartpostal koymuşlar. Kulaklığın kablosu da özel bir koruma içine eklenmiş. Kulaklığın üzerindeki alüminyum olduğunu tahmin ettiğim bölüm filan derken karşımızda gerçekten çok şık bir ürün var.



Gelelim ses kalitesine. Şimdi burada karışık bir durum var, ürün ülkemizde 9.90TL'ye satılıyor. Yurtdışı satış fiyatı ise 19.90Dolar. Fiyatına bakarsak performans ve sunum müthiş diyebilirim. Ancak işin biraz ayrıntısına girersek ve fiyatı bir kriter olarak düşünmez isek, durum o zaman vahim. Baslar boğuk boğuk, tizler rezalet, orta frekanslar ise dostlar alışverişte görsün misali. Ancak bu segmentteki Sony, Philips ve benzeri Çin malı kulaklıklara göre kıyaslamak gerekirse bu ürün onların yanında high-end sayılır...

Benim gibi çok kulaklık parçalayanlar için güzel seçenek. Alın bir köşeye koyun bir tane...

Geçenlerde

Hakancez Kulaklıkların Büyülü Dünyasında: Stax Coşkusu



Stax, Japonların kulaklık dünyasındaki en egzotik temsilcisi. 1960'lardan itibaren ürettikleri ilginç kulaklıklar ile tüm dünya tarafından tanınan firma, kulaklıklarını, kulak hoparlörü olarak nitelendiriyor. Firma geleneksel olarak ürettiği kulaklıklarda ilginç teknolojiler kullandığı için, kulaklılarını çalışmak için gereksinim duyduğu voltaj ve empedans değerlerini karşılayabilecek özel ampliler üretiyor.



Firmanın bir çok kulaklığını kendi ürettiği özel amplilerle kullanmaktan farklı bir seçeneğinizin olmaması belki ilk adımda düşündürücü olabilir ama Japon firma, amplilerinde her türden ayrıntıyı düşündüğünden ve oldukça üst sınıf bileşenler kullandığından endişelenmenin gereksiz olduğunu anlıyorsunuz. Zaten kulaklıları kulağınıza taktığınızda tüm endişeler yerini keyfe bırakıyor.



Stax kulaklık amplisinde hibrid bir yapı kullanıyor. Genel olarak giriş katında 2 adet 6FQ7/6CG7 tüp kullanılıyor, çıkış katı ise solid state yapıda. 6FQ7 tüplerle oynamak büyük keyif. Ancak standart üretimler yerine General Electric'in 1960 sonralarında ürettiği tüpleri denk getirirseniz tüm arayışlarınızın sona ereceğini söyleyebilirim. Bu güzel tüpler, çok düşük mikrofoniğe ve dip gürültüye sahip. Eğer denk gelirse benimki gibi eşlenmiş bir çift tüp ile hayat boyu bir daha tube-rolling yapmanıza gerek yok. Bu tüpler zamanında bol bol üretildiğinden çok pahalı değiller. Mükemmel bir çiftini 100 Dolara satın alabilirsiniz. Tabii ki daha özel bazı tüpler de mevcut ancak bunlar zaman içerisinde şansınız var ise denk gelebilecek türden.



Stax SRM-T1, 1980'lerin sonlarında üretimine başlanan bir ampli. Ampli ufak farklılıklarla 90'ların sonuna kadar üretilmiş. Benim kullandığım modelde 2 adet RCA girişine yer verilmiş. Daha sonraki versiyonlarda 1 adet RCA bir adet XLR giriş kullanılmış. Her iki giriş birbirine paralel yapıda. Girişler arasında geçiş yapmak için herhangi bir selektör konmamış.


Preamplinin en hoşuma giden özelliklerinden bir tanesi ses kontrolü. Stax mühendisleri, çok ilginç bir tasarım yaparak eğer istenirse sağ ve sol kanalın ayrı ayrı ayarlanmasını sağlamış. Biraz irice kontrolöre ilk bakışta bu ayrıntıyı göremiyorsunuz. Ancak zaman içerisinde cihazı kurcaladıkça fark etmemeniz mümkün değil.



Preamplinin ön bölümünde 2 adet Pro, 1 adet Normal kulaklık girişi var. Bu girişler Stax'ın 5 veya 6 pin'li girişleri. Stax SRM-T1 aynı anda iki adet kulaklılığı kullanmanıza izin veriyor. Bir adet kulaklığı zar zor bulmuşken ikincisi benim için biraz lüks olacaktır açıkçası :)



Kulaklık ise bambaşka bir alem. Stax, elektrostatik yapıyı kulaklıklarına uygulamakta başarılı olmak için neredeyse 20 sene boyunca araştırma geliştirme yapmış. Yazılan çizilenlere göre 1980 ve sonrasındaki ürünlerde bambaşka bir yere gelmiş tasarımcılar. Tüm bu gelişim süreci sırasında Stax'ın ürettiği bir de hoparlör var. Elektrostatik yapıdaki bu hoparlör neredeyse tüm Uzakdoğulu odyofillerin kutsal kasesi. Bu ilginç hoparlörleri dinleyen hemen herkes çok etkilenmiş.

Yazılan çizilenlere göre QUAD'ın meşhur ESL-57'si ve Author Janszen'in 1960'larda yaptığı tasarımla beraber elektrostatik hoparlör dünyasının en önemli tasarımlarından bir tanesi olan bu hoparlör hakkında çok az bilgi bulabiliyorsunuz. ESS-3A, ESS-4A, ESS-6A , ESS-12 modelleri için ise daha fazla bilgi bulabilmek mümkün.

Tüm bu süreç boyunca Stax mühendisleri elektrostatik panelleri iyice küçültmeyi ve mükemmelleştirmeyi başarmışlar. SR-Lambda Signature bu sürecin 1980'lerin sonlarındaki temsilcisi. Çok başarılı olan model ufak tefek geliştirmelerle 90'ların sonlarına kadar üretimde kalmış.



Kulaklık son derece büyük yapıda. Klasik bir kulaklıktan daha büyük olmasına rağmen oldukça hafif. Bunda kullanılan plastik parçaların büyük etkisi var. Fotoğraflarda gördüğünüz kulaklıkların 30 yaşından büyük olduğunu göz önüne alırsanız malzeme kalitesini birazcık hayal edebilmeniz mümkün. Stax günümüzde bile eskiden ürettiği tüm modellere desteğini sürdürüyor. Kulaklık pad'leri EP-234BR başta olmak üzere hemen her yedek parçayı bulabilmek mümkün. Kulaklığın belirli bölümleri deri ve süet kullanılarak üretilmiş. Bunun en önemli sebebi insan derisinin hassasiyetine uygun malzemeler kullanmak. Bu arada deri ve süet kısımlardaki hastalık derecesindeki ayrıntılar insanın hayranlığını artıran cinsten. Her kulaklığın sağ ve sol bölümlerindeki dikiş sayısı ve dikiş noktaları aynı. Nasıl malzemeler kullanıldıysa aradan geçen yıllarda en ufak bir sorun oluşmamış.

Kulaklık kullanıcılarının en önemli sorunları ergonomidir. Bunun yanında benim gibi gözlük kullananlar açısından kulaklığın gözlük çerçevesine yeterli boş alanı yaratması mühimdir. Sanırım Japonya'da gözlük kullanımının oldukça yoğun olması sebebi ile bu noktaya özel önem verilmiş. Ancak ne olursa olsun benim gibi kulaklıkla çok rahat edemeyen insanların 40-45 dakikada bir küçük bir ara vermesi iyi oluyor. Benim gibi plak dinliyorsanız kulaklığı çıkartıp plak değiştirmek iyi bir fikir olabilir.



Ben biraz şans eseri Stax'ın orijinal uzatma kablosunu da kullanıyorum. Buna rağmen arada sırada ara vermek iyi oluyor :)

Gelelim ses performansına.

Ben Stax SRM-T1 ve SR-Lambda Signature kombinasyonunu sistemime bağlı şekilde kullanıyorum. Audio Analogue Bellini preamplifikatörün pre-out çıkışı Stax'ın girişlerinden bir tanesine bağlı durumda. CD çalarım ise ikinci pre-out ile SRM-T1'e doğrudan bağlı. Bellini'nin pre-out'unu kullanma sebebim pikap katı olarak bu cihazı kullanmam. Pikap ise Gyrodeck Mk III üzerinde SME Series V kol ve Goldenote Boboli Signature iğne.

Şimdi açık konuşmak gerekirse benim önceliğim her zaman müzik setim. Bunun en önemli sebebi müziğin bizim evimizde önemli bir yeri olması. Ailecek müzik dinlemeyi sevdiğimizden kulaklığın asosyal tarafı benim için pek uygun değil. Ancak gecenin ilerleyen vakitlerinde etrafı rahatsız etmeden müzik dinlemek için kulaklık benim için olmaz ise olmaz. Aslında bir Grado SR 80i almak için yola çıkmışken denk geldik Stax kombinasyonu ile. Beklentim oldukça iyi performans alacağım yönünde idi ancak böyle bir şey beklemiyordum doğrusu. Kulaklıklığın detay performansı neredeyse çok üst sınıf hoparlörler düzeyinde. 30 senelik bir kulaklık bu performansta ise yenileri nasıldır diye düşünmeden edemiyorum. En şaşırtıcı şey ise bas performansı. Kağıt gibi bir panelden böyle bir bas nasıl elde edilir hiçbir fikrim yok. Kulaklığı ne kadar iyi bir kaynak ile dinlerseniz performansı o derece artıyor.

Stax geçmişten bugüne her zaman ilginç kulaklıkları ile bu dünyanın farklı bir yerinde olmuş olabilir. Evet pahalılar ancak imkanı olanlar bu dünyaya hiç korkmadan girebilirler.



Kulaklık dünyası müzik dinleme alanında oldukça kendisine özgü bir yere sahip. Günümüzde düşen fiyatlar ve artan performanslar ile iyi bir ampli fiyatına çok iyi bir kulaklık sistemi kurabilmeniz mümkün. Uzun süre kulaklık kullanmaktan rahatsızlık duymuyorsanız bambaşka bir dünya ile mutlaka tanışın.

Benim içim ise geç saatlerde müzik dinlememe olanak sağlayan ve müzik sistemimin bir parçası kulaklık sistemim. Ancak bazı günler akşam olsun da kulaklıklarımın takıp müzik dinlemeyeyim dediğim de olmuyor değil.

B Harfli Kulaklıklar



Son zamanlarda sokakta gezinirken veya metroda bir sürü insanın kulağında "B" harfi olan kulaklıklar görüyorum. Bunların ne marka olduğunu bir türlü anlayamadığım için bir yandan da merak edip duruyorum. Geçenlerde metroda denk geldiğim bir kişiye bu "B" harfli kulaklıkların ne marka olduğunu sordum sonunda...

Kulaklıklar, Amerikalı elektronik devi Monster markası altında üretilen "Beats by Dr. Dre" serisinin logosuymuş. Dr. Dre, Amerikan rap dünyasının en önemli ismi. Prodüktörlük, rap şarkıcılığı ve yapımcılığı, plak şirketleri sahibi olmak gibi hemen her alanda parmağı olan Dr. Dre, Monster markası ile ortak kulaklıklar geliştirmiş. Hatta yeni nesil bazı HP notebook'larda da parmağı varmış... Görülen o ki, kulaklıklar bayağı tutulmuş. Ülkemizde bu kadar çok insanın bu kulaklıkları tercih etmesinin altında eminim ki haklı sebepler vardır.

Dr. Dre'nin müziği ilgi alanıma giren bir müzik tarzı değil ancak 2000'lerde bir gece kulübünde çaldığında ilgimi çeken bir şarkıda parmağı olduğunu biliyorum. Şarkı Truth Hurts isimli bir topluluk veya ismin söylediği Addictive isimli şarkıydı. Şarkıya Rakim isimli muhtemelen ünlü bir rapçi de destek vermiş. Aşağıda izleyebilirsiniz. Meraklısına şarkının türü West Coast G-funk(mış)

Angle & Curve Kulaklık



Angle & Curve markasını duymamış olabiliriz ancak kulaklık pazarında ilgi çekebilir. Firma klasik hatta retro tasarımlı ilk kulaklık modeli ile dikkat çekmeye aday. 60 Sterlin'lik fiyat etiketi taşıyan ürünün teknik verileri de hiç fena değil.  Türkiye'ye ithal edilir mi acaba?

Modern Retro: Sound Performance Lab- Phonitor



Arada sırada kulaklık dünyasının son dönemlerde altın dönemlerini yaşadığını yazıyorum. Hal böyle olunca kulaklıklarla ilgili ürünlerin üretimi de hız kazanmış durumda. Bir çok kişi sahip olduğu müzik çalarların mini jack çıkışlarına kulaklıklarını bağlayarak müzik dinliyor olsa da, pazarda özel cihazlara da ihtiyaç var. Geçtiğimiz günlerde Stax Kulaklıklar ile alakalı bir kaç şey karalamıştım. Tıpkı oradaki gibi özel kulaklıklar için özel kulaklık amplilerine ihtiyaç var. Alman Sound Performance Lab firmasının Phonitor isimli ürünü dikkatimi çekti. Kulaklığınızın tüm ayarlarını yapabilmenize imkan veren bu cihaz muhtemelen çok pahalıdır ancak retro tasarımı çok hoşuma gitti. Belki bir yerlerde denk gelirim....

Monster Tron Serisi



Monster firması bir çok alanda faaliyet gösteren bir firma. Hifi ve ev sineması sistemleri kablolarından, kulaklıklara, elektrik filtrelerinden iPod dock'larına kadar oldukça geniş bir ürün yelpazeleri var. Ben firmanın ürünlerini pek sevmem. Aslında sevmezdim demem daha doğru olur. Disney'in yeni Tron filmi için ürettikleri ürünler gerçekten görsel açıdan müthişler. Film son derece kötüydü ama yukarıdaki iPod dock sistemi ve aşağıdaki kulaklıklar harika gözüküyorlar bence...

Stax SRM-T1 ve SR-Lambda Signature



Son dönemlerde müzik dinleme olayını abarttığım için bir kulaklık arayışım var. Geceleri birbirinden avant-garde albümleri dinlemek gayet keyifli oluyor ancak ses açmak konusunda ciddi bir sıkıntı yaşıyorum. Apartmanda yaşayınca komşulara cinnet geçirmemek lazım. Sabaha karşı saat dört sularında Alexander Von Schlippenbach - Globe Unity Orchestra dinlerken ses açmak pek doğru bir davranış olmaz.

Durum böyle olunca kulaklık arayışına girdim. Bu konuya çok fazla bütçe ayırmak gibi bir planım yok. Bu aralar bazı denemeler yapmaya çalışıyorum. Geçen gün bir arkadaşımdan Stax SRM-T1 kulaklık amplifikatörü ve yine Stax SR-Lambda Signature kulaklıklarını ödünç aldım.

Aslında fena bir hata oldu...



Bunun en önemli sebebi Stax'ın kulaklık konusunda aşmış bir firma olması. Zaten firma kendisini kulaklık üreticisi olarak tanımlamıyor. Earspeaker yani kulak hoparlörü üretici terimini bulmuşlar. Japon firma ne iddia etse hakkıdır. Detay seviyesinden tutun sahneye kadar çok acayip bir etkisi var bu kulaklıkların. Hatta sahne beyninizde oluşuyor. Yukarıda Stax SR-Lambda Signature kulaklığın pardon kulak hoparlörünün ayrıntısı var...



Kulaklılar elektrostatik yapıda. Yukarıda kulaklığın içini çekmeye çalıştım. Pek belli olmasa da, ayrıntıları görebiliyorsunuz. Kulaklık amplisi ise ayrı bir hikaye. Vakum tüplerle donatılan ampli tam Japon ayrıntı deliliğinin bir  örneği. Adamlar hemen her şeyi düşünmüşler. Önümüzdeki günlerde bu kombinasyonla alakalı bir yazı yazmayı planlıyorum...

Stetheadphone


Antrepo isimli bir firma son derece garip kulaklıkları ile dikkatimi çekti. Stetheadphone adını verdikleri kulaklık doktorların kullandığı stetoskop'dan etkilenilerek üretilmiş. Fiyatını bılamadım ama hoşuma gitti doğrusu. Bu arada kulaklığın farklı renkleri de mevcut. özellikle doktorlar iş yerlerinde çaktırmadan müzik dinlemek isterlerse bunlardan birer tane edinmeliler. Tabii ki şaka yapıyorum :)

Aile Boyu Kulaklık


Aklı evvel bir vatandaş aile boyu kulaklık üretmiş. Aynı anda 4 kişinin müzik dinleyebileceği görünen kulaklıkta dinleme konumu açısından biraz soru işaretleri yok değil...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...