Internet Archive Web Sitesi


Geçenlerde Project Guthenberg'den bahsetmiştim. Bir kaç okuyucumdan teşekkür mesajları aldım. Sanırım gözlerinden kaçmış. Bu kez de sinema meraklılarının gözlerinden kaçmış olduğunu düşündüğüm bir siteden bahsedeceğim.

Internet Archive, bir nevi ansiklopedi olması için kurulan bir web oluşumu. Son zamanlarda moda olan tabiri ile aktivistler tarafından ilk adımları atılmış, kültür tarihine ilişkin bir arşiv olması istenen ancak ilerleyen yıllarda internetteki imkanlar arttıkça gözden düşen bir site. Aslında kendilerinin de hatası var bu konuda. Site öyle bir karışık ki, aradığınızı bulmak, gerçek bir zulüm haline gelebiliyor. Ancak sitenin bazı yönleri onu vazgeçilmez yapıyor.<

Diyelim ki, 1910'lu yılların ilk filmlerini (hatta 1800'lerin sonlarını da eklemeliyiz sanırım), 1920'lerin Alman Expressionist akımı filmlerini, 1930'larda Film Noir'ın öncülerini merak ediyorsunuz ve seyretmek istiyorsunuz. Bunun yanında 1950'lerin fazla bilinmeyen ve ücra köşelerde kalmış Science Fiction'ları ilginizi çekiyor veya Büyük Savaş döneminin propaganda filmlerini seyretmek istiyorsunuz. Bu filmlerin bir çoğunda telif hakları ortadan kalmış. Çok az bir kısmı çeşitli formatlarda basılmış durumda. Basılanların büyük çoğunluğu da video teyp formatında basılmış ve internet üzerinde acayip fiyatlara satılıyor. İşte bu söylediklerimden bir kısmı sizi ilgilendiriyorsa mutlaka Internet Archive'i ziyaret etmelisiniz. Çünkü bir çok film, çeşitli formatlarda kullanıma açılmış durumda. Girip istediğiniz gibi indirebilmeniz mümkün.

Bu siteyi seneler önce Paul Wegener and Henrik Galeen ikilisinin "Der Golem" filmini ararken bulmuştum.  1915 yapımı film, Golem kültü üzerine kuruluydu. Çek Cumhuriyetine (o dönem Çekoslovakya) gittiğim ve Prag'da bayağı uzun kaldığım dönemde normal turistlerin bir çoğunun aksine kentin Ortaçağ'daki önemini bildiğimden neredeyse bir haftamı oldukça farklı mekanlarda geçirdim. Çok da iyi yapmışım diyorum. Burada bazı konularda gerçekten çok bilgilenmiştim. Bezalel ismi bir çokları için hiçbir bir anlam ifade etmiyordur eminim ki, ancak Prag'ta bu ismin çok büyük önemi var. Konuda sapıyorum farkındayım ama nedense yazdıkça aklıma başka şeyler geliyor. Bazı yazarlar gibi yazdığım yazılardan kelime başına ücret alsam köşeyi dönerdim herhalde :) Neyse... Wegener'in "Der Golem" filmini nereden bulurum diye aranırken sonunda Internet Archive aklıma gelmişti. Tabii ki bir arama sonucunda filmi bulup arşivime katmıştım. Yukarıda filmden görüntülerle oluşturulmuş bir slayt var. Bunları da siteden edinebiliyorsunuz.

Hep filmlerden bahsettim. Birazda metinlerden bahsedeyim. Belki Project Gutenberg gibi kolay ulaşılır olmasa da, Internet Archive'de inanılmaz bir e-kitap arşivi var. Özellikle bazı Üniversite ve Kitaplıkların verdiği destek sayesinde içerik son derece geniş. Ben genelde belli konulardaki e-kitaplara yönelik araştırma yapsam da, bir göz atmanızda fayda olabilir. Internet Archieve son yıllarda bazı geliştirmeler de yaptı e-kitaplar konusunda. Bizim e-dergilerimizde olduğu gibi flash formatıyla online okuma, PDF indirme gibi seçeneklerin yanında çeşitli e-reader'lar (e-kitap okumaya yarayan elektronik cihaz örneğin Kiddle) için optimize edilmiş dosyalarda mevcut.

Sitenin ses arşivleri kısmında ise audio-book'ların (e-kitapları dinleyebileceğiniz bir format diyelim kısaca) yanında telif hakkı olmayan binlerce şarkıyı dinlemek mümkün. Ayrıca Grateful Dead'e ayrılmış özel bir bölüm var ki topluluğu seviyorsanız mutlaka göz atmalısınız.

Sitede gezindikçe acayip şeyler bulmak olasılığı var. Dediğim gibi site bayağı karışık olduğundan sinirlenmeden kullanmak lazım. Bir süre sonra nasıl oluyorsa alışıyorsunuz ve aradığınızı daha rahat bulabiliyorsunuz.

Eh artık lafı uzatmadan sizi Internet Archieve web sitesine yönlendirelim. Aman dikkat edin, internetiniz kotalıysa bir günde doldurabilirsiniz. Ulaşmak için tıklayınız www.archive.org

DIY Jukebox


Bugün burada jukebox'lardan bahsettim. Meğerse Jukebox'ları seven ne kadar çok okuyucumuz varmış. Bir kaç arkadaşımda sen DIY projelerini seversin diyerek bazı adresleri göndermişler. Yukarıda gördüğünüz Jukebox tamamen meraklı bir kişi tarafından yapılmış. İşin kötü tarafı böylesine o kadar çok proje var ki. İnsanın kaşıntısı geliyor bayağı. İşi gücü bırakıp projeleri incelemeye başladım hemen. Özellikle FreeJukebox sitesinde çok fena projeler var.Benim ilgimi Caesar isimli kullanıcının yaptığı DIY çalışması çekti. Bitmiş halinin fotoğrafını yukarıdaki resimde görebiliyorsunuz. Evet inanması zor ama bu gerçekten bir DIY çalışması. Aşağıya çalışmadan bir kaç fotoğraf ekleyeyim dedim.


Projenin temelinde bir bilgisayar kullanılmış. Günümüzde plak kullanarak jukebox yapmak anlaşılan pek kolay değil çünkü ebay'de bile otomatik plak tanıma ve okuma cihazları acayip paralara satılıyor. Bu yüzden meraklılar genelde bilgisayar sistemleri kullanıyor. Yukarıda linkini verdiğim sitede özellikle Jukebox'larla kullanılabilecek bir yazılım bile mevcut. Yukarıdaki resimlerde görebileceğiniz gibi bol bol MDF işçiliği gerekiyor. Bu fazla maliyeti olan bir şey değil. Belli bir miktar hata da kaldıran bir malzeme olduğundan düzeltmeler kolaylıkla yapılabilir. Diğer kısımlarda kullanılan malzeme ise pleksi. Aslında ülkemizde pleksi işlemek eskisi gibi sorun değil. Bir çok şeyi pleksiden yapabilmek mümkün. Çok büyük fiyatlar da ödemek zorunda kalmıyoruz. Işıklandırma için ise yılbaşı süsleri kullanılmış. Bunun yanında florasan'larda dikkat çekiyor.

Galiba bende böyle bir DIY çalışması yapacağım. Fena halde gaza geldim. Haydi hayırlısı...

General Grievious ve Asajj Ventress



Geçtiğimiz haftalarda uzun zamandır kendime yeni bir şeyler almadığımı fark edince, hemen arayışlarıma başladım. Hemen herkesi mutlu eden bir şeyler vardır. Arada sırada kendimizi şımartmamız lazım değil mi? Uzun bir süredir Figuratif sitesini takip ediyorum. Hifi ve müzik dünyası derinlerine daldıkça nasıl engin birer okyanus ise, figürlerin dünyası da öyle. Hatta bana kalırsa Hifi'den bile daha pahalı bir hobi olabilir. Olaya nasıl baktığınıza bağlı. Bu sitede figür dünyası ile alakalı her türlü yenilik ve habere ulaşabileceğiniz gibi, kişisel koleksiyonlar, figür tanıtımlarına göz atabilir hatta alışveriş bile yapabilirsiniz. Bu arada bende sitenin moderatörlerinden bir tanesiyim. Pek bir şey yapmıyorum ama olsun...

Figuratif'in ikinci el bölümünden kendime iki figür belirleyip satın aldım geçenlerde. Star Wars Unleashed serisinden General Grievous ve Asajj Ventress. Aslında figür dünyasının üst düzey (bir nevi hi-end) firmalarının ürettiği modellerin kalitesinden bayağı uzak olsalar da, beni mutlu ettikleri kesin. Alınacak figürler listemde daha bayağı bir şeyler var, zaman içerisinde yavaş yavaş alırım. Böylesi çok daha zevkli oluyor.

not: Kitaplığımda alakasız kitapları bir arada görüp, dalga geçen arkadaşlarım olacaktır. Kütüphanemde under construction yazıyor bu aralar...

Jukebox'ların Altın Dönemleri


Geçenlerde akşamın bir vakti bizim Retro ve Vintage Hifi bloğuna ekleme yapmak için değişik bir şeyler arıyordum. Biliyorsunuz yaz döneminde Retro ve Vintage Hifi bölümümüzü tatile almıştık. Eylül'de yayına başlayacağı için vakit buldukça eklemeler yapıyoruz. Böylelikle belli bir stok oluşuyor. Neyse.. Ekleme işlemleri sırasında aklıma Jukebox'lar geldi. Zaten oldum olası bu aletleri pek severim. Hani utanmasam müzik setlerinden daha çok severim bile diyeceğim

Günümüzde Jukebox üreten firmalar tabii ki var. İlk aklıma gelen bu işin en önde gelen firması Wurlitzer. Tabii ki Rock-Ola, Crosley gibi günümüzde de jukebox'lar üreten firmalar var. Ancak MP3 ve CD'lerin hayatımıza girmesiyle jukebox'ların mantığı biraz değişti. Tabii ki hala 45 devirlik plak çalan ürünleri de bulabilmek mümkün. Bu arada ülkemizde de Mudo Concept gibi mağazalarda minik Jukebox'lar bulunabiliyor. Ancak hem çok kötüler hemde çok pahalılar. Günümüzde yukarıda saydığım markaların kaliteli jukebox'ları 10.000 Dolar seviyelerinde.

Internet'te sörf yaparken Wurlitzer'in kendi sitesinde tüm zamanların en çok çalınan hit'lerinin listesi denk geldi. Bu 40 şarkı Jukebox'larda en çok çalınan şarkılarmış. Listeyi aşağıda bulabilirsiniz. Eminim ki, işten eve döndüğünüzde en az bir kaç tanesini dinlemek isteyeceksiniz. Liste, Şarkı / Topluluk / Plak Şirketi / Yıl şeklinde düzenlenmiş.

Good Vibrations / the Beach Boys / Capitol / 1966
I Want To Hold Your Hand / the Beatles / Capitol / 1964
Can't Buy Me Love / the Beatles / Capitol / 1964
Stayin' Alive / the Bee Gees / RSO / 1977
Margaritaville / Jimmy Buffet / ABC / 1977
Rhinestone Cowboy / Glen Campbell / Capitol / 1975
Bette Davis Eyes / Kim Carnes / EMI / 1981
The Twist / Chubby Checker / Parkway / 1960
Lay Down Sally / Eric Clapton / RSO / 1978
Downtown / Petula Clark / Warner / 1965
Nightshift / Commodores / Motown / 1985
Proud Mary / Creedence Clearwater Revival / Fantasy / 1969
Bad, Bad Leroy Brown / Jim Croce / ABC / 1973
Mack The Knife / Bobby Darin / Atco / 1959
Big Bad John / Jimmy Dean / Columbia / 1961
Blueberry Hill / Fats Domino / Imperial / 1956
Hotel California / Eagles / Asylum / 1977
Aquarius/Let The Sun Shine In / The 5th Dimension / Soul City / 1969
I Want to Dance With Somebody / Whitney Houston / Arista / 1987
Billie Jean / Michael Jackson / Epic / 1983
I Love Rock 'n' Roll / Joan Jett & the Blackhearts / Boardwalk / 1982
Celebration / Kool and the Gang / De-Lite / 1980
Footloose / Kenny Loggins / Columbia / 1984
Physica / Olivia Newton John / MCA / 1981
The Great Pretender / the Platters / Mercury / 1955
Slow Hand / Pointer Sisters / Planet / 1981
Jailhouse Rock / Elvis Presley / RCA / 1957
Unchained Melody / the Righteous Brothers / Philles / 1965
Lucille / Kenny Rogers / Reprise / 1977
Satisfaction / the Rolling Stones / London / 1965
Touch Me In The Morning / Diana Ross / Motown / 1973
New York, New York / Frank Sinatra / Reprise / 1980
Born To Be Wild / Steppenwolf / Dunhill / 1968
The Way We Were / Barbara Streisand / Columbia / 1973
Eye Of The Tiger / Survivor / Scotti Br. / 1982
My Girl / the Temptations / Gordy / 1965
Raindrops Keep Falling On My Head / B.J. Thomas / Scepter / 1969
Joy To The World / Three Dog Night / Dunhill / 1971
Melody Of Love / Billy Vaughn & His Orchestra / Dot / 1954
Autumn Leaves / Roger Williams / Kapp / 1955

Eylül'de Retro ve Vintage sayfalarımızda bol bol Jukebox bulacağınızı tekrar edip. Jailhouse Rock dinleyerek işlerime devam ediyorum..

Zorn Geldi Geçti...Ben Baktım :(


İsmet Sıral Yaratıcı Müzik Atölyesi bu sene 11 günlük bir etkinlik düzenledi. Bir çok atölye çalışması, konserler ve söyleşiler ile ağzımın suyu aktı. Özellikle Oliver Lake ve John Zorn performanslarını merak ediyordum. John Zorn, Masada ile geldi biliyorsunuz. John Zorn (saksafon), Marc Ribot (gitar), Greg Cohen (bas), Cyro Baptista (vurmalılar), Kenny Wollesen'den (vibrafon, davul) oluşan ekip göz kamaştırıcı. Bu kadar sevdiğim bir müzisyenler topluluğunun konserine gidemediğim için kendime sağlam kızıyorum ancak bazen olmadı mı olmuyor işte. Sevgili Reha Arcan tabii ki konseri boş geçmemiş ve bana bir fotoğraf göndermiş. Acım daha da büyüdü. Burnumun dibine gelen bir fırsatı böylece harcamış oldum. Ama diyorum ya, bazen imkanlar el vermiyor işte. İlerleyen senelerde nerede olursa olsun canlı canlı izleyeceğim Zorn'u. Zaten son yıllarda çok istememe rağmen The Book Of Angels serisini de toparlayamadım.  Sayısal Loto, bu sene bana çıksa ne güzel olur!

Magma - De Futura Championship!

Magma topluluğunu sevdiğimi bloğumu takip edenler sanırım biliyorlardır. Son zamanlarda Seventh Records'un "Mythes et Legendes" adını verdikleri DVD setini piyasaya sürmeleri ile son zamanlarda şarkı listelerimde Magma eksik olmuyor. Bu arada arada sırada Magma'yla alakalı mesajlar alıyorum. Bir kaç albüm alıp seven de var, söven de! Eh sanırım bu durum normal..

Geçenlerde Dailymotion'da gezinirken arama kutusuna De Futura yazdım. İlginç iki video ile denk geldim. Onları paylaşayım...

Aslında tüm dünyada Magma'nın açtığı yoldan ilerleyen çok müzisyen var ancak oldukça underground piyasada biliniyorlar. Sizlere Hamtaï! A Tribute To The Musıc of Chrıstıan Vander projesinden burada bahsetmiştim. Bu 2 CD'lik albümde çok ilginç yorumlar bulabilmek mümkün. Albümü bulmak biraz zor. Fransız plak şirketlerinden yayınlanan bir çok albüm gibi bu albümü almak için Google Translate özelliğini bol bol kullanmak gerekiyor. Tabii bu arada Laser's Edge gibi butik CD mağazalarında bulabilmek mümkün. Alpan'ın kulakları iyi çınlamıştır bu arada! Yukarıdaki videoda genç bir Fransız topluluğun De Futura yorumu var. Topluluğun adı Ptäh Septet ve yorum bence çok keyifli olmuş.

Yukarıdaki video dört arkadaştan kurulu Sporadik Orkhestra tarafından icra edilmiş bir De Futura versiyonu. Keman kullanımı ile bayağı ilginç olmuş. Beğendim... Yukarıdaki video ise aynı şarkının yaratıcılarının erişebildiğim en erken dönem videosu. 1977 yılından. Meraklısına şarkı Magma'nın "Üdü-Wüdü" albümünde bulunuyor. Albümleri tek tek almak yerine Seventh Records'un harika "Studio Zünd" kutusunu da alabilirsiniz ama cebinizden biraz para çıkacak :) Bu arada son zamanlarda bol bol bahsettiğim "Mythes et Legendes" setinin ikinci DVD'sinde deli bir De Futura yorumu var. Aman diyeyim es geçmeyin!

Vacuum Tube Radio


Evinize eski tip bir radyo almak istiyorsunuz ve ille de vakum tüplü (lambalı) olsun diyorsunuz. Antikacıların verdiği fiyatlardan pek memnun kalmadıysanız, Japon dostlarımız sizi unutmamışlar ve alternatif ürünler pazara sürmüşler. 60 yıllık radyo tasarımları baz alınarak üretilen bu set içerisinde tam teşekküllü bir radyo var. Radyo tabii ki lambalı bir ampliye sahip ve sesi verebilmek için horn hoparlör unutulmamış. İsterseniz resimdeki lastiği çıkartabilirsiniz ancak bu eklemenin ses kalitesini arttırdığını söylüyorlar. Radyo ise modern bir tasarım, yani FM bandına sahipsiniz. Kullanmak için sisteme 9V'luk bir pil takıyorsunuz. Lambalı radyonun fiyatı 150 dolar civarında.

Aslı Vural - Sky Is The Limit Sergisi


Bizim gibi fiziğe inanan insanlar, geçmiş- bugün ve gelecek arasındaki ayrımın yanlızca inatla süren bir yanılsama olduğunu bilirler” Albert Einstein
İnsan inançları, değerleri, gereksinimleri, tutumları, duygusal uyarımlarıyla algılayabiidiği bir bütünün küçük bir parçası... Evrenin bir noktasında küçük hayatlar yaşayıp, büyük hayaller kuruyoruz. Ancak bizim edinimlerimizle hayalini kurabildiğimiz o en büyük şey bile evrenin büyüklüğünün yanında o kadar küçük ki. Sadece üstünde yaşadığımız dünyayı biliyoruz oysa bilmediğimiz başka dünyalar olmalı. Yerin kat kat altında ve gökyüzünün kat kat üstünde bilmediğimiz neler var acaba? Bizler daha kendimizi bile tam tanıyamamışken, bilemezken ve anlayamazken bunca merak nedendir? Yer, gök ve insan bir bütün müdür? Beş duyunun ötesini algılayabilir miyiz? Bilim ve bilinçle beraber oluşan, duyular ötesi bir algılamaya ihtiyacı var insanların. Maalesef tüm algıladığımız bildiklerimizle sınırlı; yani bildiğimiz kadar algılıyoruz. Peki o zaman bildiğimizin ötesinde ne var? Bir bütünün küçük bir parçası olarak bağlı bulunduğumuz muhtemel bütündeki yerimizi bulursak ya da bulduğumuzu düşünürsek daha mı az yanılırız?

Aslı Vural, kişisel sergisinde bu araştırma ve düşünme sürecinde tuval ve boyayı bir imge olarak katmanlar halinde kullanarak, kimi zaman kazıyarak, alt ve üst katmanları biraraya getirerek bu soruları bizimle paylaşıyor...

İlgi çekici bir sergi olacak sanırım. 16 Ağustos'tan itibaren; Balat Kültür Evi Vodina Cad. No39-41 Fener-Balat. Ben katılmayı çok isterdim ama o dönemde İstanbul'da olmam mümkün değil. İstanbul'daki dostlara duyurulur...

Albüm İncelemesi: Nekropsi - 1998


Nekropsi, Türk müzik tarihi açısından son derece ilginç bir topluluk. Aslında 1990'larda ortaya çıkan topluluk ilk albümlerini 1997'de yayınladı. Bazı müzik topluluklarının en önemli şanssızlığı çok iyi albümlerini kariyerlerinin ilk başlarında yapmasıdır. Nekropsi'nin ilk albümleri olan "Mi Kubbesi" işte bu türden bir albüm. Haydi eğri oturalım doğru konuşalım. "Mi Kubbesi" 1970'lerden bugüne bakarsak müzik tarihi için önemli bir albüm olmayabilir ama iş Türk müzik piyasasına gelince Nekropsi'nin ilk albümünün Türk müzik dinleyicisi açısından yeri çok önemlidir. 1990'larda genç olanları etnik, caz, physcodelic rock'un özenli bir harmanlanması ile tanıştırmış, daha yaşlı olanları 1970'lerin Türkiye'sinde yapılmaya çalışılan bu karışımın bir sonraki adımı olarak heyecanlandırmıştı. Bazen daha iyi prodüktörler, daha iyi maddi imkanlar olsa ülkemizde yapılan bazı albümlerin uluslararası müzik piyasasında da ilgi çekeceğini düşünürüm. Ne yalan söyleyeyim "Mi Kubbesi"de benim için öyle bir albümdür işte. Tabii bu arada bir şeyi de unutmamak lazım. 1990'ların Türkiye'sinde böyle bir albümü yapmak kolay iş değildir. Yayıncı bulmak, albüm yayınlamak, albümün finansını yapmak kolay değildi. Hala kolay değil ama sanırım eskiden bunlar çok daha zordu. Tüm bu sebepler bu albümlerin değerini daha da arttırır. Resmen yokluklar içerisinde yapılan albümlerdir. Bazı şeyleri eleştirirken, bazı şeylerin hakkını da vermeliyiz.

Neyse... Nekropsi ilerleyen yıllarda kadro değişiklikleri yaşadı. Gelenler gidenler, tekrar birleşme haberleri. İlk albümden neredeyse 10 yıl sonra 2006 yılında "Sayı 2: 10 Yılda Bir Çıkar" albümünü yayınlarlar. "Mi Kubbesi"nin ilerisinde bir albüm bekleyen müzik dinleyicileri ilk dinleyişte albüm için olumsuz beyan ederken, 10 yıllık albümsel aranın ardından farklı bir şeyler deneyen topluluğa daha olumlu yaklaşan müzikseverler de oldu. Beklentileri karşılamak için müzik yapmak yerine, gönüllerinin istediğini yapmışlardı muhtemelen. Daha fazla elektronik öğe ile süslenmiş farklı bir albüm. Sanırım bir çok müziksever yaklaşık 10 yıllık zaman diliminde yayınlanan 2 albüm için dinledikçe farklı düşünür hale gelmiştir. Yıkıcı eleştirileri göz ardı ederek tarafsız bir kulakla albümü dinlediğim zaman müzikal değişim için olumsuz bir şeyler söylemem güç.

Çok yapılan bir espri ama buraya da taşıyalım. 10 yılda bir çıkar düsturunu bir kenara bırakarak topluluk üçüncü albümü de yayınladı. Albümün yayın haberini burada vermiştik. Albüm yayınlandı ve tabii ki edindim hemen. Albümün tanıtımında topluluğun diskografisini oluşturan iki albüm arasında bir halka olacağı izlenimi vardı bende. Amerikalıların "missing link" dedikleri şey var ya. Belki dilimize kayıp halka olarak çevirebileceğimiz bir deyim. 1998, tam anlamıyla öyle bir albüm diyebilir miyiz, bilemiyorum. Haydi ilk önce şarkı listesini verelim.

Harf Devrimi 1998
Kusmuk
14
Mecidiyeköy
Ebo 1998
Heidi
Düşük Amper
Avi ( Kısa )
Ara
Bağlama
Ateis 1998
Crying Game 1998

Albüm için bir şeyler yazmak gerçekten güç. Bir şekilde taraflı şekilde yazacağım. Albümle ilgili orada burada çok farklı yazılar okuyacağınıza eminim. "Mi Kubbesi"ne bakarak albümü acımasızca eleştirenler çok fazla. Ben albüm ilk duyurulduğunda ikinci bir "Mi Kubbesi" beklemeyenlerden olduğumdan, albümün elektronik öğeleri bol bol içeren, yer yer aksak yerel  ritmlerin bulunabileceği, etnik öğelere selam çakan, free-jazz'a atıfları bol bir albüm bekliyordum. Ne yalan söyleyeyim, beklediğimi aldım. 1998 benim açımdan bir başucu albümü olmayacak. Farklı kulvarlarda aradığımı daha fazla bulduğum albümler var. Ancak acımasızca yerin dibine batırılacak bir albüm olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. Bence tıpkı "Sayı 2: 10 Yılda Bir Çıkar" albümü gibi tarafsız kulaklara hitap edecek bir albüm yapmış Nekropsi....

Bu yazdıklarıma göre Nekropsi'ye benim görüş açımdan bakanlar için albüm alınması gereken bir albüm. Müzik için benim zihniyetimde var olmayan die-hard albüm fanları için zorlu bir dinleme deneyimi sunacak bir albüm, 1998. Ne olursa olsun tarafsız şekilde ve "Mi Kubbesi"nin gölgesinden çıkarak bir kulak kabartmanızı tavsiye ederim.

Magma - Mythes & Légendes DVD



Stereo Mecmuası'na bağlı bölümlerimizde sık sık Magma'dan bahsediyoruz. Fransız topluluk 1970'lere imzasını atmıştır. Geçen sene içerisinde Seventh yayınlanan ve diskografisinin sadece bir kısmını içeren Studio Zund albümünü sizlere burada tanıtmıştık. Christian Vander çoktan 60 yaşını geçmiş olmasına rağmen durmuyor. Bu sene içerisinde Ëmëhntëtt-Ré  albümünü yayınladı. Albümden bloğumda kısaca bahsetmiştim ama ayrıntılı incelemeyi yeni Müzik Özel sayımızda yayınlayacağım. Tüm bu hızlı trafik arasında Fransız Seventh Records plak şirketi  Mythes & Légendes adını verdiği 4 DVD'lik bir seri yayınladı. Güncel Magma performanslarını içeren seri göz kamaştırıcı. Serinin 2. DVD'sini edindim ve müzisyenlere hayran oldum. Fiyatlar pek ucuz değil ancak meraklısı kaçırmasın. Topluluğun Auraë isimli şarkısının bahsettiğim seriden alınmış videosunu yukarıda izleyebilirsiniz. Aman kaçırmayın!