Reklam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Reklam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1930lardan Reklam


1930'lardan hi-fi reklamı. Modern örneklerine çok benziyor değil mi? Ancak ürünler tabii k değişik, gramofonlar, eski tip horn hoparlörler. Ben özelikle "Dual Electric Turn Table" olayına bayıldım :)

McIntosh Audio Compensator


McIntosh reklamı 1950'ler..Yukarıdaki cihazı bir nevi pre-ampli olarak düşünebilirsiniz. Farklı cihazları sisteminize bağladığınızda aralarındaki ses ve ton farklıklarını eşitleyebilmeniz için üretilmiş bir cihaz.

Admiral Hifi 1960


1960 Admiral Stereophonic Hi Fi System reklamı. Bir dönemin önemli olduğunu anladığım bir markası Admiral. Anlayabildiğim ve araştırdığım kadarı ile daha satın alınabilir göreceli makul fiyatlara satılan bu tarz sistemleri 1960 ve 70'ler boyunca pazarlamışlar.

Nakamichi Reklamı


Nakamichi firmasının 1990'larda ürettiği modeller "Super Modeller" olarak adlandırılmış. Güzel bir reklam.. Ancak ürünler çöküş dönemindeki Japon üreticiyi kurtarmaktan çok uzaktı maalesef...

Tandberg Reklamı


Tandberg firmasının reklamı. Bu reklam 1990'larda yayınlanıyormuş. Belki bizim memleketimizde çok popüler olmuş bir marka değil ama yurtdışında özellikle kayıt ekipmanları ile bayağı tanınan bir firmaydı Tandberg. Ancak tüm bunlar firmanın batmasını engelleyemedi maalesef...

Tascam BR-20


Tascam BR-20 profesyonel makara teyp kullanım kılavuzu. Daha doğrusu servis kitapçığı. Geçenlerde benzer bir makara teybin servis kitapçığını inceleyeyim dedim, resmen kafam döndü. Bu aletler ile uğraşmak gerçekten kabus...

Allied Radio Reklamı


Allied Radio Corporation fiyat kataloğu reklamı. 1930'lar... Şu eski reklamlara bayılıyorum. Az renk kullanılsa da, ürünü veya markayı ne kadar güzel vurguluyorlar.

Nakamichi Dragon Serisi


Nakamichi Dragon serisinin reklamı. 1990'lar... Bu cihazlar o zamanlarda da fetiş objesiydi. Günümüzde de durum farklı değil :)

Sahibinin Sesi Yılbaşı Paketi


Yılbaşı batı dünyasında her zaman büyük bir talep patlaması yaratır. Plak şirketleri geçmişten bugüne bu dönemden yararlanmaya çalışır. Özellikle yılbaşı şarkıları bu dönemlerde çok talep görür. Efsane plak şirketi His Master's Voice özel bir kutunun reklam afişini pek güzle yapmış; Harlequin Gift Box

Plak Dinlerken Kellogg's Yiyin!


Mısır gevreği reklamı 1970'lerin sonundan. Meşhur Kellogg's mısır gevreklerinimn reklamında plaklar kullanılmış. O dönemlerde ev eğlencesinin önemli bir üyesi plak ve pikaplardı. Güzel günlermiş :)

Garrard Reklamı


Çok fazla Garrard reklamı denk gelmiyor, özellikle de 301 ve 401 modelleri için. Bu reklam daha sonraki dönemlerden firmanın SL-95 modeli için hazırlanmış.  Bu modeller daha kullanıcı dostu fiyat etiketlerine sahip daha rekabetçi ürünler olsalar da, yine ortalamanın üzerinde bir kaliteye sahiplerdi. En azından hatıralarımda öyle bir imajları var...

Ariston Reklamı



Ariston plaklarının İtalya reklamı. İngiliz-Hollanda asıllı sinema oyuncusu Audrey Hepburn'ün kullanıldığı reklam herhalde döneminde büyük ilgi çekmiştir. Sempatik görüntüsü ve masum güzelliği ile bugün bile bir ikon olarak evlerimizde kendisine yer bulan Hepburn, oyuncu olabilmek için İngiltere'ye gidiyor ve ilk filmi "Young Wives Tale"da hızlı bir yükselişe geçiyor. Benim aklıma Audrey Hepburn deyince hemen Breakfast at Tiffany’s geliyor. Bu filmin soundtrack'i ile alakalı bir kaç satır karalamıştım. İsterseniz buradan bakabilirsiniz.

7UP Reklamı



Çocukken ailemle yurtdışına çıktığımızda özellikle sahil kenarında bir yerlere gittiğimiz zaman en sevdiğim şeylerden bir tanesi 7UP idi. Aslında bu hiçbir özelliği olmayan bir gazozdur. Ama nadir bulunan hemen her şey gibi benim için çok değerliydi. Sonraki yıllarda 7UP ülkemize gelince eskisi kadar hoşuma gitmediğini fark ettim. Özellikle Çamlıca, Uludağ ve Fruko gibi yerel gazozlar varken 7UP'a dönüp bir daha bakmadım. Neyse konumuz gazoz değil, reklam.Yukarıdaki reklam 1930'lardan veya 1940'lardan. Plak başında gazoz keyfi...

Ekonomik kriz ve reklamlar



Ekonomideki krizin ilk önce pahalı hobileri vuracağını hepimiz biliyorduk ancak bu denli ağır bir çöküntü bekleniyor muydu emin değilim. Ancak değişen alışkanlıklar ve en önemlisi internet denilen teknolojinin alışkanlıklarımızı değiştirmek konusunda inanılmaz bir baskısı var. Basılı yayınların sonu durdurulamaz şekilde geliyor ne yazık ki. Ülkemizdeki adaptasyon süreci daha uzun olacak ancak bir süre sonra dünyadaki yansımalara paralel bir çizgiye geleceğimize eminim.

Bakınız bugün, hem gazeteler hemde televizyonlar açısından habercilik tamamen şekil değiştirmiş durumda. Haberleri saat başı veya bir gün sonra okumak yerine saniyesi saniyesine takip etmek insanların kolayca alıştığı bir internet yeniliği oldu. Buduruma adapte olmak konusunda sorunlar yaşayan gazetelerin hem ülkemizde hemde dünyada yaşadığı zorlukları biliyoruz. Dergilerde de benzer sorunlar mevcut. Ancak çok önemli bir nokta var ki, uzun süredir dünyada da ülkemizde de basılı yayınlar satışlardan değil, ticari reklamlardan elde elde ettikleri gelirler ile yaşıyorlar.

Uzun zamandır çeşitli firmalarla reklamlar konusunda fikir teatilerinde bulunuyoruz. Sonuçlar oldukça ilginç ve kısaca paylaşmak isterim.

-Prestij reklamları: Büyük markalar veya marka olmayı başarmış firmalar için eskiden beri reklamlar bir prestij göstergesiydi. Bahsi geçen reklamlar, insanların egolarına seslenen reklamlardır. Asla satın alamayacağınız bir ürüne yine de bakarsınız ve hayaller kurarsınız. Ama aynı yönden o ürünü satın alabilen insanlar için, o ürünleri satın alamayan insanların hayallerini kurdukları şeye sahip olabilme gücü ciddi bir ego tatmini ortaya çıkartır. Son bir kaç yıldır prestij reklamları ortadan kalkma yolunda. Bunun yerini çok ayrıntılı ve belli bir konsept halinde tasarlanmış web siteleri almaya başladı.

-Basılı reklamların etkisini ölçülememesi. Herhangi bir dergi veya gazetede yayınlanan bir reklamın etkisini ölçmek çok zordur. Belli katsayılar ve hesap yöntemleri mevcut olsa da, bunların tamamı muammadan başka bir şey değildir. Ülkemize geldiğimizde konu tam bir karmaşa halini alır. Çünkü hangi yayın kaç adet satmıştır kimse bilmez. Dağıtım sayısı ile satış miktarı arasındaki orantı genelde pek açıklanmaz. Resmi rakamlar ise tüm resmi rakamlar gibidir! Bu yüzden uzun yıllardır özellikle promsyonel reklamcılık televizyonlara kayma eğilimi göstermişti. Ancak ekonomik kriz ile reklam bütçeleri şu an için internete akıyor. Yaptığınız bir reklamın ölçümünü yapabilmek kolay olduğu gibi maliyetlerde oldukça düşük. İnternete akan reklamlar arttıkça basılı yayınların daha da zorlanacağı kesin.

Devrim

Bu konudaki tartışmaları forumumuzda okuyabilirsiniz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...